23 Mayıs 2012 Çarşamba

07.02.2009 00:00:00 2304  defa okundu.

Adam Gibi Okuma ve Yorumlayabilmek

Haberleri, köşe yazarlarını ve altındaki yorumları okudum.

Gerçekten bu memlekette okumuş insanlar, internete bağlanıp haber okuyacak kadar elit bir kesimin arasında neler varmış…

 

Bir seçime gidiliyor ve bu seçimde yerel yönetimler seçilecek; memleketimiz beş yıl onların yönetiminde kalacak.

Demokratik nizamın ana unsuru olan siyasi partiler adaylarını çıkarıp halka tanıtır, projelerini, hedeflerini açıklar ve rey ister.

Akabinde en çok rey alan seçilir.

 

Şu an adaylar belirlendi ve seçim çalışmalarına girildi.

Elbette açık toplum olmanıngereği basın görevini yerine getirecek.

Basını görevi, olayların haber ve değerlendirmelerini halka ulaştırmak, halkın bilgi edinmesini sağlamaktır.

 

Bu iş yapılırken bazen basın mensubu yeterli bilgiye ulaşamamış da olabilir.

O zaman muhatabı olam kişi veya kurumlar konuyu açıklayarak düzeltilmesini isterler veya tamamen yalan haber ise tekzip etmesini isterler.

Eğer basın mensubu ısrar ederde o açıklamayı yayınlamazsa veya yeterli bulmazsa, o zaman devletin yargısı vardır, hukuku vardır, dava açılır ve cezasını çeker.

 

Ama yorumları okuduğum zaman bir görüş açıklamasını göremiyoruz.

Bir erdem, bir nezaket, olguluk göremiyoruz.

Herkes konu ile alakası olmadan hakaret edercesine saldırıyor, vay efendim nasıl yazarsın…

 

Bal gibi yazarım…

Evet, hür vicdanımın iktizasında fikirlerimi yazarım ve her arkadaşım da yazacaktır.

Birilerinin gizli yaraları sızılar diye rüzgara dur demek olur mu?

 

Hele öyle küstahları var ki içlerinde, sen dam derken o çıkıp “iftira ediyorsun” diye  yazara iftira ediyor.

Evet var ise bir yalan yanlış konu hukuk çerçevesinde düzeltilir, çakal ağzı yorumcularla değil.

Mesela biri bir konudaki yazıyı okuduktan sonra bir yorum yazmış…

“dediğin doğru ama seninle ilgili şöyle bir söz var” diye yazarın şerefini lekeleyen bir cümle atıyor.

 

Yazarın yazdığı doğru ise, yazı doğru ise mesele bitmiştir.

Ama içini saran korku ve fesatlık duygusu ayrı bir ahlaksızlık gerektiriyorsa, yazar o konuda da sana cevap verecek çapta biridir.

Alırsın cevabını kıvrılır oturursun.

Kimsenin onuru ve şerefi oyuncak değildir.

 

Tenkit edilir.

Takdir edilir.

Ama insani münasebetler örselenmeden yapılır ve ona yazarlar saygı duyarlar.

Eğer birileri basını yorumcuları vasıtasıyla susturmak gibi bir haltın içine girmişlerse hemen dönsünler o yol çıkmaz sokaktır.

Her basın mensubu vicdanının gereğini yazar ve yazacaktır, yanlışı eksiği varsa muhatabı adam gibi açıklamasını yapar düzeltilmesini talep eder.

