Şu ana kadar benim bildiğim üç ayrı anket yapılmış durumda.
Üçünde de sonuçlar üç aşağı beş yukarı aynı görünüyor.
Arada sadece birkaç puanlık farklar var anketlerde.
Birbirinin benzeri sonuçlar çıktığını söyleyebiliriz.
Anketlerde karasızların durumu bir hayli dikkat çekici.
Kararsız oranı kimi anketlerde yüzde 40 gibi abartılı bir rakamla görünse de, kimilerinde yüzde 15 ve 20’lere kadar düşmüş durumda.
Düşünsenize, seçime iki hafta kalmış, hâlâ kararsızlardan bahsedebiliyoruz.
Bu durum, seçim gününe kadar böyle devam ederse hiç şaşmayın.
Geçen de yazdım, seçimin durgun geçiyor olmasının ve seçime yönelik bir heyecan bulunmamasının en önemli sebeplerinden birini kararsız seçmenler oluşturuyor.
Kararsız derken, aslında suskun seçmenden bahsediyoruz.
Bir kararı mutlaka var veya olacak.
Ama bunu göstermiyor, göstermemeyi tercih ediyor.
Ve seçime yönelik söylemleri de pek ciddiye almıyor…
Kararsızlar üzerine ne yazık ki çalışma yapan yok.
Herkes bir yol tutturmuş gidiyor.
Bu dönem, öne çıkan ne ciddi bir slogan var, ne de flaş olacak bir söylem.
Bunlar olmayınca, kararsızlar da seçimi uzaktan uzağa izliyorlar.
Mahalle toplantıları da sönük geçiyor.
Geçen dönemlerden hatırlıyorum, kimi adayların seçim sloganları ile ilgili bir köşe yazmıştım.
Bu dönem o kadar sönük bir seçim yaşıyoruz ki, kimin ne sloganı var kimse bilmiyor.
Söylemler ne yazık ki dikiş tutmuyor.
Her gün farklı bir söylem ile çıkıyorlar karşımıza.
Nevi şahsına münhasır bir durum da yok.
Seçime kadar böyle giderse, seçime katılım nasıl olacak doğrusu merak ediyorum.
Bu durum kime yarar kime zarar tartışılır.
Şu bir gerçek ki, millet daha çok genel başkanların yerel olmaktan çıkan genel siyaset çalışmalarına ve söylemlerine, birbirlerine ile atışmalarına bakıyor.
Bu, adaylara yerelde nasıl yansır seçim sandığında göreceğiz.