Bakınız o günlerde Gökçek için ne demişiz.
SON KURŞUN (16.10.2008)
Yerel seçimlerde, özellikle Büyükşehirler de Partilerin kimleri aday
göstereceği merak edilirken, ilk açıklama Ankara için geldi. Resmen ilan edilmedi ama, hem CHP nin, hem de Karayalçın’ın ılımlı açıklamalarının ardından, dün de iki liderin bir araya gelmesi ve Baykal’ın adeta start verir gibi konuşmasından anlaşılıyor ki; CHP nin Ankara da adayı; Murat Karayalçın dır..
Yenilen pehlivan benzetmesinin sıkça yapılacağını bile bile, aday olma cesaretini gösterdiği için kutlanmayı hak ediyor Karayalçın.
Bugünkü koşullarda gösterilebilecek en isabetli aday. Çünkü; Ankara lı seçmenin tanıdığı, daha önce bu görevi yapmış, adı bile Ankara da 341,603 oy almaya yetmiş bir isim. Oldukça önemli bir sinerji yaratıp, seçmeni heyecanlandıracağından hiç kuşkumuz yok. Ama işinin zor, hem de çok zor olduğunu da kabul etmemiz gerek.
Peki başarılı olur mu? Yani seçimi kazanabilir mi? ……Evet.
Eğer;
Yıllardır belediyenin dağıttığı yardımlar nedeniyle oy veren vatandaşa; kendilerine dağıtılan yardımların, zaten kendi paraları olduğunu, o yardımların içinde ne Melih Gökçek in nede başka birinin, cebimden koyduğu bir kuruşunun bile olmadığını, iyi anlatabilir ve bu yardımların insan onuruna zarar vermeden, devlet yardımı olarak devam edeceğini iyi anlatabilirse,
Eğer;
Her türlü organizasyonu yaparak bütün seçmenini sandıklara getiren Gökçek in 899 bin oy alabilmiş olmasına rağmen, her ne sebeple olursa olsun oy kullanmayan yaklaşık 650,000 Ankara lı seçmene; aslında seçimi kazanacak kadar büyük bir kitle olduklarını, ve mutlaka oy kullanmaları gerektiğini iyi anlatabilirse,
Eğer;
CHP seçmeni ‘neden içimizden biri aday gösterilmedi’ gibi bir kaprise kapılmaz ve elde edilecek başarının, partilerinin başarısı olacağına inanarak coşkuyla çalışırsa,
Eğer; CHP dışındaki sol seçmen, bu seçimde Ankara belediyesini alabilmek için ellerindeki en etkili ve son kurşunun Murat Karayalçın olduğunu, ıskalama şanslarının olmadığını, kabul eder ve gerekeni yaparsa…
Murat Karayalçın bu seçimi kazanır.
Yok eğer; bunlar yapılmaz veya yapılamazsa, AKP ve Gökçek in bütün yıpranmalarına rağmen ne bu seçimi ne de sonrakileri kazanamazlar.
Çünkü Melih Gökçek ideoloji adamı değildir. Biraz milliyetçi, biraz muhafazakar, biraz çağdaştır. AKP treni yavaşlarsa, hızlanan ilk partinin en ön koltuğuna oturur ve devam eder kaldığı yerden. Hiç tereddüt etimi siyasette kendisini var eden ANAP tan ayrılırken? Etmedi…. Onun için partilerin adı, felsefesi fark etmez. Aradığı tek vasıf hızdır.
Ve eğer; Karayalçın karşısında bu seçimi de kazanırsa, bir daha hiç seçim kaybetmez ve ‘ben artık başkanlık yapmak istemiyorum’ diyene kadar da oturur o koltukta…