Anlaşılmasını ümid ediyorum…

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
abdi ipekçi:
bazıları bu yazıyı şahsıma okumam için referans göstermiş. halbuki bu yazının müsebbibi benim de karşı çıktığım ve kınadığım bir konu olan yazara karşı mehter takımıyla ilgili isnattı. o yorumu ben de kınıyorum ama şunun da bilincinde olmak gerek bu siteye yazı yazıyorsanız (kamusal alan, public) bazı şeylere göğüs germek zorundasınız. öyle her 2 kelimelik yoruma bir yazı patlatırsanız işiniz zor. zaman duygusal değil mantıklı düşünmek zamanı... siz oraya yazdıklarınızda nasıl özgürseniz bırakın yorumcu da istediğini yazsın. bugün siz ona ayar vermeye kalkarsanız o da yarın size ayar vermeye kalkacaktır. bu durumda alttan almak veya tepkisiz durmak mecburiyetinde olan yazar olmalıdır. tabii ki yorumların belli bir seviyeyi aşmış olması hepimizin temennisidir.
10.02.2009 05:20:30
Cesur ULUSOY:
S.A. Sn.Abdi İPEKÇİ kardeşim. Bu yazıda gördüğüm yorumun bana mantıklı ve anlamlı buldum. Yaklaşımını 2 konu (BANA GÖRE EKSİK KALAN) dışında alkışlıyor ve katılıyorum. İlki mantıklı olmak. Yanlış değil ama eksik olduğuna inanıyorum. İnsanı yalnız mantığı değil, duygularıda yönetir. Yürek akıldan ayrı atar. Bu bazen para, makam, şan, şöhret, bazen (Hasan ULUSOY tabiriyle; zülfi kirli "yar yani kız") için, bazende Vatan ve Memleket için çarpar! Bu seçimde mantığa önem verirken duygular da yok sayılmamalı. Tabi yalnız duyuların yani nefsin peşinde de insan helak olur. Ama denge iyi kurulmalı. Diye düşünüyorum. Diğeri ise yorumcuların isteğini yazması. Bu gün seni tenzih ediyor, hatta dün için senden özür diliyorum. Fakat işte bak sende kınadın; Birileri bu yorum özgürlüğünün "başkalarının haklarının başladığı yer ile sınırlı" olduğunu kavrayamıyor. Bu sınır ihlali bazen uğrunda yaşamını bağladığın değerlere ulaşınca sanada tüm varlığınla müdafaa zarureti doğuyor! Bu hak dinende, vicdanende, kanunende bir nefsi müdafaadır. Verilecek tepkinin ifadelerin en küçüğü dahi editörden geçmez! Birilerinin değeri farklıymış ise; O da onların sorunu! Yoksa fikirlere katılmakta, aksi bir düşünmek, eleştirmekte herkes için bir haktır. Bahsettiğim değerlere dokunmadıkça bunları insanı ileri götürür, fayda sağlar, zarar vermez. Yani bu "public" te yazar olmak, bu değerlerden arınmayıda gerektirmez! Değilmi? Biliyorum uzun oldu ama bu açıklamanında yerinde olacağını düşündüm. Bilmem katılırmısınız. Sevgi ve Saygılarımla..
10.02.2009 11:19:53
abdi ipekçi:
A.S. cesur dostum. ben mantıklı olmak derken seçimlerden bahsetmemiştim, burada benim de kınadığım o 2 cümle üzerine okuyucuya ders verilmek için yazılan bu yazının yazılmaması gerektiğini sn. yazarın bu tür yorumları es geçmesi gerektiğini söylemek istemiştim. duygular konusunda haklısın ancak bazı insanların duygularından arınması lazım. bu yanlışa başbakan da düşüyor zaman zaman. mesela o mizah dergilerine açtığı davalar bu yanlışa örnek. kendi fikirlerini bu tarz alanlarla halka açan insanlar özgürlüklerini biraz daha arka plana alıyor diye düşünüyorum. yargı bile çoğu zaman bu tarz olaylarda böyle düşünüyor. yani yaptığı işin gereği eleştirilmeye (hatta hakarete) açık olan insanların, kamusal alanda sorumluluk taşıyan insanların biraz daha esnek olması gerekir diyorum. çoğu zaman büyük gazetelerin yazarlarına bakın, haklarında neler yazılıp çiziliyor, ancak vazifeleri gereği bunlara takılmıyorlar. ama yazdıklarının içinde bir yer var ki orası atlanacak gibi değil; o da editöryal zafiyettir. selamlar tekrar.
10.02.2009 12:59:50
Cesur ULUSOY:
