Evlerimize bırakılan tanıtım yazılarını okudukça anlaşılır adayların meramı.
Kimi “acil servis kuracağım” der
Kimi “işsizliği çözeceğini” söyler
Kimi “parklar bahçeler” vaat eder
Kimi “ülkedeki terör sorununun mahallesindeki yansımalarına izin vermeyecektir” seçilirse.
Kimisi de iyice abartır meseleyi,”bütün bunları yapar, kalan zamanda da Obama ya yardım ederim” der. (sorsanız kendi işini bile yönetememiş, batırmıştır)
Bu beyanlarda bulunmak ya, muhtarlığın görev, yetki ve sorumluluğunu bilmemek, yada en hafif deyimle, işi ciddiye almamaktır.
Oysa, son derece ciddi bir iştir.
Siz, devlet ile vatandaşın ilk buluşma noktasındasınız.
Yapabileceğinizi sandığınız o hizmetleri yapacak olan,
Valilik,
Belediye,
Emniyet
Ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kuracağınız,
İnsani ilişkiler ve resmi ilişkilerde ortaya koyacağınız performans,
Temsil ettiğiniz mahallenin, bu hizmetleden etkin şekilde yararlanmasına katkı verecektir.
Yoksa siz, bırakın oraya pazaryeri, buraya spor alanı yapmayı, kaldırım taşını bile oynatamazsınız.
Hükümetlerin, belediyelerin bile baş etmekte zorlandığı bu konulara, kendilerinin muhtar olarak çözüm bulacaklarına inanmaları, bir özgüven göstergesi olmayıp, olsa olsa vatandaşın inanacağını sanmaktır.
Her şeye rağmen, ülkemizde yapılan, belki de en demokratik seçim olan, muhtarlık seçimlerine, aday olarak katılan herkese başarılar dileriz.
Centilmence yaşanacak, bir hizmet yarışı olması dileğiyle..