Kim ne derse desin, kim ne açıklama yaparsa yapsın bunun altında mutlaka bir sebep yatıyordur. Yoksa fırıncılar yıllardır batmıyordu, iflas etmiyordu da 25 gün içinde mi iflas edecekti. Bunu halka inandırmak imkansız. O yüzden diyorum ki; seçim öncesi zammın uygulanmaya konulmasının altında ben art niyet arıyorum. Seçimden sonra zammı uygulasalar kimseye diyecek bir şeyimiz olmazdı. Zamanlama yanlış oldu.
Bu zam karşılıklı suçlamaları da beraberinde getirdi. Fırıncıları bir araya getirerek zammın uygulanmasını sağlayan Süleyman Köstekli’nin bu konuda bir aday ile anlaştığı ileri sürüldü. Köstekli ilk zam kararının TSO’da alındığını söyleyerek topu TSO’ya attı. Bunun yanı sıra Veli Korkmaz’a yönelik ‘benden ricacı oldu.’ gibilerinden ithamlarda bulundu. Gazetemiz muhabirleri de Köstekli’nin sözlerini Korkmaz’a sordular ve Korkmaz Mevlana’nın bir sözü ile cevap verdi: ‘Lafa bakarım laf mı diye söyleyene bakarım adam mı’ diye. Ve Cumartesi günü Köstekli bu söze cevap verdi. ‘ben adamım’ Evet cevap aynen bu şekilde.
Köstekli Korkmaz’ın basit ama öz Mevlana’lı cevabına yönelik bana göre yine bir düşünürün sözü ile cevap vermeli idi. Ne olabilirdi derseniz mesela yine laftan yola çıkarak Ziya Paşa’nın ‘Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ diyebilirdi. Ama demedi. Ne yaptı Köstekli? Korkmaz’ı düelloya çağırdı.
Diyor ki Köstekli “Şimdi şahsımın adam olup olmadığını kamuoyu önünde açıklıyorum.” Bir kişi adam olup olmadığını kamuoyuna nasıl açıklar derseniz onun cevabı da yine Köstekli’den geliyor. “Siz belediye başkanısınız bende esnaf temsilcisi bir başkanım. Kimin adam olduğunu daha iyi anlayabilmek için sizinle birlikte ilimizin en işlek caddesi olan Zafer Caddesi’nde yürüyüşe çıkalım. Bakalım karşılaştığımız insanlar size mi bana mı daha çok selam verecekler” Köstekli’nin adamlık testi bu. Tartışmanın seviyesine bakın. Zafer Caddesi’nde selam verilme testine düştük. O zaman bizde bu adamlık testine yeni önerilerde bulunalım:
1- Bilek güreşi yapsınlar. Kim kimi yıkarsa o daha adam.
2- Uzun eşek oynasınlar. Kim ayakta kalırsa o daha adam.
3- Çelik çomak oynasınlar. Kim tahtayı en uzaya atarsa o daha adam.
4- Tavla oynasınlar. Yenen daha adam olsun.
5- Okeyde çifte bitip okey atan adam olsun.
6- Kimin babası kimin babasını döverse o daha iyi adam olsun.
7- Kimin cep telefonu daha çok çalarsa o daha adam olsun.
8- Tek kale maç yapsınlar. Kim çok gol atarsa o diğerinden daha adamdır demektir.
9- En uzun süre kim tek ayak üzerinde durursa yine o daha adam olsun.
10- Kim daha çok ayağında top sektirirse o en adam olsun.
11- Kim su üzerinde daha çok taş sektirirse o en süper adam olsun.
Daha devam edelim mi? Yok etmeyelim bence. Bu kadar testten sonra kimin adam olduğu ortaya çıkar herhalde.
Köstekli son dönemlerde kendisi ile ilgili en ufak bir yazıya eleştiriye yada habere cevap verme zorunluluğu hissetmeye başladı. Mesela geçtiğimiz günlerde yaptığımız ‘Son Kırıkkale Padişahları’ başlıklı habere ‘ben padişah değilim’ dahi diyebiliyor. Sanırım bunu yaparken de hiç kimseye danışma gereği duymadan eline kağıdı kalemi alıyor ve aklına ne gelirse onları yazıyor. Sonuçta da ortaya ‘Gel Zafer Caddesi’nde gezelim kime daha çok selam verecekler’ gibi son derece absürt, bulunduğu makamın ciddiyetine asla bağdaşmayan teklifler çıkabiliyor. Ne diyelim 16 yıl bu şehirde başkanlık yapmakla, Ankara’da Kırıkkale’yi temsil etmekle övüneceksin sonra da tutacaksın ‘adam olup olmadığımı kamuoyu önünde açıklıyorum “ diyecek ve adam olup olmadığını açıklama zaruriyeti hissedeceksin. Yıllardır yaşadığın bu şehirde bunu anlatamadıysan, bu güne Kırıkkale İnsanı bunu anlamadıysa bu saatten sonra hiç anlatamazsın. Bir şairin dediği gibi;
Başarıyı en kötü şekilde kullanmak
onunla öğünmek ile olur
Kendi kendini övme sakın
Diğer insanlar övsün seni
En güzeli kişinin kendini övmesi değil başkasının övmesidir. Zaten doğru olanda budur…