Ülkemizde de devletin “sosyal” olup olmadığının en önemli göstergesi, (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumlarının mali yapısıdır.
Sağlam bir mali yapısı olan kurum, sağlık harcamalarından pay istemez, emeklisine ve çalışanına günün koşullarına uygun ücret artışı sağlar.
Eğer bir ülkenin yöneticileri; bütçe konuşmalarında yada özel değerlendirmelerinde SGK dan bahsederken “ kurumun bütçesinde açık var, önümüzdeki dönem bu açık kapatılacaktır”
Diyorsa.!!!!!
Yandı o ülkenin çalışanı, emeklisi, dul, yetim ve malullük aylığı alanları.
Çünkü;
SGK açıklarının kapatılması demek,
Vatandaşa yapılacak sağlık harcamalarının kısılması,
Emekli ve çalışana, yaşlısına, dul ve yetimine en az seviyede ücret artışı yapılması demektir.
Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Plan ve bütçe komisyonuna yaptığı sunumda,
SGK finansman açığı için 21 milyar 378 milyon YTL sermaye transferi öngörüldüğünü belirtti.
Yani 2009 yılı için kurumun açığı 21.4 milyar YTL ( 21.4 katrilyon lira.)
Sosyal devlet olmanın en önemli karinesi olan SGK mali yapısının bu kadar kötü olmasına rağmen,
Devletin çeşitli kurum ve kuruluşları aracılığı ile yürüttüğü,
Odun ,kömür, makarnaya ilave olarak (dün gündeme gelen) Tunceli de dağıtmayı düşündüğü beyaz eşya, nasıl
değerlendirilmeli?
Yani, “sosyal devlet böyle olur” denebilir mi ?
Hayır.
Çünkü sosyal devlet, dağıttığı parayı alabilmek için girdiği kuyrukta, ezilerek ölüm tehlikesi geçiren, saçak altına sıkışmış
kadının yaşadığı korkuyu görmeli.
İhtiyacı olmasına rağmen oralara gidemeyen onurlu vatandaşlara ulaşmanın uygar bir yolunu bulabilmelidir.
2003 yılından buyana, kömür yardımı yapılanların sayısındaki artış, nüfus artışıyla izah edilemeyecek kadar ciddi oranda artmış.
Ya Hükümet, ülkenin muhtaç sayısını azaltamamış aksine, sayıları nın ürkütücü boyutlara ulaşmasına seyirci kalmış.
Yada uygulanan yöntem fazlasıyla istismar edilmektedir.
Daha da kötüsü, her ikisinin birden var olması.
Hükümet, bütün kayıtları elinin altında bulunan, asgari ücretlisini, emeklisini, dul ve yetimini, görmezden gelip, yeni garipler aramasın. Üç on paraya mahkum ettiğiniz emekli dul ve yetimin hakkını, devlet eliyle ve hangi kriterlere göre yapıldığı belli olmayan, adete avantalar şeklinde dağıtmaktan vazgeçin.