Elbette bu yüzden orada kimin oturacağı tüm şehri ilgilendiren bir konu.
Son iki aydır Kırıkkale gündemi de, bu konuya odaklandı.
Hemen herkes konuştu.
Siyasiler, sivil toplum örgütleri ve de Kırıkkale basını.
Sonuç ne?
Bekleyiş…
Genel Merkezde Başbakan-Milletvekilleri arasındaki görüşmeler ve Kırıkkale İl Yönetiminde yapılan değerlendirmelerle ilgili, bugüne dek basına açıklanan resmi ve somut tek bilgi var mıdır?
Hayır ama…
Söylentilere göre herkes her şeyi biliyor.
Genel merkezde neler oldu, neler söylendi, kim ne istedi bunların hepsi dilden dile geziyor.
Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem’in gazetelerde çıkan “Ne kimsenin yanındayız ne de karşısında” açıklamasının aksine bugüne kadarki tartışmalar hep iddialar, söylentiler, kişiler arasındaki varsayımlar üzerinden yürütülmüş durumda.
Bu varsayımların ise özellikle milletvekillerine yakın kimselerden duyulanların üstüne kurulması ilginç değil mi?
“Kol kırılır, yen içinde kalır” denecek bir şey olmuş mudur bugüne dek?
Gökyüzünden habersiz uçurulan uçurtmaların birilerine kazancı olmuş mudur?
Yoksa her şey bittiğinde hep bir ağızdan
Demek ki, birileri onca zamandır “gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuş” mu diyeceğiz
Bir parti içindeki dengeler, sadece o partidekileri bağlar.
Başkalarını değil.
Başkaları parti içindeki dengelerini oturttuktan sonra karışır meseleye..
Zira önümüzde seçim var.
Ve önemli olanda seçimlerde parti içindekilerin dışında kalanlar tarafından verilecek karardır.
Ancak; hem aynı parti içindeki figürleri ve tarafları hem de tüm kamuoyunu bunca zaman bu yapay gerilimle meşgul etmekten, ne amaçlanmış olabilir?
Bu da sorulmasında bir sakınca olmayan başka bir sorudur.
Önümüzdeki günlerde “dünler” geride kaldığında ne diyeceğiz?
Nasıl değerlendireceğiz olup bitenleri?
Bu da sorulmasında bir sakınca olmayan başka bir sorudur. Bu süreç tamamlandığında herkes birbirine neyi nasıl izah edecek? Unutmayalım ki sonuç açıklandığında ortada ne kırılan bir kol, ne de “nerede kalacağı tartışılacak bir yen” var olmadığını açıkça göreceğiz.
Siyasetteki körlük dediğimiz şeyin de özü bundan ibaret.
Artık az kaldı.
Süre azaldıkça bugüne kadar dile getirilen söylentilerinde etkisi azaldı. Çünkü temel de söylentiden ibaret olan sözlerin etkisi kısa zamanda ortadan kalkıyor.