Sandık günü gelmeden bir gün önce aday olan kız öğrenci, öteki erkek öğrencilmeri tek tek ziyaret etmiş onlara başarılar dilemiş.
Hoş o ana kadar da güçlü olan o kız öğrenci bunu herkes biliyor.
Ancak aday olan kız öğrenci sadece öteki adayları değil, adayların seçmenlerini de dolaşmış, demokratik bir yarış olan bu süreçte gösterdikleri çalışmalar nedeniyle başarılar dilemiş.
Seçim yapılmış sandıklar açılmış bütün oylar kız öğrenciye…
Diğer adaylar şaşırıp kalmışlar.
Üstelik velileri de aynı şaşkınlığı yaşamış.
Kimse neden böyle olduğunu anlayamamış.
Hadi demişler, bizim çocukları destekleyenler oy vermedi peki kendi oylarına ne oldu?
İşin sırrını çözmek için, aday olan erkeklerle tek tek konuşmuşlar. Aday olanlardan biri olayı anlatmış.
Kız aday erkek adaylara ve onların destekçilerine gelip “Kimseye söyleme ama oylarımızı takas edelim” demiş.
Onlarda kabul etmişler kız aday ona o da kız adaya oy verecekmiş bu şekilde anlaşmayı tamamlamışlar. Böylelikle kız aday da işini garantilemiş. Sandıktan silme kendini çıkarmış. Bu sıradan bir hikaye değil. Bizzat Yahşihan’da bir ilköğretim okulunda yaşanmış olay.
Şimdilerde seçimin atmosferi tümüyle ortalığı sarmış durumda… Tümüyle derken merkezdeki yığılmadan bahsediyorum. O yüzden seçim için sürekli sorular yöneltiliyor bize; “Bu seçim ne olur? Kim ne kadar oy alır?” şeklinde.
Aslında bu seçimin sonucu şu anda belli, açık ve net.
Ancak bütün bunlara karşın bunu dile getirmek bir çok kimsenin kalbini kıracaktır Zaman içinde zaten bu görünüşü paylaşacağız ama erken.
Soranlara da kendileri bir sonuç çıkarsın diye artıları ve eksileriyle ortaya koymaya gayret ediyoruz.
Eğer seçmene gidip “Bir seçimliğine emanet oy istiyorum” diyenler olmasaydı bu Yahşihan’da geçen yıl yaşanan hikayeyi hiç hatırlamayacaktım.
Bu günün seçiminde seçmenden oy istemenin birkaç yönü ve yöntemi oluştu.
Bunlardan birisi “Bir seçimlik emanet oy”
Öteki ise her seçimin malzemesi “Hemşerine destek ver”
Bir diğeri ise “Nasıl olsa onlar alır sen bari bizi deszteklede bir güç gösterisi yapalım”
Seçimdeki bu yaklaşım Yahşihan’da Çiğdem isimli küçük bir öğrencinin seçimi almak için uyguladığı metodu aklıma getirdi. Sanki koca koca adamlar o çocuktan öğrendikleri metodu Kırıkkale’de yine koca koca adamlara karşı uyguluyorlar.
Sonucu nasıl etkiler bilinmez ama, metod olarak böylesi bir seçimde doğru olamaz. Kırıkkale seçmenini bu kadar basit bir takas ve emanet sistemi içinde ikna etmek oldukça zor hatta imkansız.
Bu süreyi en iyi kim edğerlendirir hangi noktaya kadar çalışmalarını iyi bir biçimde sürdürür bunu zaman içinde göreceğiz
Ancak bazı adayların yanında bulunanlar “Kalıbının adamı olmadan yazmak”, “2 bin kişiyle yürüyen adama herkesin 20 oy getirmesi durumunda 40 bin oy alacağını söyleyerek ve hatta bunu söylerken de kendilerini temiz, bu satırların yazarını da kirli ilişkiler içinde bulunmakla suçlayarak kendi durumlarını ortaya koyuyorlar.
Arkalarında yürüyenler kadar güçleri olanların ekstradan orada bulunan herkesten 20 oy beklemesi hayaline sadece gülmek lazım.
Sürekli dile getiriyorum. Birini destekleyebilirsiniz. Birine taraf olabilirsiniz, bu başkalarının düşüncelerine saygısızlık etme hakkını vermez. Üstelik sizin hayalinizin hikayeden biaret olduğunu dile getirirse karşınızdaki o zaman ne diyeceksiniz.
Birö ğrencinin uyguladığı takas metoduna sığınıp seçim sonucunu değiştirmeyi göze almak ne kadar gerçekci olabilir ki, başkalarının görüşlerine hakareti hak sayıyorusunuz diye sormazlar mı adama?