Bu sefer farklı…
Daha evvelki şehit cenazelerinde belirli bir merkezden insanlar örgütlenir, cenaze camiden çıkarken örgütlü gurup büyükçe bir Türk bayrağı açar, “şehitler ölmez vatan bölünmez” diye diye şehitliğe kadar giderdi.
Dün sabah evden çıktım.
Bahçe duvarına ayağımı koyup ayakkabının bağcığını bağlarken karşı köşede iş okulu talebesi olduğu belli olan 10-15 genci fark ettim.
Hararetli hararetli bir şeyler konuşuyorlardı aralarında.
Kavga ediyorlar sandım.
“hayırdır çocuklar nenizi bölüşemediniz de tartışıyorsunuz” dedim.
Tartışmıyoruz amca dedi içlerinden iri yarı olanı.
Az sonra şehit cenazesine katılacağız da söz veren arkadaşımız Türk bayrağını getirmeyi unutmuş onun telaşındayız.
Neden, bayraksız şehit cenazesine katılma yasağımı var?
Elbette böyle bir yasak yok ama biz istiyoruz ki bayrağımız elimizde en ön safta yürüyelim fakat bayrak olmadan diğer arkadaşlarımızın önüne geçip kendimizi göstermemiz mümkün değil. Halbuki bayraklarımız elimizde olsa idi çok daha heyecanlı olur, Aponun piçlerine tükenmediğimizi daha yüksek sesle haykırırdık!..
Derdiniz bu ise kolay. Ama sizin okulunuz yok mu?
Var; varda vatan bu gün için bizden farklı bir görev bekliyor. Okula da yarın gideriz!..
Peki o zaman, gelin benimle…
Hep birlikte çarşıya indik.
Ve istedikleri Türk bayrağına kavuşmalarını sağladım…
Dediğim gibi;
Bu seferki farklı…
İnsanlar, küçük büyük herkes, yaşına konumuna bakmadan vatanı için bir şeyler yapması gerektiğine inanıyor artık.
Örgütlenmeye,
İcazet almaya,
Durum ve vaziyet belirlemeye gerek görmüyor.
Biliyor ki, vatanı, özgürlüğü varlık nedeni tehlikede,
İlle de üstüne düşen görevi yerine getirmek istiyor…
Meydan ana baba günü.
Otobüsler sıra sıra…
Hiçbir parti,
Dernek,
Sendika veya
Başka başka demokratik kitle örgütleri bir araya getirmedi onca insanı.
Gelmek istediler çünkü biliyorlar ki, birlikte olmanın ertelenecek yönü kalmadı artık.
Milletimiz biliyor
Ve anlıyor…
Dost diye beslediğimiz, dertlerini dert edindiğimiz devletler, bizleri bölüp parçalamak ve yutmak istiyor.
İş, bu gerçeği,
Bizi yönetenlerin anlamasında..
Her zaman söyledim söylemeye devam edeceğim.
“bu millet kendisini yönetmeye kalkanlardan en az elli sene daha öndedir” diye..
On dört -on beş yaşında çocuklar, vatan bizden bu gün için farklı görevler bekliyor derken,
ve sorumluluklarını tüm imkansızlığa rağmen yerine getirmeye çalışırken, iktidar sahipleri hala sudan nedenlerle yönettikleri devletin yavaş yavaş altlarından çekildiğini fark edemiyorlar.
Söz konusu vatan olunca ekmeğini yediği babasından bile icazet almadan bayrak arama telaşına düşen çocuklar, kendilerini düşmana gösterebilmek için öğretmenlerinden izin dahi almaya gerek görmüyorlar.
Ama millet desteğini arkasına almış iktidar sahipleri,
Amerika ne der,
İsrail’i küstürürmüyüz,
Iraktaki mütahitlere bir danışsaydık gibi sebeplerle bu vahim olayı bizlerin hafızasının zayıflığına havale etmeye çalışıyorlar.