PKK terörü gölgesinde, yürekler dağlı bir şekilde referandumu oyladık.
Gözyaşları sel olup akarken, biz sandığa gittik.
Dağlarda Mehmetçikler kanlı pusuya düşüp, evlerden feryadı-figanlar koparken biz yine elimizde mühür sandık basındaydık.
Vatanını korumak için Keskin'den yola çıkıp dağlarda kalleşleri kovalayan Mehmetçiğimiz can pazarında iken, biz sandıkta cumhurbaşkanı iki kez seçilsin mi, seçilmesin minin derdindeydik.
Bizim içimiz kan ağlarken, onlar tekrar seçilebilmenin önünün açılması için milletten aldıkları onayın sevincini yaşıyorlardı.
Meclisin toplanması ve karar ala¬bilmesi için yeter sayısını aşağılara indirmenin sarhoşluğu içindeydiler.
Adına demokrasi diyerek, çoğu vatandaşın neyi oyladıklarını dahi bilmediği bir serüvene sürüklemişlerdi çünkü.
Bir elde mühür diğer yanda gözyaşı.
Bir yanda güvenoyu verdikleri iktidarın prestijinin kurtarılması diğer yanda albayrağa sarılmış Mehmetçik.
İşte geride bıraktığımız haftanın tablosu bu.
Peki sonuç ney?
Kırıkkale'de 192 bin seçmenden yarısının, Türkiye'de hemen hemen aynı oranda bu rezilliği protesto edercesine sandık başına gitmemesine rağmen "evet" oyu çıkmasına sevinen bir zihniyet.
Oysa Türkiye'nin yarısı oranındaki vatandaşımız şehit gözyaşları arasında sandık başına gitmeyerek iktidara karşı kararsızlığını göstermiştir.
Her ne kadar "Evet" oyu oranı Kırıkkale'de yüzde seksen, Türkiye'de yüzde 70'lerle ifade ediliyor olsa da, esasen milletimizin büyük çoğunluğu "hayır" demek istemiştir.
Bence referandum sonucunun taşıdığı anlam budur.
Düşünün bir kere 192 bin seçmen var, 100 bini oy kullanmıyor.
Sizce Türkiye "Evet" mi demiştir yoksa "Hayır" mı? Demiştir.
Birde ayrıca teskere meselesi var.
Meclis hükümete yetki verdi.
Belki de hükümetin bugüne kadar yaptığı en iyi işlerden biridir teskere.
Ancak onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar desek yeridir.
Zira ellerindeki yetkiye rağmen, her gün albayrağa sarılı Mehmetçiklerin cenazeleri gelirken halen ABD'den icazet bekliyorlar.
Kuzey Irak'a girelim mi, bekleyelim mi?
Terörü kurutalım mı, devam mı etsin?
Bu arada gözyaşları devam ediyor, yeni yeni şehit haberleri geliyor.
Halen "Evet-Hayır" in sevinci dorukta.
Peki soruyorum size...
Bu hükümet referandumda sınıf mı atladı sınıfta mı kaldı?
Millet gerekten evet mi dedi yoksa sandığa gitmeyerek hayır mı demiş oldu.
Türkiye'nin halen yüzde 70'i hükümete gerçekten güveniyor mu güvenmiyor mu?
Ne dersiniz, karar sizin.