Haberleri, köşe yazarlarını ve altındaki yorumları okudum.
Gerçekten bu memlekette okumuş insanlar, internete bağlanıp haber okuyacak kadar elit bir kesimin arasında neler varmış…
Bir seçime gidiliyor ve bu seçimde yerel yönetimler seçilecek; memleketimiz beş yıl onların yönetiminde kalacak.
Demokratik nizamın ana unsuru olan siyasi partiler adaylarını çıkarıp halka tanıtır, projelerini, hedeflerini açıklar ve rey ister.
Akabinde en çok rey alan seçilir.
Şu an adaylar belirlendi ve seçim çalışmalarına girildi.
Elbette açık toplum olmanıngereği basın görevini yerine getirecek.
Basını görevi, olayların haber ve değerlendirmelerini halka ulaştırmak, halkın bilgi edinmesini sağlamaktır.
Bu iş yapılırken bazen basın mensubu yeterli bilgiye ulaşamamış da olabilir.
O zaman muhatabı olam kişi veya kurumlar konuyu açıklayarak düzeltilmesini isterler veya tamamen yalan haber ise tekzip etmesini isterler.
Eğer basın mensubu ısrar ederde o açıklamayı yayınlamazsa veya yeterli bulmazsa, o zaman devletin yargısı vardır, hukuku vardır, dava açılır ve cezasını çeker.
Ama yorumları okuduğum zaman bir görüş açıklamasını göremiyoruz.
Bir erdem, bir nezaket, olguluk göremiyoruz.
Herkes konu ile alakası olmadan hakaret edercesine saldırıyor, vay efendim nasıl yazarsın…
Bal gibi yazarım…
Evet, hür vicdanımın iktizasında fikirlerimi yazarım ve her arkadaşım da yazacaktır.
Birilerinin gizli yaraları sızılar diye rüzgara dur demek olur mu?
Hele öyle küstahları var ki içlerinde, sen dam derken o çıkıp “iftira ediyorsun” diye yazara iftira ediyor.
Evet var ise bir yalan yanlış konu hukuk çerçevesinde düzeltilir, çakal ağzı yorumcularla değil.
Mesela biri bir konudaki yazıyı okuduktan sonra bir yorum yazmış…
“dediğin doğru ama seninle ilgili şöyle bir söz var” diye yazarın şerefini lekeleyen bir cümle atıyor.
Yazarın yazdığı doğru ise, yazı doğru ise mesele bitmiştir.
Ama içini saran korku ve fesatlık duygusu ayrı bir ahlaksızlık gerektiriyorsa, yazar o konuda da sana cevap verecek çapta biridir.
Alırsın cevabını kıvrılır oturursun.
Kimsenin onuru ve şerefi oyuncak değildir.
Tenkit edilir.
Takdir edilir.
Ama insani münasebetler örselenmeden yapılır ve ona yazarlar saygı duyarlar.
Eğer birileri basını yorumcuları vasıtasıyla susturmak gibi bir haltın içine girmişlerse hemen dönsünler o yol çıkmaz sokaktır.
Her basın mensubu vicdanının gereğini yazar ve yazacaktır, yanlışı eksiği varsa muhatabı adam gibi açıklamasını yapar düzeltilmesini talep eder.
Anlaşılmasını ümid ediyorum…