23 Mayıs 2012 Çarşamba

03.02.2009 00:00:00 671  defa okundu.

Başbakan Ne Kazandı, Türkiye Ne Kaybetti?

Yani nasıl seçildiği, dünyaya hangi pencereden baktığı,

Yönetme erkini ne yönde kullandığı önemli değil mi?

Sırf seçilmiş olması bu soruları sormamıza engel mi?

 

1933 yılında Hitler de seçimle işbaşına gelmişti. 1945 yılına kadar yönettiği ülkesine ve dünya insanlarına büyük acılar yaşatmış ve  devletlerin tarihinde kısa sayılacak bu zamanda,      14 Milyon insanın öldürülmesine sebep olmuştu.

 

Keza seçimle iktidara gelen Saddam, hem Irak  vatandaşlarına hem de, bulunduğu coğrafya insanına tarifsiz acılar yaşatmıştı.

 

Elbette seçim, demokrasilerin olmazsa olmazıdır.

Ancak sırf seçilmiş diye, kimse vasıflarından muaf tutulamaz.

 

İsrail’in Gazze de yaptığı insanlık dışı saldırıları kınamamak, Filistin halkının yanında yer almamak mümkün değil.

 

Ancak sayın Başbakanımız gibi düşünür ve “Hamas seçilmiş bir partidir. Herkes ona saygı göstersin”

“Filistin Kurtuluş Örgütü Başkanı Mahmut Abbas ve dünya bunu içine sindirsin” derseniz,                                                       yazının başından beri söylemeye çalıştığımız hataya düşersiniz.

 

Dünyanın hangi demokratik ülkesinde, seçimlere giren bir partinin silahı, füzesi, roketi, topu, tüfeği ve milisleri vardır?

Yada, bu yapıya sahip bir parti, seçimi kazanmış bile olsa, bunu demokrasinin sonucu saymak ve desteklemek mümkün mü?

Bu nasıl bir demokrasi anlayışının tezahürüdür?

Hanımefendinin  “yalan söylüyor” diyerek engin !! diplomatik tecrübesini ortaya koymaktaki acelesi,

nedeni tam olarak anlaşılmayan “bindirilmiş gözyaşları”    gecenin o saatinde ellerinde matbaa baskılı pankartlarla hazır kıta bekleyen  “nöbetçi göstericiler” de göz önüne alınınca, sanki böyle bir çıkışın planlı olduğu intibaına  kapılmamak mümkün olmasa da,

Konumuz bu davranışın planlı olup olmadığı değil.

 

Söz konusu olan, ülkemizin bölgesindeki ve uluslararası arenadaki saygınlığıdır, imajıdır.

Bu imaj,

ABD, Kanada, Avrupa Birliği ve Japonya gibi birçok ülke tarafından, Terörist Örgütler listesinde görülen Hamas’a hamilik etmek uğruna feda edilmemeliydi.

Evet, İran dan yıldızlı aferin kazandı başbakan,                        ama ülkemiz neler kaybetti acaba?

 

Musul ve Kerkük de Türkmenlerin yaşadığı dramlara neden aynı duyarlılığı göstermediği gibi haklı eleştirilerin yanı sıra, günlerdir dış basında, Filistin halkını değil, terörist örgütü destekleyen lider olarak yazılıp çizilmekte.

 

Her şeyin en iyisini bildiğini zanneden Sayın Başbakan, kendisine bağlı olarak görev yapan Dış İşleri çalışanlarını ve Diplomatları Monşer diye niteleyip, aşağılamaya çalışmak yerine, davranışlarının muhtemel sonuçları hakkında onların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmayı düşünse daha isabetli olurdu.

 

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
abdi ipekçi:
hasetten kudurtuyor başbakan bazılarını helal olsun... aaa bakınız tony blair de hamas ile masaya oturulmadan filistin de barış olmaz demiş. israil in yaptıklarına gözlerini kapatanlar hamas ın 3-5 roketini gözümüze sokmaya çalışıyor... bundan 20 yıl önce hamas mı vardı? ama israil yine filistin e saldırıyordu. 3 gr uluslararası ilişkiden, siyaset tarihinden yoksun kişi gelmiş bir de diplomasiden söz etmiş. yoksa Emine hanım diplomat mıydı da diplomatik açıklama yapsın? yazacak şey çok ama deveye sormuşlar boynun neden eğri, o da demiş ki nerem doğru? ben bu yazının neresinden tutsam da düzeltsem? neyse algı yollarınızı açarsanız, onur öymen gibi monşerlerin! gazına gelmezseniz, siz de onun gibi çark etmek zorunda kalmazsınız. Erdoğan yaptıklarına sizin hayal gücünüz yetmez!
04.02.2009 18:51:52

YAZARIN TÜM YAZILARI
Taksim, Devletin Namusu mu? - 01 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Uyu, Uyan, Alkışla... - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Kefillik - 19 Nisan 2009 Pazar 00:00
Sen Kimsin? - 09 Nisan 2009 Perşembe 00:00
Sandıkların Dili - 01 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Böylesi Görülmedi - 27 Mart 2009 Cuma 00:00
Ahmet Beyin İti - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Devlet Tedbir Almalıdır - 18 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Muhtarlık Ciddi İştir - 10 Mart 2009 Salı 00:00
Adalet, Demokrasi ve Tehditler - 01 Mart 2009 Pazar 00:00
Melih Gökçek - 21 Şubat 2009 Cumartesi 00:00
İftira ve Bulaşık İşler - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
Başbakan Ne Kazandı, Türkiye Ne Kaybetti? - 03 Şubat 2009 Salı 00:00
Sosyal Makarnacı... - 01 Şubat 2009 Pazar 00:00
(2002-2009) Kirli Eller İşbaşında - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Fehmi Koru Tutuklansa Demokrasimiz Güçlenir mi? - 11 Ocak 2009 Pazar 00:00
Seçmen Anketi - 02 Ocak 2009 Cuma 00:00
Kanımıza Dokunuyor! - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
Gelinim Olur musun? - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ümükten Korkan Kim? - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Gökçek de gidici mi? - 05 Aralık 2008 Cuma 00:00
Balans ayarı ve açılımlar - 29 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Merhaba! - 27 Kasım 2008 Perşembe 00:00