Bir toprağın vatan olması kolay değildir. Bu topraklar, şehit kanları ile sulanarak vatan olmuştur.
Bu aziz millet, vatanı, milleti, namusu ve dini için tarih boyunca gözünü kırpmadan şehit olmayı bilmiştir. Bunun örneklerini sıralamaya bu yazının hacmi değil, ciltler kafi gelmez.
Milletin sinesine saplanmış bir hançer gibi, yaklaşık otuz yıldır sürekli can kaybına neden olan ve son aylarda giderek azan bu terör belasına karşı, millet ve devlet olarak her zamankinden daha uyanık ve birlik ve beraberlik içinde olmaya mecbur olduğumuz günler geçiriyoruz.
Belli ki başımıza bu ırkçı-bölücü terör belasını uzun yıllar içerisinde saran dostlarımız(!) bizi son günlerde bir şeye zorluyorlar.
Bunun ne olduğu gayet açık; onlar bu bölgeyi yeniden taksim etmek istiyorlar.
Bu bölgenin işgal ve sömürüsüne karşı, tarih boyunca en büyük direnci, bu milletin ataları gösterdi.
Şimdi tekrar bölgedeler.
Bu sefer de onların bu oyununu bozacak olan aziz milletimiz olacaktır. Bunu çok iyi bildikleri için, içimizden birlik ve beraberliğimizi yok etmek üzere, bu ırkçı-bölücü terör belasını başımıza sardılar. Şurasını iyi bilmek lazımdır ki; teşhisiniz yanlışsa, tedaviniz netice vermez.
Türkiye terör belası konusunda maalesef çoğu zaman yanlış teşhislerde bulundu.
Burada konunun tarihçesini ele alacak değilim. Ancak çok gerilere değil, yaklaşık bir yıllık zaman dilimine bakmak bile yeterli olacaktır.
Hafızalarımızı zorlarsak, son bir yıl içerisinde, özellikle hükümet kanadında, üst üste pek çok çelişkili açıklama ve tavır bulursunuz.
Sınır dışı sıcak takip için istenen tezkere karşısında, başbakanın altı ay direnen tutumu ibretle değerlendirilmelidir
En sonunda tezkere TBMM ye geldi gelmesine de, bu sefer de adeta "bunu çıkarıyoruz
ama, kullanmama ihtimali kullanma ihtimalinden fazla" anlamına gelecek üslup ve ifadeler anlaşılır gibi değil. Böyle bir görüntü ile siz nasıl caydırıcı olacaksınız.
Öbür taraftan; PKK terör örgütünün elinde ABD silahlarını tespit edeceksiniz, bunu ABD ye bildireceksiniz, ABD den terör örgütüne karşı hiçbir yardım almayacaksınız, engelleneceksiniz...
Hatta uluslararası metinlerde tanınan kendimizi savunma hakkımız karşısında ABD olumsuz tavır takınacak ve siz bu olumsuz tavır karşısında boyun eğeceksiniz...
Üstüne üstlük bu "stratejik ortak"(!), milletimize karşı soykırım yalanını ve hakaretini komisyonlardan geçirecek ve siz onların projelerine eş başkanlık yapmaya devam edeceksiniz, İncirlik ve diğer liman ve hava alanlarından, Irak'taki ABD ordusunun her türlü lojistik (silah, cephane, gıda vs) desteğini sağlamaya devam edeceksiniz.
Irak'ın kuzeyine (söylenenler ve yazılanlar doğru ise) elektriğin Türkiye'den verilmesi, oradaki inşaatlar, sınır kapısı vs. bütün bu olan bitenlerden sonra eskisi gibi devam edecek..
Anlaşılır gibi değil.Bu çok yaman bir çelişkidir.
Bu arada sınır dışı operasyon, her şeyin tek çaresi olarak gösterilmemeli ve öyle anlaşılmamalı. Aksi takdirde geçmişteki müdahaleleri ve gelecekte oluşacak neticeleri anlaşılır kılamazsınız.
Ayni zamanda gerek PKK ve gerekse Irak'taki ABD maşası yöneticilerin Türkiye'yi tahrik eden açıklamaları çok iyi tahlil edilmeli ve atılacak adımlar ona göre atılmalı.
Ancak adım atılınca da, bu milletin sabrı ile oynamanın ne olduğu çok iyi anlatılma!? ve öğretilmeli. Şurasını unutmayalım ki; PKK terör örgütü, bölge üzerinde emperyalist projelerini uygulayanların bir aracıdır.
Onların bu projelerini engellemeden, onların ellerini bu bölgeden çektirecek tedbirleri almadan bu beladan kurtulmak mümkün olmayacak görünüyor.
Belanın boyutları büyük. Onun için her zamankinden daha fazla aklıselime ve birlik beraberliğe ihtiyacımız var. Provokasyonlara dikkat edilmelidir. Sorumlular üzerlerine düşeni yapmalıdırlar.
Milletimizin başı sağ olsun. Acılı ailelere Cenab-ı Hak sabır versin. Kayıp oldukları bildirilen askerlerin, PKK eline düşmemiş olmaları ve sağ salim dönmeleri için dua ediyorum, ailelerine sabır ve metanet diliyorum.