Adının Ayşe olduğunu söyleyen küçük kız, yaşadıklarını canlı yayında anlattı. Annesini, babasını ve kardeşlerini İsrail saldırıları sonucunda kaybetmiş. Ailesinden hiç kimse kalmamış. Ailesi ile birlikte huzur içinde ve mutlu yaşadıkları evleri de bombardımanlar sonucu yerle bir olmuş. Şimdi ne onu koruyacak bir ailesi ne de kalabileceği sıcak bir yuvası var.
Babası onu koruyacaktı. Siper olacaktı Ayşe’ye. Bombalara, mermilere ve saldırılara karşı kalkan olacaktı kızına. Ayşe; “ Ben babama çok güveniyordum, onsuz ne yaparım?” diyordu.
Annesi koklayacaktı Ayşe’yi. Saçlarını tararken okşayacaktı. Belik örecekti saçlarına. En güzel elbiseleri giydirecekti güzel kızına. Annesini şimdiden özlemişti Ayşe.
Kardeşlerine doyasıya sarılacaktı Ayşe. Onlardan hiç ayrılmayacaktı. Bir abla olarak kol kanat gerecekti onlara. Onların mutluluğu için yaşayacaktı.
İsrail saldırılarıyla birlikte bütün hayalleri yıkılmıştı Ayşe’nin. Kameranın karşısında dilinin döndüğünce anlatıyordu yaşadıklarını, ne olduğunu anlamaya çalışan bakışlarıyla.
Yaşadıklarını, içini çekerek anlatıyordu Ayşe. O güzel gözlerinden inci gibi yaşlar döküyordu. Cennetten gelen nur damlalarına benziyordu gözyaşları. Sanki gözyaşının her bir damlasını bir melek taşıyordu. Elindeki bir mendille gözyaşlarını siliyordu. Yaşadığı şiddeti, katliamı anlatıyordu anlayanlara, içinde bir nebze vicdan kalanlara.
Ağlıyordu Ayşe, gözyaşı döküyordu; ama yine de dimdik ayaktaydı. Çocukluğunu yaşamadan büyümüştü. Oyuncaklarla oynamadan, yaramazlık yapmadan, nazlanmadan olgunlaşmıştı. Hayatın o ağır yükünü erken yaşta omuzlamak zorunda bırakılmıştı. Küçük ve zayıf omuzları nasıl taşıyacaktı bu ağır yükü.
Evlerin enkazı arasında dolaşırken halsizdi. Komşuları, arkadaşları hep ağlaşıyordu. Sevdiklerini arıyorlardı enkazların arasında. Ölü ya da diri bulmak istiyorlardı yakınlarını. Bir feryat bir ağıt duyuluyordu Gazze’de. Bu korkuyu, telaşı, hengâmeyi yaşayacaktı uzun bir süre. Belki de ömür boyu unutamayacaktı bu korkunç olayları.
Ayşe bir değil ki Gazze’de. Binlerce Ayşe var. Ayşeler sakat, Ayşeler kimsesiz, Ayşeler çaresiz, Ayşeler yetim, Ayşeler öksüz kaldı.
Ayşeleri sığdırmadılar şu kocaman dünyaya.