Çünkü,
Kırıkkale’nin efsanevi belediye başkanı Sahir Koçak CHP’nin adayı.
Olduydu, olmadıydı, geldiydi yok gelmeyecekti lafları arasında nihayet geçtiğimiz hafta CHP genel merkez idare kurulu tarafından görev kendisine tevdi edildi.
En son aday olduğu 1989 yılı seçimlerinden sonra (o seçimde sandığa girmiş, sandık görevlilerinin görevi ihmalinden sandıktan çıkamamıştı.) günümüze kadar sürekli kan kaybeden CHP, ehil olmayan yöneticileri sayesinde yapılan tüm seçimlerde başka başka partilere koltuk değneği olmaktan kurtulamadı.
Ama bu sefer farklı…
O,
Katıldığı hiçbir seçimde falanın filanın adamı,
Şu yada bu yörenin insanı olmadı.
Biraz aşağılamak,
Biraz içlerinde ki korkuyu bastırmak,
En çokta gale almadıklarını göstermek için onun “ceketi ile geldiğini ve ceketi ile gittiğini” söylediler hep siyasi rakipleri.
Aslın da bilmeden günümüz insanının mum ışığında aradığı insanlık erdeminin başlıca felsefesi olan dürüstlük payesini “ceket” ile anlatmaya çalıştılar.
Tabii ki bilmeden ve istemeden…
Ondan öncesi vardı…
Sonrası da oldu.
Ve herkesin sırtında ceketi vardı renk renk.
İstisna kaideyi bozmaz misali(gerçi benim aklıma istisna gelmiyor ama!) gelenin hepsi ceketi ile geldi fakat giderken hem ceketi hem çıkını doldurup gitti.
En kötüsü,
Herkesin ağzında sakız olmuşken hem de en basit çözülmesi gereken konu iken, hatta memleket su deryası içinde yüzüyorken içme suyu problemini çözmeden.
Hâlbuki o, Kırıkkale’nin nüfusu 100 000 ‘in çok çok üstündeyken bile 2 yıl 8 aylık görev süresinde,
Vatandaşın yol, su, kanalizasyon, enerji, yeşil alan, problemlerini çözmüş, Kırıkkale’yi gününün en modern, çağdaş, ve tertemiz bir ilçesi haline getirmiş, il olması konusundaki tüm hazırlıkları tamamlamıştı.
Olmadı olmadı sonrasında!
Ahbap çavuş ilişkileri,
Afrika’nın Hutu’larında bile görülmeyen köycülük-kasabacılık siyaseti ile seçilen tüm reisler, aldıkları mirası çok daha ileri götüreceklerine mehteran bölüğü gibi geri geri çekmeyi marifet saydılar.
İçinde uzaylılar yaşıyormuş gibi bizde alkışladık!..
Netice,
Bu günkü Kırıkkale!..
Asfalt üstü parke taşı,
İçilmeyen su,
Akmayan kanal,
Ağacı kurumuş yeşil alan,
Ve
Birkaç gazete ve bir avuç aydınımızın kıt imkânları ile yaratılmaya çalışılan kültür, tarih ve sosyalitesi ile Kırıkkale…
Ekonomiden bahsetmek bile istemiyorum artık.
Varoluş nedenimiz MKE dahi özelleştirilmesi (diğerlerinde olduğu gibi peşkeş demek daha doğru) için savunma sanayi müsteşarlığı tarafından ön hazırlıklar tamamlanıp başbakanlığa sunulmuş. (dünkü gazetelerden okudum)
Buna karşın,
Çağ ocağı, kahve hane, pastane, kuruyemişçi açılırken kurdele kesmeyi insanımıza istihdam sağlamak sanan yöneticilerimiz fiyaka atıp geziyor ortalıkta.
Ve
Her zaman olduğu gibi bizlerde seyredip duruyoruz bunları.
Sahir Koçak adaylığını açıkladı.
Kartlar yeniden dağıtılacak siyaset masasında.
Kim ne için,
Neyle,
Kırıkkale’nin yararına hangi proje ile aday olmak istiyor, açıklamak zorunda.
Haydin Keskinliler,
Obalılar,
Kırşehirliler vs. düşün peşime bende sizin evladınızım nüfus kâğıdımda aynı yörenin adı yazıyor, siyaseti bitti.
Ceketi ile gelip, gecesini gündüzü ile eşit çalışarak ve arkasından konuşulacak da olsa hiçbir şaibeye bulaşmadan yine ceketi ile gitmeye hazır adaylar çıksın ortaya.