23 Mayıs 2012 Çarşamba

26.12.2008 00:00:00 647  defa okundu.

Kanımıza Dokunuyor!

Arayanın biricik kızım olduğunu görünce, mutlu oldum.

Ama saat geç olmuştu. ‘Hayırdır İnşallah!’ diyerek açtım telefonu.

Son derece üzgün bir ses tonuyla beni rahatlatmaya çalıştıysa da, bir sorunu olduğunu anlamıştım.

 

Evet, bir sorun vardı.

 

Mesai arkadaşı Mustafa’nın babası, kalp rahatsızlığı tanısıyla hastaneye yatırılmış, ertesi gün yapılacak operasyonda kullanılmak üzere, 3 ünite taze kan temin etmeleri söylenmişti kendilerine.

Gün boyu aramalarına rağmen, kan verebilecek 3 gönüllü bulamamışlardı.

 

Bu duyguyu çok iyi bilirim.

Henüz kızımın şimdiki yaşlarındaydım, rahmetli annemin ilk ameliyatı için gerekli olan 4 ünite kanı bulabilmek için nasılda uğraşmıştım.

Yapayalnız hissetmiştim kendimi; koskoca Ankara’da.

 

Onu anlıyordum.

Sesindeki çaresiz kalmanın ezikliği ile ne yapabileceğini sordu.

 

Aklıma ilk gelen şey, Polis Okulu’na gitmeleri oldu.

 

Çünkü geçen yıl bir dostumun babası için, benim ve ailenin sağlıklı fertlerinin bağışları yetmemişti ve Balıkesir Polis okuluna gitmiştim.

Ellerindeki öğrenci listeleri, adeta kan haritası gibiydi.

Aradığımız guruptan kan verebilecek 6 arkadaşın bulunması, 6 dakika bile sürmemişti. ( Bu vesile ile Balıkesir Polis Okulu’nun başta idarecileri olmak üzere tüm personeline ve öğrencilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.)

 

Ancak Ankara’da polis okulu yoktu.

O saatte kışladan da yardım istenemezdi.

 

Yoğun bir telefon trafiğinin ardından ve gece yarısından sonra bulunabildi 3 kan bağışçısı.

Ertesi gün ‘Hastamızı kaybettik.’ diye aradığında da üzgündü. Ama daha metanetliydi.

Çünkü yapması gerekenleri yapmış olmanın huzuruna sahipti.

 

Sevgili okurlarım;

 

23 yıldır düzenli olarak kan bağışlarım.

 

Bu bazen, yeni doğmuş bir bebek ve annesi,

Bazen herhangi bir hastanedeki yaralı bir hasta için olabildiği gibi;

Kızılay, ya da hastanelerimizin kan merkezlerine bağışlar şeklinde de olmaktadır.

 

Bugüne kadar kan vermekten dolayı hiçbir rahatsızlık yaşamadım.

Aksine her kan verişimde, hayatla ölüm arasında gidip gelen bir insana, yaşam eli uzattığımı hissediyor ve tarifsiz bir huzur buluyorum.

 

Biliyorum ki insan kanı yalnızca insandan temin edilir.

 

Bakın bu konuda Kızılay ne diyor;

 

“Kanımızın yetmeyişi, kanımıza dokunuyor !!!”

 

Kasım ayında,  Balıkesir Kızılay Kan Merkezi’ne yapılan bağış sayısı 1908 olmasına karşın, emsal büyüklükteki Kırıkkale’de bu sayı 80’dir.

 

Başta Kızılay şube başkanı olmak üzere, bütün yerel yöneticileri ve kamuoyunu daha duyarlı olmaya davet ediyorum.

 

Unutmayınız ki kan, bir gün size de lazım olabilir.

 

Sağlıklı günler, sağlıklı yıllar dileklerimle…

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
sevdalinka:
ne kadar önemli bir konu bu ah herkez sizin kadar duyarlı olsa bende bir kan bağışçısıyım aslında benimde kanımın yetmemesi kanıma dokunuyor.
31.12.2008 13:51:47

YAZARIN TÜM YAZILARI
Taksim, Devletin Namusu mu? - 01 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Uyu, Uyan, Alkışla... - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Kefillik - 19 Nisan 2009 Pazar 00:00
Sen Kimsin? - 09 Nisan 2009 Perşembe 00:00
Sandıkların Dili - 01 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Böylesi Görülmedi - 27 Mart 2009 Cuma 00:00
Ahmet Beyin İti - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Devlet Tedbir Almalıdır - 18 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Muhtarlık Ciddi İştir - 10 Mart 2009 Salı 00:00
Adalet, Demokrasi ve Tehditler - 01 Mart 2009 Pazar 00:00
Melih Gökçek - 21 Şubat 2009 Cumartesi 00:00
İftira ve Bulaşık İşler - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
Başbakan Ne Kazandı, Türkiye Ne Kaybetti? - 03 Şubat 2009 Salı 00:00
Sosyal Makarnacı... - 01 Şubat 2009 Pazar 00:00
(2002-2009) Kirli Eller İşbaşında - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Fehmi Koru Tutuklansa Demokrasimiz Güçlenir mi? - 11 Ocak 2009 Pazar 00:00
Seçmen Anketi - 02 Ocak 2009 Cuma 00:00
Kanımıza Dokunuyor! - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
Gelinim Olur musun? - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ümükten Korkan Kim? - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Gökçek de gidici mi? - 05 Aralık 2008 Cuma 00:00
Balans ayarı ve açılımlar - 29 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Merhaba! - 27 Kasım 2008 Perşembe 00:00