MHP’nin Devlet Bahçeli mitingi öncesinde çalışmaları gözlemlemek adına gittiğimi meydanda bazı dostlarımla sohbet etme fırsatı buldum. O esnada MHP Milletvekili Prof. Dr. Osman Durmuş’da partililerle birlikte meydanda çalışmaları takip ediyordu. Partiye doğru gittiği sırada karşılaştık. Kısa bir hal hatırdan sonra bana yarı ciddi yarı şaka bir şekilde ‘Albayrak’a biraz destek çıkın’ isteğinde bulundu. Bende bu istek karşısında ‘Kemal Albayrak’ı desteklememiz İhsan Kayalak’ı desteklemek anlamına mı geliyor’ diye sorunca ‘evet öyle’ dedi ve yanımdan ayrıldı. Durmuş bunu isterken benim gazetemde Albayrak’ı desteklememi istiyordu. Yoksa bir seçmen olarak Albayrak’a oy vermemi istemedi tabi ki. Ama yinede bu istek bana ilginç geldi. Yorumu siz okurlarımıza bırakıyorum…
VEKİLLER MERKEZE GELMİYOR
AK Parti’de Veli Korkmaz’ın yeniden aday olarak açıklanmasının ardından geçen süreçte dikkatlerden kaçmayan bir durum var; vekillerin seçim çalışmalarına olan ilgisizliği. Daha doğrusu merkezde ki seçim çalışmalarına yönelik. Bakıyorum; vekiller genelde ilçe ve belde adaylarının yanında boy gösteriyorlar ama merkez seçim çalışmalarında Veli Korkmaz’a gereken desteği vermiyorlar. Burada vekiller arasında bir farklılık yok. Üçü de merkez seçim çalışmalarından olabildiğine uzak duruyorlar. Göstermelik birkaç görüntü vermenin dışında ciddi bir katılım ve destek yok. Bu durum kamuoyunun da dikkatinden kaçmıyor.
ALBAYRAK’IN AÇIK OTURUM ÇAĞRISI
Hafta sonunda gazetemizi ziyaret eden Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı Kemal Albayrak, gazeteciler olarak bizden bir talepte bulundu. Albayrak “Kırıkkale’de yerel televizyonun olmaması nedeniyle bu iş size düşüyor. Tüm adayları bir açıkoturumda bir araya getirin. Siz sorun biz cevaplayalım. Bunun yanı sıra adaylar olarak projelerimizi, sorunlara çözüm yollarımızı ortaya koyalım. Hatta radyolardan da ortak yayın yapılır ve böylece gerek gazeteler gerekse de radyolar aracılığı ile kamuoyuna hedeflerimizi anlatmış oluruz” dedi. Bana göre çok da güzel olur. Seviyeli bir seçim dönemi yaşıyoruz. Hiçbir aday diğeri ile ilgili kırıcı, seviyeyi düşürücü açıklamalarda bulunmuyor. Böylesi bir açık oturumunda yararlı olacağı kanaatini taşıyorum ve buradan sesleniyorum; gelin tüm adaylar her gazeteden birer temsilcinin katılacağı bir açık oturumda bir araya gelin. Organizeyi de Kırıkkale’de faaliyet gösteren iki gazeteciler cemiyeti var. Onlar yapsınlar. Bu benim bildiğim bir ilk olacak. Cevaplarınızı bekliyoruz…
MİTİNGLERİN RİSKİ
Seçim öncesi yapılan mitingler artık bir risk özelliği taşıyor. Geçmişte partiler arasında ciddi bir oy farkı ve lider farkı olmadığı için mitinglerde benzer kalabalıklar sağlanırdı. Bugün içinse bu durum geçmiştekinden çok farklı duruyor. Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinginin Kırıkkale’de ilk miting olması diğer partiler için riski de beraberinde getirdi. Çünkü Erdoğan’ın mitinginde Cumhuriyet Meydanı büyük oranda dolmuştu. Diğer partiler, kendileri için emsal teşkil edecek bu doluluk oranını yakalayamadığı müddetçe sıkıntıya girerler. Örneğin MHP’nin mitingi Erdoğan’ın mitingine göre daha düşük katılımlı gerçekleşti. Muhtemelen bundan sonra yapılacak tüm mitinglerde benzer görüntüler sağlanacak. Herkes Erdoğan’ın mitingi ile kıyaslayacak ve yeterli katılımın olmadığı sonucunu ortaya atacak. Tabi fanatik partililer haricinde. Onlar üç beş kişide gelse meydan doluydu demekten kendilerini bir türlü alamıyorlar. Burada diğer partilerin mitinglerinin onlara bir tek katkısı olur o da; hangisi en fazla kalabalığı sağlarsa AK Parti’nin karşısında ki en büyük güç olma noktasında bir avantaj sağlayabilirler. Aslında bana göre diğer adayların yapacağı en güzel çalışma mahalle mitinglerine ağırlık vermeleridir. Erdoğan’ın mitinginden sonra meydan mitingi yapmaktansa mahallelerde miting yapmak daha doğru bir çalışma yöntemidir…