1 saat gecikmeli olarak meydana gelen Erdoğan, karşısında ki manzara karşısında oldukça moral buldu. Moral buldu çünkü toplanan kalabalık hatırı sayılır bir düzeydeydi. Mitingin başlamasına yarım saat kala meydana geldiğimde arka taraflarda küçük boşluklar dışında şurası da boştu diyebileceğimiz bir alan yoktu. Kalabalığın arasında yürümekte öyle kolay değildi. Birilerine çarpmadan geçemedim. Yani vatandaşlar arasında fazla bir boşluk yoktu. Coşku ön sıralarda yüksek arka taraflara doğru düşük düzeydeydi. Başbakan’ın bir önceki Kırıkkale mitingine göre çok daha iyi bir katılım gerçekleşti. Burada seçim atmosferinin etkisi tabiî ki fazladır.
Şu bir gerçek ki Recep Tayyip Erdoğan ismi AK Parti’nin adayları için son derece önemli bir isim. Hizmet, çalışma, vaat hepsi bir tarafa AK Parti adayları sadece Erdoğan’ın ismini kullanarak dahi ciddi bir kesim üzerinde etkili olabiliyorlar. Bu adaylar için çok büyük bir avantaj. Çünkü kim ne derse desin Erdoğan toplumun önemli bir bölümünde sevilen hatta taraftarlık düzeylinde sevilen bir lider. En önemlisi de lider.
Şimdi bir bakalım. Devlet Bahçeli ismi İhsan Kayalak’a kaç puan kazandırır? Deniz Baykal’ın Sahir Koçak’a katkısı ne olur? DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’yu Kırıkkale’de kaç kişi tanıyor? Diğer partilerin adayları içinde bu geçerli. Hiçbirinin arkasında Erdoğan gibi bir güç yok. Veli Korkmaz bu anlamda diğer adaylardan bir adım önde gidiyor.
Erdoğan’ın mitinginde söylediği bana göre en doğru söz diğer liderlerin alana inmemesine ilişkindi. Hatırlarsınız aday açıklama günlerinde Erdoğan bir bakmışınız Ürdün’de ertesi gün gelmiş adaylarını açıklıyor. Tekrar bir başka ülkeye gidiyor sonra geri geliyor yeniden adaylarını açıklıyordu. Bugün de benzer bir durum var.
AK Parti iktidarda. Hemde yüzde 47 oy alarak iktidar olmuş bir parti. Erdoğan Kırıkkale’de 9. mitingini gerçekleştirdi. Peki diğer liderler nerede? Onların halka anlatacak hiç mi bir söylemleri yok? Erdoğan şehir şehir gezerken diğerleri nerede geziyor? ‘Gitmediğin yer senin değildir’ diye bir söylem vardır. Erdoğan her yere gidiyor. Hakkari’ye de Edirne’ye de. Kırıkkale’ye de Mersin’e de, Trabzon’a. İşte yüzde 47 böyle kazanılıyor. Giderek, halka inerek, gidilmedik yer bırakılmayarak. Veli Korkmaz başta olmak üzere diğer tüm AK Parti adayları için Erdoğan büyük bir şans. Bu şansı iyi kullanan başarıya ulaşma yolunda önemli engelleri geride bırakır. Gerçek bu…
***
KAPLANHAN BAŞARDI
Hafta sonunda gerçekleşen TSO seçimleri oldukça ilginç bir sonuçla neticelendi. Bir tarafta Cemalettin Akdoğan’ın grubu sayısal çoğunluk kazandı ama Akdoğan girdiği iki gruptan da çıkamadı. Diğer taraftan Cengiz Kaplanhan, Akdoğan’ın bulunduğu gruptan birinci çıkarken sayısal olarak biraz da şansızlık eseri (kura sonuçları ve bazı gruplarda birkaç oy farkı ile kaybedilen 8 üye) diğer grubun gerisinde kaldı. Sonuçlar açıklandı. Akdoğan itiraz etti ve seçim kurulu kararı ile sandıkta kaybettiği seçimi geri kazanmış oldu.
Yalnız burada ilginç bir durum var. Akdoğan’ın seçime girdiği 11. grupta oylama sonucu yapılan sayımda; Cengiz Kaplanhan 45, Şeref Acar 43, Cemalettin Akdoğan 43, Musa Aksoy 43 ve Süleyman Karayel 41 oy aldılar. İki başkan adayından Kaplanhan, Akdoğan’ı geride bırakmayı başardı. Sonuçlarda eşitlik olunca tekrar sayım yapıldı. Yine aynı durum ortaya çıktı. Bunun üzerine kura yöntemine başvuruldu ve Akdoğan kuradan çıkamadı. Bu ana kadar itiraz yok. Ne zaman ki Akdoğan kuradan çıkamadı ortaya bir mühürlü oy pusulası çıktı. TÜBO Eğitim Hizmetleri adına kullanılan pusula üzerinde firmanın kaşesi olduğu birden fark edildi. Yani iki sayımda fark edilmeyen mühür kuradan Akdoğan çıkamayınca gündeme geldi. Mühür var mı derseniz evet var. Ama nasıl oluyor da o kadar insan iki sayım yaptıkları halde mühürü göremiyorlar bu kafalarda soru işareti bırakıyor. Sonuçta o oy turuncu grup lehine kullanıldığı için iptal edildi ve Akdoğan Musa Aksoy’un yerine seclise girdi.
Şimdi Akdoğan yeniden başkan seçilecek ve 4 yıl daha TSO Başkanlığını yürütecek. Bütün gaye amaç bu. Bir koltuk ve unvan sahibi olmak. Oysa ki kendi grubundan çıkamayan, bununla yetinmeyip her ihtimale karşılık başka bir gruptan da yedek üye olarak aday olan ama orada da çıkmayı başaramayan bir başkan, o koltukta nasıl oturup bu şehre ve bu şehrin işadamlarına hizmet verecek merak ediyorum. Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır dese yapılan bir şeyde olmadığı için ileriye doğru hiçde umutlu bakmıyorum.
Diğer taraftan, başkanlıkta yarıştığı Akdoğan’ı geçerek grubunda birinci olan Cengiz Kaplanhan’a buradan bir önerim olacak. Siz seçimi kazandınız. Akdoğan’ı da geride bırakmayı başardınız. Kırıkkale iş dünyasında hatırı sayılırda bir konumunuz var. Sade bir meclis üyeliğinde Kırıkkale’ye vereceğiniz bir şey yok. Gelin istifa edin. Siz yapacağınızı yaptınız. Sizin Akdoğan’ın karşısında en büyük farkınız onlarca insana ekmek veriyor olmanız. Bundan daha hayırlı bir hizmet ne olabilir ki? Sizden Kırıkkale bunun devamını bekliyor. Bu yolda gidin. Gerisini de halkın takdirine bırakın…
Bu arada bir iki cümle de 5. gruptan seçime bağımsız olarak giren ve iki grup karşısında kazanan Ekrem Gök ve Haşim Baloğlu için yazmak istiyorum. Sevilmek böyle bir şey demek ki. Her iki adayı da kutluyorum…