Hele de siyaset konusunda.
Eski bir sözü hatırlatıyorlar...
Mührü alan hükümdar oluyor.
Öncelikle şunu söyleyeyim, bundan sonraki yazılarımı daha tarafsız ve siyasi kimliğim olmadan yazacağım.
Çünkü, son günlerde hiç de tasvip etmediğim gelişmelere şahidim.
Çok değer verip yıllarımı Milliyetçi Hareket Partisi’nin çatısı altında geçirdim.
Ama son zamanlarda hazmedilmeyecek o kadar çok olay gördüm ki, çok sevmeme rağmen MHP çatısı altında siyasetimi noktalamak zorunda kaldım.
Şu anki il başkanı, MHP’yi kendi şirketi gibi yönetmeye başladı.
Bunu da Kırıkkale Milletvekili Sayın Osman Durmuş kontrolünde yapmaktadır.
Bunlardan bir örnek:
İşte Keskin Belediyesi...
İşte Kırıkkale Belediyesi...
Aday açıklanmadan önce sayın Osman Durmuş’un Mustafa Pekdoğan ve İhsan Kayalak’ın olması durumunda Kırıkkale’ye gelip çalışmayacağını, ilçelerde çalışacağını söylemiş olması manidar.
İhsan Kayalak’ın da kendisinin açıklanması halinde Osman Durmuş’u Elmadağ’dan aşağı indirmeyeceğini söylemiş olması...
Yani, MHP içerisinde iç çekişme sesli düşünüldüğünde partiye çok ciddi zararların verildiği bu zararları düşünmeden kendi şahsi çıkarlarını ön planda tutmak amacıyla partiye zarar verdiklerini görüyoruz.
Bunları dile getirdiğimizde de sivri dilli, çok konuşan, istenmeyen adam ilan ediliyoruz.
Bu mu doğru, öteki mi?
MHP çatısı altında siyaset yapanların hep söyledikleri bir şey vardır: “Ülkücülük bir şereftir şerefin tavizi olmaz...”
Bu söyleme kendimiz ne kadar inanıyoruz?
Hele de şu zamanlarda...
Bu kadar dönen dolap içerisinde ne kadar dik duruyoruz?
Kırıkkale üç dönemdir Sayın Osman Durmuş’u milletvekili seçiyor.
Yaptığı hizmetleri kamuoyuyla paylaşıyor.
Sayın Durmuş ise siyasi ilkesi olmadan Kırıkkale’de kendisine destek veren insanları her dönemde böyle harcayarak yoluna devam ediyor.
Bu insanın harcadığı insanlar arasında kardeşleri dahil, yoluna devam etmek için hiç kimse itanımıyor.
Durum bu halde. İlerleyen günlerde bunları da ele alacağım. Ki, hem vatandaşlar, hem de ülkücü camia bazı şeyleri daha derinden bilsin...
MHP Kırıkkale Milletvekili Sayın Osman Durmuş’in seçim stratejisi nasıl? Kazanmak üzere mi kurulu, kaybetmek üzere mi? Kazanmak üzere ise, neden herkesi öteleyen bir siyaset yürütüyor? Neden, herkesi dışlayıp küstürüyor? Kendisine ve partiye bugüne kadar büyük emeği geçenleri neden dışlıyor? Ve partide neden kimlik siyaseti yapıyor? Merak ediyorum bunları ve açıklama bekliyorum....