Bir kişi bir topluluğun içinde yer alır. O topluluğa dâhil olur. O topluluk içinde olmak onun için manevi bir kazanımdır. Ve o topluluğu, o topluluğun tavrını belirleme veya onu topluma yansıtma biçiminde değerlendirilemez. O kişinin öteki tavırları sadece kendini bağlar.
Bir kişinin bir topluluğa dâhil olması ancak o kişinin kişisel olarak katılımıdır.
O topluluğu o camiayı temsil hakkını elde etmesi anlamına gelemez.
&&&
Siyasetin ivme kazanması, biraz olsun heyecanının birkaç gurup arasında yükselmesi ve bu arada bazı cemaat ve guruplara dahil olanların bir kısım partilerle el birliği içinde olması o cemaatin ve topluluğun bütününün tavrını belirlemez ve kanaatlerinin o olduğunu göstermez.
Bir kişiye bakıp veya o gurupta bulunan birkaç kişiye bakıp, bunlar bizde demekte uygun değildir, bunlar sizde değil demekte uygun değildir.
Neyi anlatıyor bu adam? diyorsunuz eminim.
Kırıkkale’de son zamanlarda Fethullah Gülen Hocaefendi gurubu hakkında söylentiler öylesine arttı ki anlaşılamaz bir durum geldi.
Bu söylentilerin artmasında en önemli isim olarak ortaya çıkan kişi ise Fettah Doğan.
Doğan’ın MHP’yi desteklediği ve bu yüzden de cemaatinde eğiliminin bulunduğunu ileri sürmeleri hem cemaati tanımamak hem de bu anlayışın bir silsile askeri bir hiyerarşi olduğunu dile getirmektir ki bütünüyle yanlıştır.
Orada kendini manevi değer olarak zenginleştirmek isteği ve arzusu vardır. Orada bulunan bir kişi de bulunuşunu bununla tanımlar zaten. Son zamanlarda isimleri zikredilen Süleyman Sümer ve Mehmet İşler birebir tanıdığım ve değer verdiğim (Fettah Doğan’ı tanımıyorum) kimselerdir. Bunlardan hiçbir zaman cemaat şunu dedi de bunu yapıyoruz gibi bir söz duymadım. Böyle bir davranış içinde görmedim onları.
Ancak dışarıda olanlar, bir partiye meyledenler nedense onların kişisel tavırlarını koskoca bir cemaate mal ederek hem cemaati hem de bu isimleri zorda bırakmak istiyorlar.
&&&
Maksat ne?
Bu cemaatte bizimle birlikte eğilimini vermek ve o cemaate sempati duyan kimseleri de kendi yanlarına almak. Üstelik bunu birkaç parti yapıyor. Geçmişte avuç dolusu karayı bu camiaya yapanlardan kendilerini desteklediklerini söylüyorlar.
Üstüne üstlük geçmişte Hocaefendi’ye “Fetoş” diyecek kadar aymazlığa düşen kimselerin şimdilerde çıkıp bunu söylemesi ve o cemaatten medet umması ne garip.
Ne garip ki, her şeyi ile yaftaladıkları ve suçladıkları insanların gönlünü kazanabilmek için yine yeni bir yalana sığınıyorlar.
Bu cemaatin ne askeri bir hiyerarşisi var ne de insanların şahsi kanaatleri üstüne ambargo koyma gibi bir özelliği.
Hiçbir seçimde hiçbir zaman kendi mensuplarını arayıp bunu destekleyin buna sahip çıkın hareketi olmamıştır.
Oyları şuna verin diye bir talimatlandırma yapılmamıştır.
Böyle anti insani bir yaklaşım içinde bulunulmamıştır.
Tanımadan, onlarla bir gün geçirmeden yapılan yargılar sadece yanlıştan ibarettir.
&&&
Bir camiayı bir kişi ile sınırlandırmak, birkaç kişinin davranışını cemaatin tavrı olarak özetlemek o anlayışın ve inancın o buluşmanın değerini düşürmeye çalışmaktır.
İkinci bir konu ise o camianın içinde bulunup isim yapmış kimseleri de bu konuda dikkatli olmalı, hassas davranmalı ve toplumda yanlış kanaatlere yol açacak konuların içinde kendilerini aşırı biçimde öne sürmemeli.
Bu yapılanın zararını koskoca bir guruba çektirmemeli.
Herkes haddini bilmeli.
Herkes adımını dikkatli atmalı siyasetçisi de vatandaşı da