Bu nedenle sanki oldular bir güvercin cücüğü. Başladılar liderlerin çevresinde kanatlarını açarak dolaşmaya, acaba hangimizin ağzına yem kusacak diye.
Hele bir parti var ki temayül yoklaması ile yola çıkmış, mevcut belediye başkanları ile yola devam mı yoksa tamam mı adı altında il, ilçe, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlığının görüşleri alındı. Ama bizim bildiğimiz oy gizli, tasnif açık olur. Ne var ki böyle olmadı. Sandıklar apar topar genel merkeze gönderildi.
Buda gösteriyor ki, iki enlemi bilinmeyen bir boylam matematik, bu işte hile tam otomatik.
Oylamanın sonucunu kimse bilmiyor, ne oy kullananlar ne de oylananlar.
Bence bu işte bir bit yeniği var ama nasıl olduğunu anlamış değilim. Tabi ki bu bir görüş. Katılırsınız, katılmazsınız… Şahsım adına benim her fikre ve her görüşe saygım sonsuzdur.
Bakınız AKP yönetiminin bir stili var. Nüve vekiller hariç kolay kolay her vekili tekrar listeye almıyorlar, niye? Milli şef, tek adam öyle istiyor da ondan. Bu da gösteriyor ki seçilen vekiller milletin vekili değil, sayın Başbakanın vekilleri oluyor.
O zaman ben de diyorum ki milli iradeye ne gerek var? Sandıkları kaldıralım, kimseyi umutlandırmayalım, beyler kendileri pişirsin kendileri kotarsın. Vatandaş vekilim var diye umutlanmasın.
Bir vekil seçim bölgesinde vatandaşının işini göremiyor, bölgesine projeler üretemiyor ise bu işin anlamı ne? Zamanında bir kadının söylediği gibi, bana bir koca lazım ama bu gece lazım demiş. Siz bu sözümü yanlış anlamayın. Aslında seçim siyaset kalmadı memlekette süratâ.
Bana, ülkeme faydası olmayan insan için okullarda soğukta, iside ne diye beklemeli her şey fos oldu fos.
Bırakın yatırımı, işi, projeyi… Vallahi basit bir tayin işini bile beceremiyorlar, tek becerdikleri iş maaşlarını eksiksiz alıyorlar. Meclisin sosyal aktivitelerinden iyi yararlanıyorlar.
Anlayacağınız bizler birer marabayız, unutmayın.