Abdi kardeşim. Yazını bu gün gördüm, şaşırdım. Bende yerel seçimlerden bahsetmemiştim. Seçim derken; mantıklı olmak ile duygusal olmak arasındaki seçimi söylemiştim. Zaten dikkat edersen bu kelimelerin hepsi aynı cümlede geçiyor. Kaldı ki benim seçimle, partiyle görev harici hep işim olmaz. Hasan ULUSOY un da, siyaset adamlığından ziyade (Ki bu yönü daha ağır basar), FİKİR ADAMI yönüyle müptelasıyım. Diğer konuda ise ne söyleyeyim, nasıl söyleyeyim bilmiyorum. Yani Abdi varya, beni bağışla ama, sana desem ki; kendini yazarın yerine koy, diyemem çünki sen Hasan ULUSOY tarzı değil, yerden yere vurduğumuz yazarlar arasına girersin. Ben ise seni dost bildiğimden, sana kıyamam! Canım, dostum, babayiğidim, 5237 Sayılı TCK. 125.Md. si Hakaret suçunu düzenliyor. Az önce yeniden baktım. Ama senin söylediğin kişilere yönelik tarzda hiçbir esneklik bulunmadığından emin oldum. Hatta tam tersi 125/3b bendinde diyor ki; Hakaret fiili kişinin düşünce veya kanaatlerini açıklamasından dolayı işlenirse (3 aydan 1 yıla kadar olan cezanın) alt sınırı 1 yıldan başlar diyor. Yani en ağır şeklini oluşturur diyor. Dilersen birde sen bak. Yanlışta ısrar cehalete işarettir. TCK.ya baktıktan sonra biteceğini inanıyorum. Gayem reklam değil ama sonrada Hasan ULUSOY un bu yazısını tekrar oku. Sanki 125/3b maddesinin açılımını yapmış! Afedersin! bu cümle biraz emri vaki oldu. Okumanı önereyim. Kusura bakma ama birde aynaya bakmanı isteyeceğim. Çünki bana sende biraz alıngan davranıyorsun gibi geldi! Yanılıyorsam şimdiden özür dilerim. Sevgi ve saygılarımla...
12.02.2009 21:38:17
vehbi kaya:
abı elerıne saglık uzktakı dostun hemserın vehbi kaya
13.02.2009 12:08:11
abdi ipekçi:
cesur dostum uzun yazamayacağım kusura bakma. yargı dediğim KANUN değil YARGI KARARLARIDIR. yani yargı İÇTİHATLARından felan bahsediyorum. sanırım gündemiğ takip etmiyorsun tonlarca örneklerle dolu. ha bu yazılan yoruma eğer dava açılsa oradan da sonuç çıkmaz. sanırım hukuk konusunda pek bilgin yok. selam.
13.02.2009 22:55:43
Cesur ULUSOY:
Dostum Abdi. Kusura bakma cevabın biraz geçikti. Çünki son günlerde çok meşguldüm. Hakkımızda ki 6. Dosyadanda aklanarak çıktık. Öte yandan bir meşguliyetim daha vardı. Madem hukukta iyi olduğunu iddia ediyorsun (ki öyle olduğuna inanmak isterim!) o zaman sende bu derde çareler arayabilirsin. Mesele şu; Anayasanın 3. Mad. sinde "Devletin Resmi Dili Türkçedir." 4.Mad. de ise ilk 3 madde değiştirilemez. Dediği bu konuda, çıkarılmış olan sözüm ona azınlıklara tanınan haklar bahanesiyle yayına giren TRT ŞEŞ yani 6 nın kapatılabilip kapatılamayacağı. Yani devletin, resmi dili haricinde hizmet götürüp, götüremeyeceği! Bir başka deyişle burada bir anayasa ihlali var mı? Yok mu? Yaklaşık bir asıra yakın süredir biz enayimiydik te Osmanlıcayı bırakıp Türkçeyi kabullendik? Daha 10-15 yıl evveline kadar alfabesi bile olmayan herbiri ayrı telden çalınan Kürtçe bile Türkçenin karşısında varlık mücadelesi veriyorsa biz neden Türkçeyi hala yaşatıyoruz? Elbette enayi değiliz! Bu vatanı, bu bayrağıyla, bu diliyle bir bildik! Yaşatacağız elbet! Atatürk"ün 1921 yılında "Değiştirilmesi teklif bile edilemez!" dediği bu mirası savunacağız. Öyleyse neden bu konuda birşeyler elimizden gelmiyor? Hiç değilse Anayasa ihlali OLABİLECEĞİNE dair (Dilekçe verme ve Bilgi Edinme Yasaları, gibi dayanaklarla) savcılığa suç duyurusunda da mı bulunulamaz? Bunu düşünüyordum! Madem öyle; Hepimizin vebali günahı üzerine olsun! Hadi buyur! Söz sende canım kardeşim... Selam ve sevgilerimle...
16.02.2009 20:56:04

