Herkesin değerlendirmesinde çeşitli eleştirilerde övgülerde yer alıyor.
Belediye seçimlerinde yapılan değerlendirmelerin en önemli kesiti başkan adaylarının kim olup olmayacağı biçiminde özetlemek mümkün.
Ancak en belirgin konu ise üç partinin adayının kim olacağı konusundaki genel ve neredeyse kesinleşmiş bir kanaatin olması.
Bu kanaatlere göre partilerin belediye başkan adayları;
AK Parti Veli Korkmaz,
MHP ihsan Kayalak,
DP Mahir Yılmaz
Bu üç isim.
Bu üç ismi söyleyen vatandaşların ise genel olarak değerlendirmelerinde Ak Parti’nin geçen seçimde Belediye meclis üyeleri ile birlikte belediye ekibini iyi bir biçimde belirleyemediği ve oluşturamadığı şeklinde.
Bu konuda yapılan değerlendirmeleri Ak Parti’nin neredeyse kesinleşmiş adayı Veli Korkmaz’ın iyi dinlemesi ve ele alması gerekiyor.
Kırıkkale’de ilk kez bir kişinin üst üste belediye başkanlığına seçileceği biçiminde belirgin bir kanaatte var.
Bayramda yıllardır siyasetin çilesini çeken, her şartta siyasetin içinde yer alan bir ustayı ziyaret ettim.
Onun değerlendirmeleri o kadar belirleyici nitelik taşıyor ki, bugünden merkezdeki seçimin sonucunu da ifade eder gibi.
&&&
Bayram öncesi sizlerle paylaştığım rakamlara bakıldığında da aslında taraf olarak niteleyebileceğimiz ciddi bir gurubun bugünden seçim için Ak Parti’yi tercih edeceği aşikar.
Burada en iddialı ikinci partinin ise MHP olduğu gerçek.
Kendisini sosyal demokrat veya sosyalist olarak tanımlayanların sayısının yüzde 23 civarında olmasına rağmen solda bir toparlanmanın gerçekleşmemesi nedeniyle seçimlerde ciddiye alınmadığı da görünen bir gerçek.
O yüzden sol oylara ortak bir muhalefet içinde davranmayı taahhüt edenler el atıyor veya bölüyorlar.
Aslında sol bildik isimlerin dışında toparlanabilse seçim Kırıkkale’de daha sağlıklı bir hale gelecektir.
Sağın rakibi sağ olmaktan çıkacaktır.
Böylelikle üretken ve sağlıklı bir yapı oluşur.
Ustamızın söylediği en önemli nokta bu idi.
Seçimin suskunluğunun devamının da aslında bu tür bir karar verme noktasından kaynaklandığını da artık hepimiz biliyoruz.
22 Temmuz seçimleri öncesi o büyük sessizliğe rağmen defalarca köşemde dile getirdiğim bu seçim Ak Partinin oyunu artırma seçimi olacak yaklaşımı bir çok kimse tarafından eleştiriye neden olmuştu.
Oysa bunlar bir yığın değerlendirmenin sonucunda dile getirilen ve öngörülerimizi paylaştığımız cümlelerden ibaret.
Bugünde benzer bir manzara ile karşı karşıyayız.
Bu yapının değişmesi için gereken hamleler için ise tamamıyla geç kalınmış durumda.
Muhalefetin gereksiz suskunluğunu nisan ayında bozmuş olması gerekiyordu. Değerlendirmelerini de eleştirilerini de zamanında yapması lazımdı.
Şimdi yapılacak olan eleştiriler çok şey değiştirmeyecek gereksiz gerilmelere ve gerilimlere neden olacak o kadar.
Sessiz yığınların konuşma yeri sandık olunca onların kararlarına etki gösterecek noktaların oluşması da imkansız oluyor seçim zamanlarında.
Bayram ziyaretleri aslında bir tür kişisel anket çalışması gibi oldu benim için.