Sizler de seyrettiniz.
Konu ekmek zammı.
Yönetmeni, başrol oyuncusu ve diğer aktörleri belli.
Finali de farklı değil…
Cemalettin Akdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemin sonlarıydı.
Ekmeğe üç ay içinde üç kez zam kararı alınmış ve uygulanmıştı.
Son zamma büyük tepkiler vardı.
Akdoğan ve Vali Behiç Çelik, basından zamma karşı yardım istediler.
Son zam 15 kuruştu ve ekmeğin fiyatı üç ay içinde 25 kuruştun 75 kuruşa çıkmıştı.
Ortada rekabet falan da yoktu.
Yani ekmek normal fiyatından satılıyordu.
Ekmek zammının seçim arifesine denk gelmesi manidardı.
Aynı durumu şimdi yine yaşıyoruz.
O zaman da Sayın Süleyman Köstekli, zamla gündemde idi, bugün de.
Hatta zamma karşı çıktığımız için bizi mahkemeye vermişti.
İyi hatırlar…
Şimdi yine seçim arifesindeyiz ve ekmek zammı gündemde.
Ve yine Süleyman Bey sahnede.
Darılmaca gücenmece yok…
Bazı şeyleri yazacağız.
Niye hep böyle seçim zamanlarında gündeme geliyor bu hadise bir analiz edeceğiz.
Madem bu zam kararı alındı, seçimden sonra uygulanamaz mıydı?
Aylar önce alındığı söyleniyor, neden seçim öncesinde bir anda uygulanmaya konuyor.
Bizi ilgilendiren konu ekmeğe yapılan zam ve zamanlama.
Biz, dün Ömer Kıvanç’ın da yazdığı gibi fillerin ayakları altında ezilen kesimi temsil ediyor ve onların hakkı adına eleştiriyoruz bu konuyu.
Bu zammın arkasında hoş olmayan kokular olduğu söyleniyor.
Reis muavinliği talebi, bunun kabul edilmeyişi, bir başka partinin buna sıcak yaklaşması ve bu talebe olumlu cevap vermesi gibi.
Bunlara iddia diyelim biz ve bu iddialara cevap bekleyelim.
Bakın kimseyi rencide etmek istemiyorum, kesinlikle.
Sadece şunu arıyorum: “Bu zam kararı neden seçim öncesinde gündeme geldi. Zira, 20 gün sonra da uygulanabilirdi. Kaldı ki, kısa bir süre sonra rekabet nedeniyle ekmek fiyatının düşeceğini biliyoruz…”
Yani…
Kimler ne tür pazarlıklar içinde?
Bunun cevabını da merak ediyorum.
Bunu bir filme benzettiğimizi ve daha önce izlediğimizi söylüyorum.
Ve filmi eleştiriyorum…