YAZARIN TÜM YAZILARI
-Bre Müslüman Bu Kepazelik Ne?- - 21 Mayıs 2012 Pazartesi 12:32
Âşık Dede Bekar’ı Yâd ederken - 24 Nisan 2012 Salı 23:48
-Kentsel Dönüşüm mü Vurgun mu?- - 10 Nisan 2012 Salı 22:16
-Terminal İhalesi ve Metro Şirketinin Şaibeleri- - 04 Nisan 2012 Çarşamba 19:46
-Nikâhsız ve Namussuz Bir Cemiyet Projesi- - 26 Mart 2012 Pazartesi 09:48
-Yırtık Yama Tutmuyor- - 13 Mart 2012 Salı 10:26
Suçlu Benim, Hatta Hain Bile Benim. - 05 Mart 2012 Pazartesi 11:08
-Herkes Kör ve Aptal Bunlar Akıllı- - 01 Mart 2012 Perşembe 11:01
-İhanetin Partisi Pırtısı Olmaz- - 24 Şubat 2012 Cuma 17:07
-Lanet Olsun Haksızlara ve Hırsızlara- - 20 Şubat 2012 Pazartesi 12:30
-Adaletin Uygulanmadığı Yerde Adalet Özlenir- - 13 Şubat 2012 Pazartesi 14:31
-Şerefsiz Tuzaklar ve Milli Duruş Özlemi- - 06 Şubat 2012 Pazartesi 13:15
-Denktaş’ı Uğurlarken- - 18 Ocak 2012 Çarşamba 17:14
-İki Kahraman ve İki Cümle- - 17 Ocak 2012 Salı 12:40
Nereye gidiyoruz Allah aşkına? - 12 Ocak 2012 Perşembe 12:31
-Bizi Kandırdığınızı mı Sanıyorsunuz?- - 09 Ocak 2012 Pazartesi 12:32
-Hain, Yolsuz ve Yalakalar Rahat Yaşar- - 03 Ocak 2012 Salı 11:28
Halkın Dili Yok Sizin Vicdanınız Yok - 28 Aralık 2011 Çarşamba 11:33
-Katliama Sebep Olmayın- - 21 Aralık 2011 Çarşamba 16:19
-Sadrazam’a Dayananlar- - 14 Aralık 2011 Çarşamba 12:37
YAZAR OLMAK VE YAZAR KALMAK - 09 Aralık 2011 Cuma 16:07
-İman Kayması ve Maya Bozulması- - 06 Aralık 2011 Salı 12:17
Felaketten Önce - 30 Kasım 2011 Çarşamba 13:07
-Önce Kendinizle Yüzleşip Özür Dileyin- - 24 Kasım 2011 Perşembe 13:09
Kahraman Kim? - 16 Kasım 2011 Çarşamba 11:25
-Sam Amcadan Uçak Geldi- - 13 Kasım 2011 Pazar 23:21
-Kim Bu Efelenen Çakal?- - 09 Kasım 2011 Çarşamba 22:22
-Deprem ve Depreşmeyen Vicdanlar- - 31 Ekim 2011 Pazartesi 14:11
-Millet Bu Millettir- - 27 Ekim 2011 Perşembe 13:38
-Mülahazalar- - 25 Ekim 2011 Salı 12:55
Hangi İstismar? - 22 Ekim 2011 Cumartesi 12:17
-Atalay’a Açık Mektup- - 20 Ekim 2011 Perşembe 10:03
-Bu Ne Müthiş Sözler Böyle?- - 17 Ekim 2011 Pazartesi 14:09
Gerçekten Devlet Yok Mu Kırıkkale’de? - 14 Ekim 2011 Cuma 02:03
-Adalet Nerde, Görmek İstiyoruz- - 07 Ekim 2011 Cuma 16:01
İNANDIĞIM GİBİ YAŞARIM - 06 Ekim 2011 Perşembe 00:09
Öküz Sürüsünün Çobanı Değilsiniz - 22 Eylül 2011 Perşembe 12:47
VELİ KORKMAZ KÖSTEBEK Mİ? - 15 Eylül 2011 Perşembe 11:59
HESAPLAŞMA - 26 Ağustos 2011 Cuma 16:08
MİLLET OLMAK… - 08 Ağustos 2011 Pazartesi 15:34
Bir Yanda Masumum, Bir Yanda Hainim - 26 Temmuz 2011 Salı 12:33
Birkaç Garip Olay Üzerine - 21 Temmuz 2011 Perşembe 13:10
-Ulan Yeter Artık, Bitirin Bu İşi- - 14 Temmuz 2011 Perşembe 22:41
-Ölü Müsünüz, Sağ Mısınız? - 04 Temmuz 2011 Pazartesi 12:03
-Muhteşem Kırıkkale- - 30 Haziran 2011 Perşembe 10:14
Namussuzluk Dizkapakta - 24 Haziran 2011 Cuma 14:48
-İnanılmaz İddialar- - 31 Mayıs 2011 Salı 21:20
DESTANSIZ SAKARYA - 26 Mayıs 2011 Perşembe 12:11
