Bir ferdi olmaktan gurur duyduğum okulumuz, İstiklal İlköğretim Okulu’nda hummalı bir çalışma başladı. Gazze’deki kardeşlerimiz için okulumuzda büyük bir seferberlik başlatıldı.
Müdürümüzden müdür yardımcılarımıza, öğretmenlerimizden öğrencilerimize, velilerimizden hizmetlilerimize kadar herkes canla başla çalışmaya başladı. Ailelerin öğrenciler aracılığı ile gönderdikleri yardım paraları büyük bir titizlikle toplanmaya başladı. Öğrencilerimiz, küçük yaşlarından umulmayacak büyük bir olgunlukla yardım kampanyasına sahip çıktılar. Sanki büyüyüp küçülmüşlerdi. Küçük yürekleri Gazze’deki muhtaç kardeşleri için çarpıyordu. Yardımların bir an önce toplanıp onlara ulaştırılması için koşuşturuyorlardı. İstiklal İlköğretim Okulu’nu tatlı bir telaş sarmıştı.
Benim sınıfımdaki bir öğrencim, ailesinin göndermiş olduğu yardım parasını bana vererek sırasına geçiyordu. Birden geri dönüp yanıma geldi. Cebinden 1 TL çıkararak bana uzattı. Bu parayı da yardım için almamı istedi. Ben de; “ Bu senin kendi harçlığın, sende kalsın, kendine bir şeyler alırsın.” dedim. Öğrencim, kendi yaşından beklenmeyecek bir şekilde; “ Olsun öğretmenim siz alın. Bugün de bir şey alıp yemem. Onların daha çok ihtiyacı var.” dedi. Üçüncü sınıftaki bir öğrencinin bu düşünceleri beni çok duygulandırmıştı. Ne kadar özverili ve olgun bir davranıştı. Kendi harçlığını bile hiç tanımadığı çocuklar ve yetişkinler için verebiliyordu. Onun bu davranışı herkese örnek olmalıdır.
Yardım paralarıyla yetinmeyen pek çok öğrencimiz, daha fazla yardım toplayabilmek için neler yapabileceklerini düşünmüşler. Sınıf öğretmenleriyle görüşüp bir kermes düzenlemeye karar vermişler. Düzenlenecek kermes ile daha fazla yardım toplanacağına inanmışlar. Annelerinin şefkatli elleriyle hazırlayacakları yiyecekleri okulumuzda satarak daha da çok katkıda bulunmak istemişler. Okulda kendi çabalarıyla hazırladıkları stantlarda bu kermesi düzenlediler. Bu işleri yaparken ne kadar mutlu oldukları gözlerindeki ışıltılardan belli oluyordu. Gazze’deki kardeşlerine bir lokma ekmek, bir yudum su, bir ilaç ulaştırabilmek için ter döküyorlardı. Diğer öğrenciler de harçlıklarını burada harcayarak bu yardıma katkıda bulunuyorlardı. Aldıklarının hepsini yiyemeseler bile evlerine götürüyorlardı. Onların amacı aldıklarını yemek değildi zaten. Amaçları, kuruş kuruş biriken bu paraların Gazze’deki kardeşlerinin yaralarına ilaç, dertlerine bir çare olmasıydı. Onlara az da olsa bir yardımda bulunmaktı.
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” diyen Peygamber efendimizin güzel ahlakına uygun olarak çalışan öğrencilerimiz çok mutlular. “ Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” diyen atalarına layık birer torun olmak istiyorlar. “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!” diyen Atatürk’ün sözlerini haklı çıkararak hiç durmadan çalışıyorlar. Kendileri gibi çocukluklarını yaşamaları gereken kardeşleri için bir şeyler yapmaktan hoşnut oluyorlar. Onların acılarıyla dertleniyorlar.
Bu kermesten etkilenen diğer sınıflar da kermes düzenlemeye karar vermişler. Bu hafta düzenlenecek kermesle okulumuzdaki yardım kampanyası büyük bir hızla devam edecek. İstiklal’den Gazze’ye bir yardım eli uzanacak.
İstiklal İlköğretim Okulu olarak hem yardımlarımızla hem de dualarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız. Onların barış içinde huzurlu yaşamasını istiyoruz.