Bu gün bir zorlu yazı yazcağım, ama bu yazıyı okumadan önce zihninizi, aklınızı ve vicdanınızı tarafsız kılın.
Yani ön yargılarınızı bir yana koyarak ve benim fikir yapımdan ziyade yazdıklarımın doğruluğuna kendi vicdanınızı odaklayın.
Hani pek çok yazımda iki tip seçmen vardır:
1. Avukat seçmen: Oy verir, oy verdiği kişiyi sürekli savunur, yanlışlarını savunur ve kendisini kandırmak anacıyla bir takım yalanlar bulur, züğürt tesellileri arar.
2. Hakim seçmen: Oy verir ve oy verdiği kişiden hesap sorar, vicdanını tatmin edecek savunma alamazsa onu cezalandırır.
İşte bu gün ya avukat ya savcı, hakim seçmen olma günü, ben bu zaviyeden kendi yerinizi belirlemenizi istiyorum.
Avukat seçmen iseniz zaten sizinle konuşmak mümkün olmaz, en küçük deliller bile sizi tatmin eder, müvekkilinizin haklılığına inanmaya çalışırsınız.
Ama bir hakim edasıyla bakarsanız, işte o zaman basına savcılık görevi düşer, esasen basın halkın savcısıdır, adayların avukatı değildir.
Belediye başkanının ve yakınlarının, savunucularının üzerinde durduğu ve sözümüzde durduk dedikleri üç ana başlık var; Samsun yolu, Terminal ve Su Arıtma Ünitesi (tesisi değil)…
İşte bu üç ana başlığa bakalım istiyorum…
Önce Samsun yolundan başlayalım…
1. Samsun yolu karayollarında idi ve giden dönem seçimlere yakın belediyeye devredildi.
Devralan MHP yönetimi –hatırlayınız- orta refüj çalışmasını mükemmel bir şekilde yapmış, kuru ağaçlandırmanın yanında yemyeşil bir haale getirmiş, iyi bir bakımla hem ağaçlar, hem de çimler göz alıcı bir hale gelmiş, ve bulvarın adı da meclis kararı ile Alpaslan Türkeş Bulvarı olmuştu.
Sayın Korkmaz MHP nin yarım projelerini ve çalışmalarını ikmalden başka bir misyonu olmayan biri olduğu için, sanki Kırıkkale’nin her derdi bitmiş gibi asvalt çalışması yerine ilk işi bir firmaya birer ayak refüjü daraltmak suretiyle bütün parke taşlarını değiştirip henüz bir yıllık yapılanların hepsini söktürüd.
Belediyenin kasasından ilk açılan delik orasıdır.
Sonra asvalt ihaleleri yapıldı, birkaç müteahhitin soygunu ve terkini sonucunda asvalt işi uzun bir zaman Kırıkkaleli,lerin araçlarının rot balans ayarlarını bozarak tamamlandı…
Ve o geniş yeşillik alan şu anda ne durumda bilmiyorum…
2. Terminal: her şeyi tamamlanmış hazır projenin kolu kanadı kesilerek bir kuşa benzetilip bitirilmiş…
Ve, Özel İdare ile ortaklaşa uzun bir zaman aşımından sonra yapılmış, maalesef ideal bir işletmeye kavuşturulamamış bir projedir.
Yani MHP’nin yarım kalan bir projesidir.
3. Su arıtma Filtre Tesisi: Başbakan,ın açılışını yaparken “Veli kardeşim bu kadar büyük tesisis iyi başarmışın” dediği proje…
Bektaşi,ye neden namaz kılmadığını sorarlar “Allah Kur,anda La takramüs salate, yani namaza yaklaşmayın, diyorda ondan kılmıyorum” der.
“ama o ayetin devamını okusana, oarada sarhoş iken yaklaşmayın” diyor, deyince bektaşi “ben o kadar ilme sahip değilim, devamını okuyamam” der.
Bu tesisin istimlakı MHP döneminde yapıldı, bu fikir MHP,nin.
Anap döneminde az bir gelişme katettikten sonra giden dönem yedi yılda bitirilmesi gereken proje, susuzluk problemi yaşamamak için üç yılda tamamlandı ve açılışı yapıldı.
Türkiyenin değil Ortadoğunun en büyük projesi olduğu belediyenin sitesinde yazılı.
Kırıkkale,de eski su kaynakları kurumuş, kuyular su vermez hale gelmiş ve su sıkıntısı başlayacağı bir anda MHP genel başkanının özel talimatlarıyla bitirlmiştir.
Sadece tesis değil, isale hatları ve beş büyük deponun yaptırılması da MHP dönemindedir.
Yalnız suyun lezzet problemi vardı, ki bu da projenin teknik bir eksikliğinden kaynaklanmıştır.
O dönem arıtmada kullanılan kimyasallarla suyun temizliği de sağlanmıştır ama tat problemi kalmıştı.
Sayın Korkmaz sağolsun bu eksikliği çok pahalı ve suyun fiyatına aksettiği takdırde halkın içemeyeceği kadar pahalı bir maliyet getirecek sistemle bu işi çözebilmiştir.
Üç beş ihale denemesi sonucu başarılmıştır.
MHP kapalı Pazar yerleri yaptı, sayın korkmaz bir ilave ile devam etti.
Yani sayın Korkmaz,a MHP bir törenle plaket vermeli, vermezse haksızlık olur.
MHP nin yarım kalan projelerini tamamlamıştır.
Bitiremedim, özetlemeye çalıştım.
Çok da uzadı, bundan sorra isterseniz Makromarket- Peşkeş Oteli- Altgeçit alaveresi üçgeninde dönenlere bakalım.
Bu üç buutlu fırıldağın dönüşünü seyredelim mi?