-BENİM DE OY VERESİM GELİYOR- - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 12:32
Hırsızlık=Hainlik=Kahpelik - 09 Mayıs 2011 Pazartesi 12:59
-Bize Bizde Görülenler- - 07 Mayıs 2011 Cumartesi 09:37
Yürümek Yürek İster - 02 Mayıs 2011 Pazartesi 09:38
-AKP ‘nin Kırıkkale Listesi Eksik ve Yanlış- - 19 Nisan 2011 Salı 18:58
-Her Bölüm Bir Rakam, Toplayın Ne Çıkacak? - 13 Nisan 2011 Çarşamba 12:33
-Yerel Siyasetin Genel Yorumu- - 31 Mart 2011 Perşembe 12:49
-Siyasetin Genç Yüzleri- - 26 Mart 2011 Cumartesi 21:45
-Nevruz, İhanet ve İktidar- - 22 Mart 2011 Salı 12:06
-Kaypaklaşan Karakterler ve Bir Olay- - 15 Mart 2011 Salı 11:06
-Memleketimin Manzarası Bu- - 07 Mart 2011 Pazartesi 14:25
-Bu İşin Sırrı Ne?- - 15 Şubat 2011 Salı 11:21
Üç basın toplantısı oldu Kırıkkale’de - 24 Ocak 2011 Pazartesi 12:47
-İhanetin Hezeyanlarına Susacaksın, Sonra…- - 14 Ocak 2011 Cuma 10:44
-Selim Pehlivanlı ve Anadolu İrfanı- - 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:40
-Bu Yasa Milletin Hakkına Tecavüzdür- - 09 Aralık 2010 Perşembe 16:46
Bu Sözler Söylenmeli - 25 Kasım 2010 Perşembe 16:20
-Özeleştiri Yaptım ve Dedim ki…- - 04 Kasım 2010 Perşembe 14:24
-Alçaklık - Namussuzluk (Demokrasi adına)- - 27 Ekim 2010 Çarşamba 10:21
-Uyuşarak Yaşamak Hoş Olsa Gerek- - 18 Ekim 2010 Pazartesi 08:20
-Irk ve Millet Kavramının Ardındaki Tuzaklar- - 11 Ekim 2010 Pazartesi 14:48
-Valilik Makamına Açık Sualler- - 27 Eylül 2010 Pazartesi 10:48
-Her memur şerefli olmak zorundadır- - 17 Eylül 2010 Cuma 11:54
-Başvekil Müfteri mi?- - 30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:34
-MEDYA, BAŞBAKAN, MUHALEFET- - 26 Ağustos 2010 Perşembe 14:16
-Emmoğlu Ben Ahmak Değilim- - 19 Ağustos 2010 Perşembe 10:21
-Başbakan, Başbakan Gibi Konuşmalı- - 03 Ağustos 2010 Salı 10:24
İkisi de AKP Vekili; Farkı Ne?- - 27 Temmuz 2010 Salı 18:36
Toplu Taşıma Meselesi - 05 Temmuz 2010 Pazartesi 17:30
Fırıldaklaşan Karakterler - 09 Haziran 2010 Çarşamba 11:10
-Veli Korkmaz’ın Başarıları- - 25 Mayıs 2010 Salı 10:59
Bu Memleket Düzelecek... Mi? - 11 Mayıs 2010 Salı 09:52
Yürekli Bir Ses Ver Kırıkkale - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:09
Koca Reis Dedi ki; Çok Başvekil Gördüm, Fakaaat… - 19 Nisan 2010 Pazartesi 16:35
Çok Yazdın da Ne Oldu? - 06 Nisan 2010 Salı 16:47
Doğuran Kısrak Utansın - 29 Mart 2010 Pazartesi 06:19
Kırıkkale’de Yaşayan Herkese - 24 Mart 2010 Çarşamba 19:31
Pekdoğan’ın Basın Açıklaması - 10 Mart 2010 Çarşamba 13:08
Hain Aklama Tuzakları - 07 Mart 2010 Pazar 09:36
Birini Yaparken Ötekini Bozmayın - 04 Mart 2010 Perşembe 03:22
Yeni Hastane Yapılacaksa - 26 Şubat 2010 Cuma 19:56
İşte ‘Ismarlama Yasa’ Belgesi - 22 Şubat 2010 Pazartesi 17:33
Kaypak Müslüman’ı Dinden Çıkarır - 16 Şubat 2010 Salı 09:41
Osman Durmuş Ne Yapmak İstedi? - 09 Şubat 2010 Salı 14:40
Kültür, San’at ve Belediye - 04 Şubat 2010 Perşembe 07:10
