Bu bir deyim ama hayatın tüm alanında kullanılır genelde.
“Erken öten horozun kellesini vururlar” denir ya, seçime 2-3 ay gibi bir zaman kalmasına rağmen adayların yeni yeni açıklanıyor olmasının temelinde aslında bu söz yatıyor.
Hadisenin genel merkez boyutu farklı olmakla birlikte Ak Parti başta diğer partilerin adaylarının geciktirilmesi veya bekletilmesinin tamamen yukarıdaki deyim ile alakalı olduğunu düşündürmüyor değil.
Bu manada en bariz örnek sanıyorum MHP Milletvekili aday adayı Arap Osman Baran gelse gerek.
Çünkü biliyorsunuz aylar öncesinden ilk aday adaylığını ilan etmiş ve epeyce yol almıştı.
Bugün MHP’nin adayı belli ve Baran ismini siyasete işlemiş olsa da, aday gösterilmedi.
Demokrat Partinin adayı Mahir Yılmaz, deyime göre hareket eden isimlerin başında geliyor.
MHP adayı açıklanıncaya kadar ön plana çıkmadı ancak tüm Kırıkkale Mahir Yılmaz’ın aday olduğunu biliyordu.
Siyaset çevreleri bir süre Sahir Koçak’ı konuştu.
Yaşar Yılmaz yine bu manada ismi ön planda geçti.
Murat Yılmazer’de yine adaylığını açıklamamış olsa da, ismi hep konuşuldu.
Hele hele Kemal Albayrak, ismi hiç unutulmayan ve bugün halen konuşulan bir siyasetçi olarak ön plana çıktı.
Oysa Kemal Albayrak kamuoyunun karşısına çıkıp aday olduğunu ilan etmedi.
İhsan Kayalak ismi açıklanmadan önce dahi ne zaman MHP, Ak Parti veya Saadet Partisi ismi telaffuz edildi, ilk önce Kmal Albayrak konuşuldu.
Bugünde yine Kemal Albayrak konuşuluyor.
Gazeteler Albayrak’ın aday olmadığını kamuoyuna deklare etti.
Neydi bunun nedeni?
Nedeni belli, Kemal Albayrak’ın Saadet Partisinden aday olduğu yönündeki İnternet haberi.
Dün çıkan haberleri tahmin ediyorum siyaset ile yakından uzaktan herkes okudu.
Gazetenin birinde yazmış, Kemal Albayrak “Ben Saadet Partisinden aday değilim” demiş.
Başka birinde de buna benzer bir şey yazıldı.
Çıkan sonuç şu,”Albayrak aday değilmiş”
Hayır efendim mesele öyle değil.
Buradan ilan ediyorum, Kemal Albayrak kesinlikle aday.
Çünkü bizzat konuşan biri olarak size birkaç cümle aktarmak istiyorum.
Cümlelerden artık siz nasıl bir sonuç çıkartırsınız o da size kalmış.
Diyor ki, Albayrak” Bana görev tevdi edilirse kaçmam. Ben potansiyel bir adayım ve bugünde bu tavrımdan taviz vermiş değilim. Ancak koşullar ne gösterir bakacağız. Böyle bir teklif gelirse kurullarım ile görüşürüm. Ben şu veya bu parti demiyorum. Demedim de kimseye. Ama şehre hizmet etmek isterim. Halen adayım, gelişmeleri yakından izliyorum.”
Şimdi düşünelim.
Sizce Kemal Albayrak nerden aday veya nerden aday değil?
Adaylığı rafa kaldırmış mı, yoksa bir beklenti içinde mi hala?
Adaylığı rafa kaldırmamış ise nedeni nedir?
Adayım derken neyi, kimi kast ediyor?
Koşullar nedir, koşullarla ilgili ilişkileri ne safhadadır?
Öncelikle bu soruların karşılığını bulmak gerekiyor.
Dün konuşurken şahsen ben şöyle düşündüm.
Kemal Albayrak aday ve bir yerlerden teklif veya işaret gelmesini bekliyor?
Bakalım göreceğiz, inanın bende merak ediyorum.