Anlat anlat o hala yarım yamalak aklıyla “odunumun parası” demeye devam ediyor.
Yok yok,
Bir adamın bu kadar anlağı zayıf,
Aptal olmasının imkân ve ihtimali yoktur.
Beklide ben yanlış düşünüyorumdur kim bilir!..
Adam cin gibi…
Zeki,
Akıllı,
Ben merkezci,
Çıkarcı,
Hepsinden önemlisi hem haris hem korkak, hem de hödük…
Gerçek adı ile yorum yazmadığı için.
Belki de,
Bu iktidarla birlikte kömürü beleşe getirmiştir.
Veya,
İçemediği musluk suyuna bulaşık makinesi veya çamaşır makinesi bağlatmıştır devletten aldığı…
Yada,
Oturduğu bilgisayarın başından kıçını kaldırıp ekmek parası kazanmaya gidemediğinden belediyeler eliyle dağıtılan iaşelerden sebepleniyordur.
O da değilse,
Kesinlikle ucundan kenarından bir devlet ihalesi almış, havucu düzeltmiştir.
Ve
Akıllı, cin gibi oluşu da o nedenledir.
Kim mi?
Aha AKP iktidarının sabah söylediğini akşam yine kendisi tekzip eden, sevgili Başbakanımızın! Söylemleri arasındaki farklılıkları bu köşeden yazan bizlere memleketin en dürüst, en düzgün, en vatan perver şahsiyetlerinden,
1980 öncesinin kardeş kardeşi vurduğu dönemlerde devlet içerisine çöreklenmiş karanlık zevatların karanlıkta kalmış yüzlerine ışık tutan ve bu uğurda hunharca katledilen merhum ABDİ İPEKÇİ’nin adını kullanarak bizleri eleştirmeye kalkan zavallı.
Yahu,
Sayın başbakanımız Davos’ta katıldığı toplantıda kulaklığı çıkararak önce yarım yamalak İngilizce ile yönetmene bi dakika (van münit) demedi mi?
Dedi!..
Sonra,
Sol ayağı sağ ayağının üstünde İsrail başbakanına dönerek,
Siz şöyle yaptınız,
Bunu dediniz,
Böyle ettiniz demedi mi?
Dedi!..
Bir daha ben bu memlekete gelmem benim için burası bitmiştir demedi mi?
Onu da dedi…
Laf bitince,
Önündeki evrakları toplayıp kalkıp gitmedi mi?
Heee?
Buraya kadar herhangi bir sıkıntı var mı?
Bence yok…
Yarım saat ya da kırk beş dakika sonra bir basın toplantısı düzenlemedi mi sayın başbakan Davos’ta?
Evet!..
Ve orda “benim tepkim bana az zaman ayıran ve bir ülkenin başbakanına yapılmaması gereken hareketleri (ittirip kaktıran, el kol hareketleri yapan) Türkiye cumhuriyeti başbakanına yapan moderatöredir.” Demedi mi?
Dediiiiii!..
Ee peki bizler sormayalım mı şimdi sayın başbakanımıza, altı yüzü çocuk olmak üzere bin beş yüz sivilin öldürülmesinden oturumu yöneten adam neden sorumlu olsun diye.
Hepimizin gördüğü ve şahit olduğu,
Desteğimizi sonuna kadar verdiğimiz bir eylemi daha sonra neden değiştirip moderatörün uygulamasına indirgediğini öğrenmek istemeyelim mi?
Bir adamı gerçekten fatih ilan edeceksek fatih olmanın kuralları bunlar bunlardır demeyelim mi?
Yanlış olan,
Bu hükümetin hatalı uygulamalarımı, yoksa,
Hataları görüp daha iyi, daha güzeli bulunsun anlamında yapılan eleştiriler mi?
Aslında,
Bu soruyu Abdi İpekçi rumuzu ile bizleri eleştirirken işin dozunu kaçırıp yalakalığı meziyet edinmiş ABDUŞ efendiye sormak lazım!..
Öt bakalım şimdi Abduş efendi!..
Yalakaların dünyasında doğru olan hangisi?