Kent Konseyi mi var? - 17 Ocak 2010 Pazar 17:13
Bir Yıl Devrildi - 01 Ocak 2010 Cuma 08:28
Akıllılık ve Kurnazlık - 26 Aralık 2009 Cumartesi 07:05
Sayın Başkan Zalimlik Karakterin mi Senin? - 09 Aralık 2009 Çarşamba 12:51
İhanetin Yol Alışı - 04 Aralık 2009 Cuma 14:52
Çingene Lafazanlığı - 26 Kasım 2009 Perşembe 09:27
Allah’tan Korkun - 23 Kasım 2009 Pazartesi 08:10
Gurur Duyuyoruz Sayın Korkmaz - 18 Kasım 2009 Çarşamba 16:09
Şehitlere Terbiyesizce Tavır Almayın - 14 Kasım 2009 Cumartesi 19:16
Yılanların Donu Çözülürse - 29 Ekim 2009 Perşembe 05:36
Kent Kültürü ve Kırıkkale - 23 Ekim 2009 Cuma 14:14
Yahşihan Belediye Başkanı - 20 Ekim 2009 Salı 20:14
Başkan, Şeytanı Çok Kızdırmış - 16 Ekim 2009 Cuma 19:33
Atatepe Parkı ve Yenimahalle - 14 Ekim 2009 Çarşamba 10:45
Bu Ülkede Çocuk Olmak / İnsan Olmak - 09 Ekim 2009 Cuma 21:10
Anlattı Ağladı, Ağladı Anlattı - 01 Ekim 2009 Perşembe 12:36
Bu Millet Biliyor - 25 Eylül 2009 Cuma 17:49
Acil Afet Tedbirleri - 11 Eylül 2009 Cuma 01:51
Dört Çakalın Yüzünden Ruhun İncinmesin - 26 Ağustos 2009 Çarşamba 16:08
Şerefli Durabilmek, Onurla Yaşamak İçin Gereklidir - 18 Ağustos 2009 Salı 00:00
Aşık Dede Bekâr Vardı Bir Zaman - 09 Ağustos 2009 Pazar 00:00
Kim Demiş Terörle Bir Yere Varılmaz Diye? - 05 Ağustos 2009 Çarşamba 00:00
Bir Çakal Kahraman Olacak - 02 Ağustos 2009 Pazar 00:00
Sayın Valimiz Hoşgeldiniz - 30 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Kuzey Kürdistan’a Hazırlık mı Var? - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale, Kalkınma Hamlesine Muhtaç - 23 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Türk Milletini Anlamak - 21 Temmuz 2009 Salı 00:00
Kör müsünüz, Burnunuz mu Yok? - 15 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Zulmü Şeref mi Sayıyorsunuz? - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Delikanlı… - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Birazcık Utanın - 03 Temmuz 2009 Cuma 00:00
Aile - 30 Haziran 2009 Salı 00:00
Zalim Sizsiniz Sayın Bakan - 23 Haziran 2009 Salı 00:00
Çelebi İlçesine Dair - 20 Haziran 2009 Cumartesi 00:00
Destansız Sakarya - 16 Haziran 2009 Salı 00:00
Bizde mi Kör Bakalım? - 11 Haziran 2009 Perşembe 00:00
Belediye İçin, Kırıkkale Halkı Ayağa Kalkmalı - 04 Haziran 2009 Perşembe 00:00
Sayın Vekiller Bu Belediyeler Ecnebi mi? - 01 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Sayın Korkmaz, Siz Hiç Yaşadınız mı? - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Tarihi Eserlere Ne Oldu Bir Bakın - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Nokta Gibi İnsan Arıyorum - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bizde Niye Ekmek Yok? - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Kadirşinas Toplum Olabilmek - 29 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Memleketin Gelişmesi - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Aklı ve Vicdanı Olanlar Dinler Belki - 18 Nisan 2009 Cumartesi 00:00
