Yazıya kafamda tasarlarken, başı ve sonu nereye varacak diye hiç düşünmediğimi belirtmeliyim.
Ama bunu birinin yazması gerekiyordu.
Şu ana kadar kimse yazmadı bunu.
Birkaç kişiden bununla ilgili söylemler duydum.
Yazan ise ben oluyorum…
29 Mart tarihinde yerel seçimimiz var.
Bu seçime AK Parti’den girenler olduğu gibi, MHP, CHP, DSP, ANAP, DP ve SP’den girenler de var.
Muhalefet partilerinin en önemli seçim kozu AK Parti’yi eleştirmek.
Herkes eleştiriyor.
Hatta ağzını açan hedef olarak AK Parti’yi görüyor ve yükleniyor.
Fakat dikkat ettiniz mi bilmiyorum, ortada ilginç bir durum var.
Eleştirenler AK Parti ile bu partinin belediye başkanlarını hedef alıyorlar.
İsim gözetmek yok.
Yani eleştiriler isim ve kişi gözetmeksizin yapılıyor.
Hedef gözetmeksizin atış…
Bu normal mi?
Haydi normal diyelim…
Fakat anormal bir durum var.
Orası da taşı gediğine koyacağımız yer…
Yahu bu adamlar ve bu adamların partisi bu kadar kötü de, AK Parti’den aday gösterilmeyen isimleri kapma yarışınıza ne oluyor sizin?
Haaa!?...
İşte burası taşı gediğine koyduğumuz yerdir.
Açık ve net soruyorum…
Bu adamlar kötü ise AK Parti’den aday gösterilmeyince, neden kendi partinizden aday olması için çırpındınız uzun süre?
Ve aday yaptınız…
Nedir bu işin aslı?
Siz o zaman kendiniz ile çelişmediniz mi?
Söylemleriniz ile ters düşmediniz mi?
O halde…
Demek ki bu adamlar kötü değildi, bu partide kötü değil dolayısıyla.
Yani…
Yani, bu bir oyun mudur?
Laf salatası mıdır, geyik muhabbeti midir?
Politika mıdır?
Buna kim nasıl bir cevap verebilir, doğrusu merak ediyorum.
Laf aramızda, birbirimize martaval okumayalım derim ben.
Kırıkkale bizim, hepimiz birbirimizi yakından tanıyoruz…
Birbirimize politika yapmayalım.
Onu bunu karalamayalım.
Seçimse seçim…
Haydi hepinizin o koltukta gözü olduğunu düşünmeden, Kırıkkale’ye hizmet edeceğinizi düşünelim…
Sözüm meclisten dışarı, gözünüz malda, mülkte, parada değil, hizmette diyelim.
Ve netice olarak birbirimizi şu parti kötü, bu adam rezil diye kandırmayalım.
Ve yazıyı şu özlü cümle ile bağlayalım derim ben:
“Yok birbirimizden farkımız…
Çünkü biz Osmanlıyız…”
Ne buyuruyorsunuz!