28 Aralık itibarıyla kurumumuz SABANCI ve Avusturya Devletinin Elektrik idaresi olan VERBUND, ortaklığına 1.225 milyon dolara devr edilmiş oldu. Bu satışla birlikte Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Bartın, Zonguldak illerinin tamamının elektrik dağıtım işi özelleşmiş oldu…
Kurumda çalışan işçi arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, mevcut sözleşmeyle görevlerine devam edecekler. Allah haklarında hayırlı olanı versin. Memur arkadaşlarımız ise , teklif alan arkadaşlar isterlerse kalacak, istemezlerse başka devlet kuruluşuna geçmek üzere Nakle tabi personel olarak Devlet personel başkanlığının havuzuna geçecek…Diğer teklif dahi almayan arkadaşlarımız ise zaten devlet personel havuzuna geçmek için müracaatlarını yapmışlardı.
Çalışan arkadaşlarımızın tümünde özellikle memur arkadaşlarda bir tedirginlik vardı doğrusu… Devir ile birlikte bir anda kadrosu memur olan arkadaşların şifreleri sistemleri açmadı, yetkililerin imza yetkileri düşüverdi.
Geçtiğimiz Cuma günü memur arkadaşlarla Sabancı-Verbund ortaklığı yetkilisinin görüşmeler yapacağı konuşuluyordu. O günde geldi çattı çoğu kişiyle görüşme dahi yapılmadı, beş altı kişiyle yapılan görüşmeler neticelendi ve kimi isimler kaldı… Zaten çoğunluğunun kalmayacağını başka bir kuruma geçmek üzere dilekçe verdiklerini biliyorum…
Cuma günü dairede aslına bakarsanız biraz hüzün, biraz telaş, biraz üzüntü vardı… Kimileri bazı vakılara kızıyor, üzülüyor olsa da bu kızgınlığın, üzülmenin arkasında yıllarını verdikleri kurumdan ayrılmanın hüznü vardı.
Öyle ya kolay iş değildi hemen her gün geldiğiniz, ailenizden, çocuklarınızdan evinizden daha fazla vakit geçirdiğiniz mekânlardan ve arkadaşlardan ayrılmak zordu. O gün arkadaşların kendi özel eşyalarını toplarken bazılarının seyrine dalıverdim kimileri birilerine kızarak eşyalarını toplarken, kimilerinin gözünün nemlendiğini gördüm doğrusu…
Sonra bende kendi odamdaki eşyalarımı yavaş, yavaş bir kutuya yerleştirdim… Akşamüstü odadan çıkarken geriye dönüp bir baktım bu odada geçirdiğim yaklaşık dört yıl bir film şeridi gibi geldi geçti gözlerimin önünden…
Akşamüstü kurumda kalmayan memur arkadaşlar toplantı salonunda buluştuk herkesle tek, tek kucaklaştık, öpüştük helallik diledik… Kim bilir belki önümüzdeki hafta içinde devletin personel havuzuna düşmüş olacağız… Sonrada devlet personel başkanlığı uygun gördükleri kuruma atamalarımız yapılacak…
Arkadaşlardan ayrılmak, ailemizden fazla vakit geçirdiğimiz kurumumuzdan ayrılmak zor olsa da ayrılmak zorunluluğu var, buna mecburuz… Başka bir açıdan bakıldığında ise bu kuruluşta çalışan arkadaşlarımız DEVLETİMİZE 1225 milyon dolar para kazandırdılar... Bu durum gurur verici bir durum… Ancak kurumdan ayrılacak arkadaşların hemen hepsinin en azından birer, birer çağırılarak bir kuru teşekkürü yada bir plaketi hak ettiklerini düşünüyordum…Bunu idarenin mutlak suretle yapması gerekirdi…
Memuriyet hayatımda buna benzer ayrılıklar yaşadık, ancak Kurumumuz değişmemişti, şimdi kurumumuzda değişecek… Kurumumuzda çalıştığım yıllar içerisinde sağlam dostlar edindik… Elbette bu dostluklar hangi kurumda olursak olalım devam edecek. Her nerede, hangi görevde olursak olalım hiç birini unutmayacağım, kapımızın sonuna kadar gideceğimiz kurumda da Başkent Edaş çalışanı arkadaşlarıma açık olacağını ifade etmek isterim…
Kurumdan ayrılacak olan tüm memur arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyor bundan sonraki yaşamlarında başarılar diliyorum…Bu özelleşmenin hem alan kuruluşlara, canımızdan aziz bildiğimiz ÜLKEMİZE çalışan arkadaşlarımıza hayırlar getirmesini diliyorum… Bizler inanan insanlarız, kadere gönülden inanırız, bu kurumda yiyecek ekmeğimiz, geçecek günümüz bu kadarmış diyor yeni kurumlarımızda Devletimize en iyi şekilde hizmet edeceğimize, faydalı olacağımıza inanıyor, Başkent EDAŞ' a elveda ediyorum.…
‘’Mevlam neylerse güzel eyler …’’