Epey de ses getirdi.
Tabii bu yazı ve haberlerden hoşnut olmayanlar olduğu gibi, internetten takip eterseniz, destekleyenlerin sayısının bir hayli fazla olduğunu görürsünüz.
Bu iki konuya kimseyi incitmeden değinmek istiyorum.
Zira dün Vahit Erdem’de arayarak biraz bilgi verdi.
Benim en büyük amacım, iktidarda kim olursa olsun, bu şehirde kaos olmamasına hizmet etmektir.
Bununla ilgili çok çarpıcı yazılar yazdığımı okuyanlar bilir.
Hem de seçimden hemen sonra.
Vekiller, Belediye ve AK Parti Teşkilatı’nı uyaran, bu üçlünün arasını açmak isteyenler olduğunu sıkça belirttim.
Bunların arasının açılması, şehre hizmetin aksaması demek.
Bunu en iyi, burada yaşayan bizler biliyoruz.
Bunu bizden daha iyi bildiğini söyleyen bizi ve kendisini kandırır.
AK Parti’de aday şu veya bu şekilde belli olacak; kim olursa olsun, amacımız bunu yaparken oluşturulmak istenen kaosa engel olmaktır.
Çünkü bunu daha önce gördük ve şehre ne büyük zararları olduğunu da hep birlikte müşahade ettik.
Evet, bu şehir kaosu sever.
Ama ben sevmiyorum…
Ve buna da engel olmak için elimden geleni yaparım.
Bunu da yapmaya çalışıyorum.
Zaten birkaç günlük süre kaldı.
Belki bugün belki de Cuma veya Cumartesi günü aday açıklanacak.
Adayı ise Başbakan belirleyecek.
Vahit Erdem dün böyle söylüyordu beni aradığında.
Kırıkkale’nin de bu tür konularda uyum içerisinde olmasını diliyordu.
Sayın Erdem rahat, çünkü öteden beri, taa en baştan beri bu konulara hiç girmedi ve girmiyor.
Rahatlığı bundan dolayı…
Açıklamalarını haber olarak verdim.
MKE meselesine gelince…
Bu, bizim için siyasetten daha önemli.
Günlerdir yazıyoruz, buradaki amaç birilerini zor durumda bırakmak değil; bunu işte bu şehirde yaşamadığınız için bilmiyorsunuz.
Amaç, bu konuya vurgu yapmak, dikkat çekmek ve mümkün olduğunca kurumu korumaktır.
Benzer gelişmeler daha önce de yaşandı, “yok böyle bir şey” denildi ve kurumun kimi fabrikaları kapandı, kimi tezgahları da hurda olarak satıldı.
Biz bunlara şahidiz yani.
Şimdi özelleştirme yok” deniyor.
Oysa bu açıklamanın olduğu gün Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın da bir açıklaması vardı ve MKE, TKİ ve diğer bazı kurumların özelleştirilmesinin iyi olacağından bahsediliyordu.
Kime inanacağız şimdi?
Zaman kimi haklı çıkaracak?
Zamanımız bol, bunu göreceğiz.
Burada birbirimizi yalanlamak yerine konuya gerçekten bir Kırıkkale duyarlılığında yaklaşmak en doğrusu.
Bizim yapmaya çalıştığımız ve üzerinde ısrarla durmak istediğimiz şey budur.
Bu benim karın ağrımdır, sancımdır.
Benim için bunlardan daha önemli hiçbir şey de yoktur.
Çünkü benim işim budur…
Umarım ne anlatmak istediğimi anlatabildim…