Bir gün öncesinden haberdar edildiğimiz MKE’deki imza törenine hazırlanıyorduk ki, sabah güne Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’in Ergenekon soruşturmasından dolayı evine baskın düzenlendiğini öğrendik.
Bütün yoğunluğumuzu buna vermek zorunda kaldık.
Dün ayrıca, Veli Korkmaz’ın adaylığı konusunda da önemli gelişme vardı, zira adı başkan adayı olarak ilan edildi.
Bu üç önemli gelişme ile bilgileri toparlayarak günü tamamlamaya çalıştık.
MKE’deki imza töreni bizim için önemli.
Çünkü, yeni milli silah üretimi ile ilgili törendi bu ve imzalar atılarak resmileştirildi.
Üretim Kırıkkale’de yapılacak yine.
Hayırlı olsun…
Veli Bey dün aday olarak ilan edildi resmen.
Zaten bir gün önce adaylığı akşam saatlerinde kesinleşmişti.
Dün Başbakan O’nunla birlikte 12 ilin adayını açıkladı.
Baştan beri aday olacağını belli idi ve sürekli bunu söylüyorduk.
Bize kızanlar oldu bu konuda fakat, kızmanın bir anlamı yok, Veli Bey zaten adaydı.
Burada önemli olan partideki durgunluğu hareketlendirmek için yürütülen girişimdi.
Başbakan ortaya bir laf attı, parti hareketlendi, aday adayı sayısı arttı.
Başbakan bu işi biliyor gerçekten.
Ve bildiği gibi de yaptı.
Veli Bey’e bir kere daha hayırlı olsun diyorum.
Bir çok kez görüştüm ve her seferinde de hayırlı olsun dediğimi biliyor.
Ancak, “Hele Başbakan açıklasın…” dedi hep.
Ve Başbakan’da dün açıkladı resmen.
Dün bizim için diğer önemli bir gelişme ise Özbek ile ilgili yaşananlar.
Sabah saatlerinde bir sürü telefon aldım bu konuda.
Televizyonlarını sabah açanlar hadiseye şahit olmuş.
Özbek, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Bizler, ne olursa olsun Özbek’i savunmak durumundayız.
Özbek bu şehir için önemli.
Bu şehrin işsizleri için bizden daha önemli.
Yetkili olduğu fabrikalar önemli bir iş kapısı Kırıkkalelilere.
Bu bakımdan savunacağız elbette.
Ergenekon hadisesinde yaşananları ve ortaya çıkanları ben de asla tasvip etmiyorum.
Özbek’in de bağlantısı olduğunu söylemiyorum, fakat olsa bile bize onu savunmak düşer.
Sendika ağası, sendika imparatoru falan dendi ve deniyor.
Burada önemli olan, madem böyle bu ağalığa son verecek yasaları çıkarın.
Öyle ya, yasalarda imkan var ki, böyle oluyor.
Yasayı buna engel olacak şekilde çıkarırsanız, ne Özbek’ten bahsedilir ne de başka isimlerden.
Ayrıca, bırakın muhalefeti istedikleri gibi konuşsunlar.
Zaten muhalefet ne yaparsa iktidara yarıyor.
Buna bu gözle de bakılabilir.
Memlekette vatana ve millete zarar olmadıkça çok seslilikten yanayım ben.
Zarar varsa üzerine gidilsin.
Fakat çok seslilik lütfen engellenmesin.
Ve çok renklilikte…
Doğru değil mi?