Türkiye’de seçimler hiçbir zaman normal sathında yapılamıyor. Bazen postallar etkiler, bazen okyanus ötesi rüzgarlar bazen de Müslümanlar (…!) bir rüzgara kapılan, bir dedikoduya kapılan, bir karalama kampanyasına katılan seçmen maalesef doğru karar vermekten alıkonulur.
Demokrasilerde seçmenin tercihine saygı duymak esas olanı tabiki tercihin içinde yoksan demek ki sen siyaseti gereği gibi oynamıyorsun manasına gelir ki bu demokrasilerde yenilgi demektir.
29 Mart yerel seçimlerinde de tabiki seçmenin oy vermesindeki etkenlerin çok farklı olması için çalışacaklar, halkı asıl dertlerinden uzaklaştırmaya çalışacaklar sahte gündemlerle bizi meşgul edecekler.
Ey halkım bu sefer ben nasıl olsa kazanırım diyen,
nasıl olsa bana oy verecekler diyen,
oylarını artırarak kazandıkları için diktatörce hareket eden ,
kendinden olmayanı yok sayan bu iktidara kırmızı kartı gösterelim.
Hiç yoksa sarı kartı gösterelim ki kendilerine bir gelsinler.
Gücün asıl sahibi ey halkım çıkarmasını bildiğin gibi indirmesini de bilirsin
Kırıkkale’de artık kim ne dengeyi gözetmeye kalkarsa kalksın tecrübeye, dürüstlüğe, işbilirliğe oy vereceklerdir.
Bu manada her zamanda söylediğimiz gibi 29 Mart seçimleri bir dönüm noktası olacak ya bu gidişe dur diyeceğiz sonsuza kadar susacağız……..