Tanıdık mağazada çay içerler. Telefonlarını kullanırlar. Eh çok önemli insan olduklarından başkalarının cep telefonuna çağrı bırakırlar, siz onları aramak zorunda kalırsınız. Öyle ya beklide çok önemli bir şey olduğunu zannedersiniz. Geçenlerde çok yakın bir akrabam telefonuma çağrı bıraktı. Arayıp kapatıyor. Aradım ”Hayrola!” abisinin düğününe benim cep telefonumla, beni davet ediyor. Yani benim telefonuma para yazıyor, o da düğün davetini bedavaya getiriyor aklı sıra. Başka; bedava yaşamı kendine rehber edinmiş bu utanmaz adamları düğün ve cenazelerde hiç sıkılmadan yemek yerken de sık sık görürsünüz. Konu komşudan bedava geçinmek, bedava sigara otlanmak, bedava fotokopi çektirmek hülasa yaşam tarzları olmuş. Ama aramızda çaktırmadan yol ve yöntem bulmuşlar, siz onları kolay kolay fark etmezsiniz. Ta ki canınıza tak edene kadar. Öyle örnekleri var ki aklınız dimağınız durur, Bu bedavacı yüzsüzleri aramanıza gerek yok, her an yanınızda bulunurlar. Mesela Cumhuriyet Meydanına çıkın onları her partinin mitinginde görürsünüz. Onlar her partinin adamlarıdır. Şimdi seçim vakti kalabalıklar arasından onları seçemezsiniz. Parti bürolarında bedava sıcak ortam, bedava çay, yemek. Evinde yemek yemez, cömert milletimizin her yerde kurulu bir sofrası bulunur. İş yapmazlar, çalışmazlar, üretmezler, Kim sabahın erken vaktinde işe gidecek. Her yerde adamları vardır, sıraya girmezler, işlerini kolayca hallederler.
İnsanda yüz ve onur olmalı,
Gurur olmalı,
Vakur adamları mumla arar olduk,
Bu adamları aranıza almayın,
Bu adamları bedavaya alıştırmayın,
Bu adamları yaşatmayın ki
Memleket yücelsin yükselsin
Telefonlarınızı çaldırıp kapattıklarında aramayın,
Onların ki para da sizinki değil mi?