Politize olmamış sade vatandaş bu güzel havayı nasıl değerlendirdi bilmiyorum ama siyasiler beş ileri beşte ileriyi takviye vitesle vatandaştan oy istemeye devam ettiler.
Başka zaman olsa,
Birde ekonomik krizi teğet atlatmışsa,
Bebe belek ırmak kıyısında alırdı soluğu,
Lakin,
Gün gezme, eğlenme, piknik yapma günü değil.
Mesafe kısa,
Zaman dar,
Ödül büyük!..
Böylesi güzel günde,
MHP adayı İhsan Kayalak,
Yanında il başkanı, ilçe başkanı, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri ve parti yöneticileri ile birlikte cümbür cemaat aldıkları ev toplantılarında kendilerini anlatıyor,
Partilerine neden oy verilmesi gerektiğini izah ediyorlardı millete.
Sabah,
Yeni mahalledeyse,
Öğleden sonra bağlarbaşın da,
Akşam ise yuva mahallesinde…
Arada uğrak verdikleri diğer evleri, hasta ziyaretleri ve katıldıkları cenaze törenlerini saymıyorum.
DP adayı Mahir Yılmaz,
Yanında İl başkanı, ilçe başkanı, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri, parti yöneticileri hep birlikte davet edildikleri ev toplantılarında kendilerini anlatıyor, neden kendi partilerine oy verilmesi noktasında vatandaşı ikna etmeye çalışıyorlar.
Sabah,
Karşıyaka mahallesinde, öğlen Kaletepe mahallesinde, akşam ise Çallıöz mahallesinde…
Arada uğrak verdikleri esnaf gezilerini, hasta ziyaretlerini, cenaze törenlerini saymıyorum.
FP adayı Kemal Albayrak,
Yanında il başkanı, ilçe başkanı, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri, yöneticiler hep birlikte mahalle mahalle gezip kendilerini anlatıyor, vatandaştan oy talep ediyorlar.
Arada gittikleri hasta ziyaretleri, cenazeler, esnaf gezilerini falan saymıyorum.
AKP adayı Veli Korkmaz,
İl başkanı, ilçe başkanı diğer organlara aday olanlar hep birlikte mahalle mahalle gezip vatandaştan beş yıl daha istiyorlar.
CHP Adayı Sahir Koçak,
Yanında kendisine inanmış güvenen birkaç arkadaşı, kadınlar ve gençlerden kurulu bir heyetle mahalle mahalle gezip vatandaştan oy talep ediyor.
Arada gittiği yerleri saymıyorum…
Dikkat ettiniz mi,
Tüm adayların yanında il başkanı ilçe başkanı bulunuyor.
Aday nereye giderse onunla gidip il başkanı yada ilçe başkanı sıfatı ile partilerinin ilke ve projelerini bir bir anlatıyorlar.
Fakat
Ne hikmetse CHP’ de her şey adayın sırtına yıkılmış gibi…
Kendisini anlatma da,
Prejeleri açıklamak da,
Partisinin ilkelerini dünya görüşlerini izah etmek de hep ona bırakılmış.
İl başkanı yok!..
İlçe başkanı desen, başkanı olduğu partinin altı okunu sırası ile sayıp birer cümle ile açıklasın dişimi kırarım.
Gerçi,
Partinin çaycısının bile gale almadığı ilçe başkanını vatandaşın ciddiye alması beklenemez.
Sahi,
Seçime kaldı bir iki hafta. Tüm adaylar yanlarında il başkanları olduğu halde köşe bucak, çalı dibi demeyip adam arıyor, oy istiyorlar.
Yazdan kalma hafta sonlarını hep bu işlerle değerlendirdiler.
Peki Aliye hanım ne yaptı?
Hangi kapıyı çaldı adayı ile birlikte?
Kime anlattı partisinin projelerini?
Genel merkez bundan rapor istemiyormu sorumlu olduğu bölgeden?
Onun görevi sadece genel merkezden gelen paraları sayıp aldığı hizmetin karşılığında eksik para ödemek mi?
Yada,
Yapılacak kurultaylarda Önder amcasının görevlendirmesi ile divan katipliği yapmak mı onun vazifesi?
Nedir bu partinin il başkanının görevi?
Bana kalırsa hanım efendinin seçim meçim kazanmak gibi bir derdi yok.
O, çifliğinde gayet mutlu ve rahat.
Huzurunu kaçıran tek şey ise Sahir Koçak’ın kendisinden fazla oy alma ihtimali.
Benden söylemesi…