Bu soruyu soranlara seçime bir şey olmaz diye cevap veriyorum şaka yollu ancak, seçimin sonucunun ağır ağır kesinleştiğini dile getirmek yadırganmamalı.
Bir çok ilçe ve belde de netleşmiş durumda seçimler.
Lakin, bu netlikleri yakalamada merkezdekiler zorlanıyor ve yanılıyorlar.
Bir çok ilçe ve beldi için yorumlar yapanlar orada kaç seçmen var bunu bile bilmiyorlar.
Ezbere konuşuyorlar.
Sadece tanıdıkları adaya göre yorumlar ortaya koyuyorlar. Oysa taraf olmak ayrı bir şey, değerlendirmek ve değerlendirmeleri kamuoyu ile paylaşmak daha ayrı bir şey.
Bunları birbirinden ayırmak gerekir.
Gerçek olanı dile getirmek, gerçeği görmek ve ona göre de paylaşmak şarttır.
Seçim ne olur sorularına objektif cevaplar veremeyenler seçim sonrası yaptıkları yorumların altında ezilirler.
Bu nedenle görüntüyü aldıktan sonra bir taraftan edası içinde değil, görüneni resmetme anlamında ifadelere ve örneklemelere yer vermek şarttır.
Gazete de yazmak bu anlamda zordur.
Neticede her şey yazılı olarak kalır.
Yazılan her satırın karşılığı olmalıdır.
Vatandaşta yansıması bulunmalıdır.
Görünen gerçeği yok saymak, o gerçekten haberdar etmeden yorumlar yaparak önyargılarını ve taraftarlığını yaptığı kişiyi ön plana çıkarmaktan uzak olmalı.
Zira her şey herkesin önüne konacaktır.
Özellikle seçim zamanları yazı yazmak zordur.
Partilerin adaylarının kim olacağını dile getirdiğimde başka aday adaylarını destekleyenler inanılmaz tepkiler koydular. Ancak yazdığımız isimlerin hepside partilerinden aday oldu.
Ağır eleştiriler yapanlara dahi saygıyla yaklaşarak değerlendirmelerimizin gerekçelerini de sizlerle paylaştık.
Bugün için “Seçim ne olur?” diyenlere vereceğimiz cevaplar bekle gör değil elbette.
Kimin ne kadar oy alacağını üç aşağı beş yukarı biliyoruz.
Nerede kim seçimi alır bunlarda aşikar.
Ama bunları bugünden bir takım taraftarların aleni biçimde okuduğu satırlarda dile getirirken ölçüleri kaçırmadan, kimseyi kırmadan ortaya koymalı.
Buna dikkat ederek yapılan yorumların kimseyi bir anlık bile olsa burkuntuya sürüklemeyeceğini göreceksiniz.
Şehirde yapılan programların, çalışmaların elbette karşılığı olacaktır.
Bunların hiç birisi karşılıksız kalmayacaktır.
Emekler karşılığını alacaktır.
Ancak birileri daha fazla karşılık alırken, birileri daha az tercih edilecektir.
Bu seçmenin tercihi olacaktır.
Seçmenin kararı olacaktır.
Seçmen kimi tercih ederse, buna da saygı duymak gerekir.
Tercih kişisel bir konudur. Herkesinde kendine göre kişisel tercih nedenleri vardır. Bu tercihinden dolayı kimse küçümsenemez, hor görülemeze. Demokrasi de bu tercihi kabullenmektir.
Bu erdemi yakaladığımız zaman demokratik bir toplum olmanın onurunu da birlikte yaşarız.