Ha bugün ha yarın açıklanacak diye diye bugüne geldik.
Aday henüz açıklanmış değil.
Belli de değil.
Kimse kim olacağını bilmiyor.
Hafta sonu çay ocaklarını biraz dolaştım, herkes farklı yorumlar yapıyor.
Kimi çay ocağı Kemal Albayrak’çı olmuş.
Kimisi Veli Korkmaz’cı, kimisi de Orhan Aytekin’ci…
Her birinde farklı yorumlar yapılırken, genel kanaat sürecin bu kadar uzatılmasının yanlışlığı.
Bu arada, bize, mesela bana ve benim gibi bazı yazar-çizerlere tepki olduğunu da gördüm.
Örneğin, kimisi neden açık açık Orhan Aytekin’i yazmadığımızı, kimisi neden Veli Korkmaz veya Kemal Albayrak’a yönelik yazılar yazmadığımızı söylüyor.
Şu bir gerçek ki, kimi yazsak başkası eleştirecek.
Bu yüzden kimseyi açık şekilde yazmıyoruz.
En azından ben böyle yapıyorum.
Bazı durumlara işaret ettiğimiz oluyor.
Ancak bu, herkes için geçerli.
Bunda sitem edecek bir durum yok.
Tahmin yürütebileceğimiz bir durum olmadığı için böyle davranmak zorunda hissediyoruz kendimizi.
Yani herkesi bir şekilde gönüllemek durumundayız.
Kimseyi de kırmamaya üzmemeye gayret ediyoruz.
Böyle zamanlarda bu işin ne kadar zor olduğunu sanırım anlatmama gerek yok.
Şu anda en zor görevi kalemine inanılan biz gazeteci ve yazarlar yapıyoruz.
Bu yüzden, kimsenin üzerine bu konuda gitmeye gerek yok.
Ben ayrıca, duyuma dayanarak bir şey yazmıyorum.
Birilerinin söylediği şeyleri de aktarmıyorum sizlere.
Albayrak, Korkmaz veya bir başka ismin durumunu ele alacaksam, arıyorum kendilerini ve durumu analiz ederek sizlere aktarmaya çalışıyorum.
Dedikodu, iddia ve söylentiler beni ilgilendirmez.
Ben verilere bakıyorum.
Aday kim olacak?
Bunu ne ben biliyorum ne de bir başkası.
Fakat kim olursa olsun, partinin birlik içinde olmaya çalışacağını çok iyi biliyorum.
İl Başkanı Nuh Dağdelen, bu konuda girişimlerde ve çabada bulunuyor.
Aday, birlik ve beraberlik görüntüsü içinde, hem milletvekilleri ve hem de tüm aday adayları ile birlikte ilan edilecek.
Bunu da belirtmek istiyorum.