23 Mayıs 2012 Çarşamba

19.01.2009 00:00:00 693  defa okundu.

(2002-2009) Kirli Eller İşbaşında

Seçimlerinin ardından, memleketin her çöplüğünde,           çuvallar dolusu oy pusulaları bulunmuştu.

 

Hepimiz şaşkınlıkla izledik.

Kimimiz, “bu seçim hileli” dedi,

Kimimiz bunu rakip partiler yapıyor dedik.

 

Oysa o  belgeleri oralara atan, kirli organizasyon  iktidara;

 

“Bak bizi tanı, yapabileceklerimizin en küçüğü bu,

İstersek üzerinde şaibe oluştururuz” diyor,

“yalnız değilsin, bizde varız” mesajı veriyordu adeta.

 

Bize de ne isterse onu düşündürüyor,

Ne isterse onu konuşturuyordu.

 

Hiç düşünmedik, milli varlıklarımızın, özellikle yabancılara satılmasında bir rolü olacak mıydı  bu kirli ellerin?

 

Yıl 2009

Bu gün de durum değişmedi.

Yine aynı kirli eller devrede.

 

Gün  geçmiyorki, bir yerlerde silahlar bulunmasın.

Gün  geçmiyorki, yeni bir kroki ortaya çıkmasın.

 

Adrese teslim bombalar bulunur oldu evlerin önünde.

Apartmanların adının bile özenle seçilmesi,

“birileri bizimle dalga geçiyor” dedirtecek cinsten.

 

Geçmişte iktidara mesaj verdiğine inandığımız bu yapı,

Bu gün de başta asker olmak üzere, Amerika ve Avrupa Birliği karşıtı çevreleri hizaya getiriyor, köklü kurumlar, ulusalcı unsurlar   üzerinde şüpheler oluşturarak, sanki; “oturun oturduğunuz yerde  yoksa karalarım” diyor.

 

Uğur Dündar dan dinlemiştim;

 

Bir adam, elindeki ekmeği yemek için parkta oturmuş, o sırada yanında beyaz bir köpek belirmiş,

adam hoşt dese de köpek gitmeyince, bak, “sana öyle bir kara çalarım ki ölürsün kahrından”  demiş                                       Ama bakmış gitmiyor, çıkmış bankın üzerine ve

“kuduz köpek vaaaar” diye bağırmış.                                      Çevreden koşup gelenler taşla sopayla vura vura öldürmüşler zavallıyı.

Adam yerde yatan köpeğin yanına yaklaşmış ve kulağına,      “sana kara çalarsam ölürsün demedim mi?” demiş.

 

Bugüne kadar bize, ne isterse onu düşündürmeyi başaran  bu kirli yapının, ezberinin bozulması gerekir.

 

Zaman, “bu kadarı da fazla” dediğiniz ve o kirli ellerin ortaya atığı şüphelerden, şüphelenme zamanı.

 

Zaman, beyaz köpeği, eli karalardan  koruma zamanı.

 

Zaman, hem üzümü yiyen, hem de bağcıyı döveni tanıma zamanı.

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Taksim, Devletin Namusu mu? - 01 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Uyu, Uyan, Alkışla... - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Kefillik - 19 Nisan 2009 Pazar 00:00
Sen Kimsin? - 09 Nisan 2009 Perşembe 00:00
Sandıkların Dili - 01 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Böylesi Görülmedi - 27 Mart 2009 Cuma 00:00
Ahmet Beyin İti - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Devlet Tedbir Almalıdır - 18 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Muhtarlık Ciddi İştir - 10 Mart 2009 Salı 00:00
Adalet, Demokrasi ve Tehditler - 01 Mart 2009 Pazar 00:00
Melih Gökçek - 21 Şubat 2009 Cumartesi 00:00
İftira ve Bulaşık İşler - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
Başbakan Ne Kazandı, Türkiye Ne Kaybetti? - 03 Şubat 2009 Salı 00:00
Sosyal Makarnacı... - 01 Şubat 2009 Pazar 00:00
(2002-2009) Kirli Eller İşbaşında - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Fehmi Koru Tutuklansa Demokrasimiz Güçlenir mi? - 11 Ocak 2009 Pazar 00:00
Seçmen Anketi - 02 Ocak 2009 Cuma 00:00
Kanımıza Dokunuyor! - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
Gelinim Olur musun? - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ümükten Korkan Kim? - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Gökçek de gidici mi? - 05 Aralık 2008 Cuma 00:00
Balans ayarı ve açılımlar - 29 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Merhaba! - 27 Kasım 2008 Perşembe 00:00