Birbirlerine sordular, bilgilenmeye çalıştılar çoğu zaman.
Kimileri aklındakini ortaya koydu, kimileri ise bildiklerini paylaştı.
Kimileri de değişik farklı fikirler üretip insanların kafasını karıştırdı.
Ak Parti Veli Korkmaz’dan başkasını aday göstermez dediler önce.
Gözlerini ve kulaklarını televizyonlara yöneltip beklediler.
Başbakan bir çok ili açıklarken Kırıkkale’yi söylemedi.
Sonra düşünceler değişti, Korkmaz’ın aday yapılamayacağını düşünenler atladı.
Yine insanlar birbirine sordu.
Şimdi aday kim olur?
Kurt sisli havayı sever ya…
Kendi adaylarını kollarından tutup vekiller girdi devreye.
Çalıştılar, çırpındılar, tırmadılar hep birden.
Ama olmadı, tekrar başa dönüldü.
Vekillerin rüyası da bitti.
Şimdi partilerin adayı belli.
-DP Mahir Yılmaz.
-Ak Parti Veli Korkmaz.
-Sadet Partisi Kemal Albayrak
-CHP Sahir Koçak
Millet isimlere baktı, kafalar karıştı.
Bu sefer sorular ve beklentiler değişti.
Şimdi herkes birbirine yine soruyor.
Kim kazanır?
-Sahir mi?
-Mahir mi?
-Korkmaz mi?
-Yoksa Albayrak mi?
-Kayalak nasıl olur alır mı sizce?
Bizim seçmenimizde ne laf ne söz biter.
Bitmedi de zaten.
Kimileri Yılmaz’dan alıp Koçak’a aktarıyor, kimileri Korkmaz’dan alıp Albayrak’a veriyor.
Bir şey söylenecek kesin.
Tutmaz ise aktarmalar bu sefer Koçak’tan alıp hurraaa Yılmaz’a aktarım başlıyor.
Anlayacağınız oylar Kayalak, Albayrak, Korkmaz, Sahir ve Mahir arasında gidip geliyor.
Ama ilginçtir duymadığım bir şey var.
Kimse parti adını pek zikretmiyor.
Çünkü, aday isimleri partilerin önünde bugün.
Tek farklılık ise Korkmaz’ın Ak Parti ile birlikte anılıyor olması.
O zaman ben soruyorum…
Gerçekten kim kazanır?
Partinin gücüyle gücünü birleştiren mi, yoksa parti bir yana isminin gücüyle yarışa katılan mı?
Peki ismin gücü kazanmaya yeter mi?
Onu da göreceğiz.
28 Mart gününü bekleyelim bakalım.