O yazıda siyasete giren entelektüel ve akademisyenlerin iyi bir teoriysen olduğunu ve pratisyenlikte zorlanacaklarını söylemiştim.
Veli Korkmaz’ın da iyi bir entelektüel ve akademisyen olduğundan bahsederek, bu anlamda şehre hizmet ve proje bazında neler yapacağını seçime yakın zamanda görebileceğimizi belirtmiştim.
Şunu vurgulamakta yarar var, akademisyenler herhangi bir konuda bir çok teori geliştirebilir ve fakat pratisyenlikte gerçekten zorlanırlar.
Kendi teorilerini bile hayata geçirmekte güçlük çekebilirler.
Şimdi bunu görme ve analiz etme zamanı geldi.
Yani o zamanki yazının karşılığını yazma zamanına geldik.
Bakalım neler olmuş?
Veli Korkmaz, bir akademisyen ve entelektüel olarak neler yapabilmiş?
Gerçekten iyi bir entelektüel olan Veli Korkmaz, bugün itibariyle kabul edin veya etmeyin hepimizi (buna rakibi olan adaylar da dahil) şaşırttı.
Teorisyenliğinin yanı sıra pratisyenliğinin de iyi olduğunu gösterdi.
Neden ve nasıl?
Şöyle ki, bu şehirde her seçimde her adayın projelerinin liste başı olan sorunların çözümü ile başladı işe.
Kimsenin yapmadığı veya yapamadığı ana sorunları halletmeye öncelik verdi.
Neydi bunlar?
Terminal, su sorunu, Samsun Yolu’nun yapımı ve Nokta Mevkii’nin cazibe merkezi haline getirilmesi.
Korkmaz, bunların bütününü neticelendirip, sorun olmaktan çıkararak aslında iyi bir pratisyen olduğunu kanıtlamış olmadı mı?
Bugün seçime giren adaylara baktığınızda ortaya şehirle ilgili flaş, slogan olacak bir proje koyamamış olmalarının sebebi bu değil mi?
Su halledilmeseydi, her adayın proje listesinde ilk sırada olacaktı.
Terminal de öyle, Samsun yolu da, Nokta’nın cazibe merkezi haline getirilmesi de.
Adayların proje listelerinin olmamasının en büyük sebebi bu değil mi?
O zamanki yazıda Veli Korkmaz’ın teorilerini entelektüel ve akademisyen yapısından dolayı gerçekleştirmekte zorlanacağını, ayrıca bir dalı sallarsın bin dal ığralanır düşüncesi ile de sınıntı yaşayacağını ifade etmiştik.
Fakat, bugüne baktığınızda Korkmaz’ın ikinci söylediğim başta olmak üzere bunu dikkate almadığını ve ana sorunları hallederek bizi şaşırttığını görebiliyoruz.
Bu, şehir adına olumlu bir gelişme.
Tabii kendisi adına da ayrıca olumlu.
Korkmaz’ın en önemli seçim malzemesi bu olmalı ve muhtemelen de öyle olacak.
Seçime giderken rahat olmasının en büyük sebebi de bu.
Bunu şehir anlar mı, bunlar insanlara nasıl anlatılır derseniz…
Bunu anlatmak Veli Bey’in işi.
Anlatılır da anlaşılır da…
Kimileri için bunlar kayda değer olmayabilir, kişileri önemsediklerini söyleyebilirler.
Kişilik anlamında da Korkmaz’ın bir sıkıntısı olmadığını görebiliyoruz.
Ve en önemlisi geçmiş yönetimlerle kıyaslandığında ortaya hizmet ve eser anlamında somut şeyler konabilmiş olması ve yolsuzluk ve usulsüzlük anlamında da tartışılır bir durumun olmaması dikkat çekici.
Zaten Korkmaz, “her şey bir yana benim en büyük sermayem budur…” diyor.
Netice itibariyle, Korkmaz bizi bir entelektüel olarak bizleri şaşırttığı gibi seçim malzemeleri, seçimde kullanacağı argümanlar ve şehrin ana sorunlarını hallederek rakiplerinin elinden seçim malzemelerini almış olması bakımından dikkat çekici görünüyor.
Bütün bunlar seçimin kaderini etkileyecek şeylerdir.
Öyle görünüyor…