23 Mayıs 2012 Çarşamba

12.02.2009 00:00:00 570  defa okundu.

İftira ve Bulaşık İşler

Daha ne dediklerini anlamadan,

Bazen, sözün sonunu bile beklemeden,

Yüksek perdeden bağıracaksın.

“iftira, iftira”

“Külliyen iftira”

biraz sabredin, bakalım ne söylüyor.

Hayır, neme lazım,

Ben peşinen söyleyeyim, iftira.

Daha konunun içeriği açıklanmamış,

Sadece Tosun diye birini tanıyıp tanımadığı sorulmuş.

Buraya kadar, itham yok,

Bunu sayın Başbakanın, 49. il başkanları toplantısındaki konuşmasından anlamak mümkün.

Şöyle diyor Başbakanımız;

“ tanımıyorum, bilmiyorum. Söyle bakalım, bende bir tanışayım.”

“böyle iftira olur mu ?”

(İyi ama, buraya kadar kim ne dedi ki iftira saydınız.)

Evet savunma bitti. “İftira..”

Tanıyor olması suçmuş gibi, “böyle iftira olur mu?” Diyor.

Ardından karşı atak yapmalı ki etkili olsun,

“biz bu bulaşık işlerde yokuz. Siz bu bulaşık işlerin içindesiniz.” diye devam ediyor.

Atlamamak için defalarca izledim gelişmeleri.

Kimse bu tanışıklığı “bulaşık işler” diye tanımlamamış.

Ama başbakan öyle diyor.

Demek ki öyle algılamış meseleyi.

Bulaşık işler…

Siz “tanımam bilmem” dediniz, bizde inandık. Ama oğlunuz ve gelininizin temsilcisi çıktı bu Tosun.

Şimdi şu “iftira ve bulaşık işler” meselesini nasıl yorumlayalım.

İkinci yöntemse; “elinde yolsuzluk dosyası varsa, mahkemeye git” söylemi.

Yani?

O dosyaları halka açıklama. Savcıya ver.

Ne oldu şeffaf yönetim anlayışınıza.

Kamuoyunun bilgilenme hakkına.

Ankaralı vatandaş öğrenmesin mi? her sayaçta ne kadar kazıklandığını.

“Alınan fazla paraları vatandaşa geri öde” yönünde karar olmasına rağmen, yorgunun yokuşa sürüldüğünü, sadece dava açanların hakkını alabildiğini öğrenmesin mi?

Keşke siz;

“ben o paralarla Ankara ya yatırım yaptım” diyerek yaptığı haksızlığı, hukuksuzluğu savunmaya çalışan başkanı, yeniden aday göstererek, bu anlayışı ödüllendirmek yerine, Ankaralının haklarına sahip çıkıp “ben vatandaşını kandıran başkan istemem” diyerek yeni bir aday belirleyebilseydiniz.

Böylece bizde, haksızlığa, hukuksuzluğa ve bulaşık işlere pirim vermeyen yöneticilerimiz var diyerek, kendimizi daha iyi hissedebilseydik.

Yorum Yaz


YORUMLAR
abdi ipekçi:
konuları, olayları bilerek mi çarpıtıyorsunuz yoksa çarpık mı anlıyorsunuz? benim fikrim açıkçası ikinci şıktan yana. sadece tosun diye birini tanıyıp tanımadığını sormuş demek. ne için sormuş acaba hiç düşündünüz mü? tanımasa kendisi mi tanıştıracakmış? bu halisane, saf duygularınızı hangi kaynağa borçlusunuz? elinde yolsuzluk dosyası varsa tabii ki mahkemeye gitmeli. adam şu şu şu var diyor (elinde belgeyi sallayıp duruyor kimsenin içeriğinden haberi yok) dedikten sonra bir süre gündemde kalıyor (d.m. sağolsun) sonrası tıssss... ee ne oldu o kadar yolsuzluk? varsa ne oldu, yoksa ne olacak? hiç sen kağıdı al eline itham et yeterli. benim saf milletim kanar nasıl olsa. bu tarz insanlara mehmet sevigen i sormak lazım, sonra ergün fersoy un ifşaatlarını... ee ne oldu chp kırıkkale deki yolsuzluk? bu adamların niyetleri samimi olsa bunlara da aynı ciddiyetle yaklaşır. ammaaa bunların tek hedefi oy/rant. ismet berkan ın yazısını okuyun (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&Date=08.02.2009&ArticleID=920603). bakınız d.m. den referans verdim hani sizin yandaşlardan. sen kendi kapının önündekileri ısrarla kapatacaksın başklarınınkini göze sokacaksın. yok öyleee.
14.02.2009 14:22:38
Ozan Efe:
şöyle ki; ülkemizde milyonları bulan bir çoğunluk dünya ile bağlantısını televizyon denen karakutudan alıyor. Zaten ( yanlı ) medya ile iyi geçineceksin, isterse seni al aşağı etmesini bilir. Burda haklılık değil sözkonusu olan menfaatler, pardon ülkenin geleceği.. Biz ülkemizin en tarafsız akşam haberlerinde canlı yayına bağlanan Başkan adayına inşallah kazanacağız diyen moderatörler görüyoruz.. Ama olsun.. Konuya gelince; Siz bu haberlerin devamını izleme fırsatını bulduysanız ki, takip ettiğinizi umuyorum, gerekli açıklamaları bu işin muhattapları yaptı.. Ama ikna olmamaya şartlanmışlara lafım yok.. Buraya kadar normal, ama işin ilginç tarafı sizin olayı yorumlama şekliniz.. Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki Sayın Başbakan ilk önce soyadı Tosun olan birisini tanıyormuymuş tanımıyormuş onu bir söylesin çamur at izi kalsın stratejisinin bu kadar mı ucuzu olur.. .. Ne kadar masum değil mi ? sayın Çoşaner..
16.02.2009 22:34:33

YAZARIN TÜM YAZILARI
Taksim, Devletin Namusu mu? - 01 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Uyu, Uyan, Alkışla... - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Kefillik - 19 Nisan 2009 Pazar 00:00
Sen Kimsin? - 09 Nisan 2009 Perşembe 00:00
Sandıkların Dili - 01 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Böylesi Görülmedi - 27 Mart 2009 Cuma 00:00
Ahmet Beyin İti - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Devlet Tedbir Almalıdır - 18 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Muhtarlık Ciddi İştir - 10 Mart 2009 Salı 00:00
Adalet, Demokrasi ve Tehditler - 01 Mart 2009 Pazar 00:00
Melih Gökçek - 21 Şubat 2009 Cumartesi 00:00
İftira ve Bulaşık İşler - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
Başbakan Ne Kazandı, Türkiye Ne Kaybetti? - 03 Şubat 2009 Salı 00:00
Sosyal Makarnacı... - 01 Şubat 2009 Pazar 00:00
(2002-2009) Kirli Eller İşbaşında - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Fehmi Koru Tutuklansa Demokrasimiz Güçlenir mi? - 11 Ocak 2009 Pazar 00:00
Seçmen Anketi - 02 Ocak 2009 Cuma 00:00
Kanımıza Dokunuyor! - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
Gelinim Olur musun? - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ümükten Korkan Kim? - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Gökçek de gidici mi? - 05 Aralık 2008 Cuma 00:00
Balans ayarı ve açılımlar - 29 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Merhaba! - 27 Kasım 2008 Perşembe 00:00