İçinde bulunan her türlü bitkiye hayat vermek amacı ile şirin sevimli, bir o kadarda akıllı hayvancıklardan teşekkül etmiş ve aynı zamanda uyumlu bir orkestra oluşturarak enstruman çalan Bremen mızıkacılarının yaşadığı yer demedik herhal!..
Çeşit çeşit meyva ağaçları,
Süs bitkileri,
Sebzeler,
Sincaplar,
Kelebek,
Tavşan,
Kedi, köpek, horoz,
İnek, dana,
Kurt, kuş falan yaşamaz, yaşatılmaz bu çiftlikte.
Bu çiftlikte,
Para vardır yaşatılması zorunlu olan.
Tehdit,
Küfür,
Hakaret,
Partiden ihraç vardır o yolda önüne çıkanlara.
Aslında
Bu çiftlikte,
Diğerlerinin aksine hiçbir şey yaşatılmaz. Mümkünse, hasbel kader vücut bulup yaşamaya çalışanların hayat damarlarına yalan, dolan, hile, üç kağıt enjekte edilerek ölümü hızlandırılır.
Tek konu vardır yaşayan ve yaşatılması zorunlu…
Para!..
Tek sahibi vardır,
Aliye Hanım…
Sakın baba malı,
Veraset yolu ile intikal etmiş gibi algılamayın bu çiftliğin kendisine.
İnsanların yorgun olduğu,
Umudunun tükendiği gözlerindeki ferin kaybolduğu bir dönemde çıktı ortaya,
Ve
Çıkış o çıkış…
Çiftliğin gerçek sahipleri ondan kurtuluşun onun milletvekilliğinde olduğu kanaatine varıp olanca güçleri ile hedefe ulaşmak istedilerse de,
O direndi!..
En kolayı,
Genel merkezin göndermesi onunda harcamasıydı,
Ve öyle de oldu..
Geldiği söylenen ve son kuruşuna kadar harcandığı belirtilen! 220 milyar tl’nin hesabını ne kendisi verebildi şimdiye kadar, nede mali saymanı. (Bunu yüksek sesle haykıranlar ise partiden ihraç edilerek başka başka mecralara kanat çırpmak zorunda bırakıldılar. Bir kısmı ile mahkemelik olduğunu duyuyoruz)
Hanifi müdürün dediği gibi,
Sayın başkana şu an bulunduğu makamda 220 milyarın idaresimi, yoksa milletin vekilliği sıfatı ile Türkiye Cumhuriyetinin idaresimi dediler, o ilkini tercih etti.
Ne yapalım,
Tercih onun!..
Ama parti, ona gönül vermiş tüm insanların.
Her ne kadar akraba-ü talikat uzunca bir süredir kafaya göre takılsa da elbet yakında kafa kol ilişkisinin faturası önlerine konulacaktır.
Şu an kimsenin ağzını bıçak açmıyor adayın etrafındakilerden.
Herkes kızgın…
Seçim kapıya dayanmış,
İl başkanı hala hiçbir ev toplantısına katılmamış.
Üstelik,
Seçimin bu şekilde alınamayacağı uyarıları yapanlarıda telefonla aratarak tehdit ettiriyor.
Hoş,
Cürmü kadar yer bile yakamayacağını kendiside bilir ama, bu türlü davranışlar tıpkı sayın Deniz Baykal’ın sayın Recep Tayip Erdoğan’a isnat ettiği ve sonucunda mahkemelik oldukları MAGANDA üslubu ve davranışlarıdır ve bu davranış, Aliye hanıma yakışır mı?
Kendisi bilir!..
Çünkü, çiftlik şimdilik onun!..