Mahir Yılmaz ve MHP - 07 Nisan 2009 Salı 00:00
Avukat Seçmen Değil, Hakim Seçmen Devrini Açalım - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Makro Market Perdesini Açar mısınız? - 18 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Kırıkkale’de O Nesile Muhtacız - 05 Mart 2009 Perşembe 00:00
Sayın Milletvekili’ne Açık Mektup - 26 Şubat 2009 Perşembe 00:00
Adam Gibi Okuma ve Yorumlayabilmek - 07 Şubat 2009 Cumartesi 00:00
MHP, Korkmaz'a Plaket Vermelidir - 03 Şubat 2009 Salı 00:00
Mustafa Özbek ve Ergenekon - 01 Şubat 2009 Pazar 00:00
Ateşte Yükselen Figan - 31 Aralık 2008 Çarşamba 00:00
Nasıl Düşüneceğiz? - 19 Aralık 2008 Cuma 00:00
Belediyenin Korkmaz Dönemi-1 - 02 Aralık 2008 Salı 00:00
Mahir Yılmaz ve DP - 05 Kasım 2008 Çarşamba 00:00
Oh Be, Dünya Varmış - 15 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Köy Bile Olamaz - 10 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
Allah İçin Dinleyin - 01 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Nankör ve Münkir… - 24 Ağustos 2008 Pazar 00:00
17 Ağustos’un Manası - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Akıl ve Gönül Sahibi Olmak - 11 Ağustos 2008 Pazartesi 00:00
Bilgi ve Fikir Toplumu Olamadık - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
Milletin Hakkını Yiyen Namıssız… - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
Çarşı Çakalları ve Düğünlerimiz - 29 Temmuz 2008 Salı 00:00
Yerel Muhalefet Nerede? - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Kırıkkale Türküsü - 14 Temmuz 2008 Pazartesi 00:00
En Büyük Başkan Bizim Başkan - 06 Temmuz 2008 Pazar 00:00
Değişim ve Gelişim - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
Unutmak, utanmak, usanmak… - 25 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
Yutkunarak Konuşanlar - 20 Haziran 2008 Cuma 00:00
Dalga mı Geçtiler, Yalan mı Söylediler? - 28 Mart 2008 Cuma 00:00
Edep, Erdem ve Milli Duruş - 26 Mart 2008 Çarşamba 00:00
Şehidimin Arkasından Yürürken - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
Şehidimin Arkasından Yürürken - 26 Şubat 2008 Salı 00:00
Fikir Travestileri - 28 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
Bir Başarı Ödülü Üzerine - 11 Aralık 2007 Salı 00:00
Kırıkkale Şiir - Sanat Devranı - 04 Aralık 2007 Salı 00:00
Kırıkkale’de İhmal Edilenler - 27 Kasım 2007 Salı 00:00
Karaağaç’ta Öğretmen - 25 Kasım 2007 Pazar 00:00
Bu Şehirde Şehircilik - 22 Kasım 2007 Perşembe 00:00
İnsan Denen Varlık - 22 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Her Makam Sahibi Kendini Aşmış Kişidir - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Irk nedir, Millet nedir? - 18 Kasım 2007 Pazar 00:00
Belediye Yönetimi, Sendika Seçimleri ve Basın - 16 Kasım 2007 Cuma 00:00
Belediye Yönetimi ve Sendika Seçimleri - 15 Kasım 2007 Perşembe 00:00