Bu şekilde tam 250 Rus milletvekili öldürülmüş.
Mecliste vekillerin eksikliği ise hiç hissedilmemiş uzun bir müddet.
Ancak Rus emniyetine kadar intikal eden olay üzerine bir gün mafyayı Rus emniyeti yakalamış.
Sorguya çekilmiş mafya üyeleri.
250 vekil öldürülene kadar yakalanmayan mafya bu işin sırrını çok merak etmiş.
Emniyet sorgulamasında demişler ki, “şimdiye kadar hiç yakalanmadınız. Siz nasıl hata yaptınız ki, sizi ele geçirdik” deyince;
Mafya üyeleri cevap vermiş.
Bugüne kadar mecliste hep bir vekili kaçırıp öldürüyorduk.
Yine bir vekili kaçırdığımızı sandığımız aslında meclisin çaycısıymış.
Bu olay ise çaycının kaçırılmasıyla ortaya çıktı demişler.
Bu olay milletvekillerinin meclisteki ağırlıklarıyla ilgili elbette.
Özellikle adayların belirlenmesi sürecinde yaşanılanlar düşünülecek olursa, vekillerin ağırlıklarını da anlamak mümkündür.
Ak Parti Belediye Başkanı Veli Korkmaz’ın bu anlamda vekillerin karşı çıkmasına rağmen tekrar aday gösterilmesinin iki yönlü bir sonucu var diyebiliriz.
Birincisi; vekillerin karşı olduğu Korkmaz’ın aday gösterilmesi vekilleri pasifize etmiştir.
İkincisi ise, Korkmaz hem Genel merkez hemde Kırıkkale’de ağırlığının olduğunu ortaya koymuştur.
Bir başka sonucu da, vekillerin Kırıkkale’deki konumları siz deyin Bakan Beşir Atalay, biz diyelim Tayip Erdoğan tarafından yok sayılmışlardır.
Biliyorsunuz bugüne kadar vekiller Kırıkkale siyasetinde her zaman ilgi odağı olmuş ve hatta teşkilat bazında yapılacak tüm çalışmalar öncesi mutlaka vekillerden icazet alınırdı.
Bugün bakıyoruz vekiller ilk defa siyasette ağırlıklarını yitirmiş konuma düşürüldü.
Dik duruş sergileme cesaretini göstermemeleri aynı zamanda güven ve inanılırlıklarını da ortadan kaldırdı.
Ancak şunu bilmek gerekiyor, 28 Mart seçim sonuçları ya vekilleri haklı çıkartıp güven ve inanırlıklarının kazanılmasını sağlayacak yada tamamen Rus vekillerin konumuna düşürecektir.
Daha doğrusu Ak parti teşkilatının çaycısı kadar bile saygı görülmeyecekler beklide.
28 Mart seçim sonucu Ak Partinin zaferi ile sonuçlanacak olursa Veli Korkmaz’ın elinin çok daha güçlenmesini sağlayacak ki, o zaman vekillerin vay haline.
Zira Ak Partide Vekil adaylığının kısmen de olsa Korkmaz’dan geçeceğini düşünmek karamsar bir bakış açısı olmasa gerek.
Sonuç itibarıyla bu seçim süreci vekilleri pasifize etmiştir.
Adayların belirlenme sürecinde vekiller çok ciddi şekilde taraf olmamış olsalardı eminim daha da güçleneceklerdi.
Ama bu fırsatı kaçırdılar.
Bakalım 28 Mart seçimleri sonucunda ellerinden kaçırdıkları fırsatı yakalayabilecekler mi, bizde merak ediyoruz doğrusu.