İnsan sevgisi kolay kazanılan bir sevgi değildir. İnsan sevgisi bizlere verilen eşsiz nimetlerden birisidir. Allahü Teâlâ, bu sevgiyi herkese nasip etmeyebilir. Eğer bu sevgi bizde varsa ona lanet okuyup onu kovacağımıza onun kıymetini bilelim.
Peygamber efendimiz, torunları Hasan ile Hüseyin’i dizlerine oturtmuş onları seviyormuş. Onlarla şakalaşıp gülüşerek oynuyormuş. Sahabeden birisi; “ Ya Resulullah, benim de çocuklarım var; ama daha birisinin saçını dahi okşamış değilim.” demiş. Peygamber efendimiz de; “ Allah, senin kalbine şefkat duygusu vermediyse ben ne yapabilirim.” diye cevap vermiş. Hatta Peygamber efendimiz bir hadisinde;” Sizin en hayırlınız, insanlara en çok faydası dokunandır.” buyurmaktadır. İnsanlara nasıl faydamız olacak, onları severek değil mi?
Biz, içimizdeki insan sevgisine lanet okuyup da onu yok edersek;
“ Sevelim, sevilelim bu dünya kimseye kalmaz.” ve “ Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü.”diyen Yunus Emre’yi; “ İnsanları sevmede güneş gibi ol!” diyen Mevlana’yı ve daha nice sevgi adamlarını yok saymamız gerekir.
İnsan sevgisi insanların, milletlerin, ülkelerin ve bütün bir dünyanın mutluluğu ve huzuru için şarttır. İnsan sevgisi olmayan bir yürekte acıma duygusu olamaz. İnsan sevgisi olmayan bir duygu yok edici bir silaha dönüşebilir.
Çoluk çocuk demeden, bir nebze acımadan ve gözünü dahi kırpmadan insanları öldüren terör niye var? İnsan sevgisi olmadığı için var. İnsan sevgisinin bıraktığı boşluğu dolduran kin ve düşmanlık terörü doğurmaktadır.
Yeni doğan bebeğini bir poşete koyup çöp bidonlarına veya başka bir yere bırakan birisinin kalbinde insan sevgisinin varlığından söz edilebilir mi? Tabii ki, edilemez. İçinizde insan sevgisi varsa değil kendi çocuğunuz, tanımadığınız bir çocuk dahi olsa bu zulmü yapamazsınız.
Gösteri, protesto, basın açıklaması gibi sudan sebeplerle toplanıp da polisi taşlayanlar, dükkânların camlarını kıranlar, kaldırım taşlarını sökenler, yolları savaş alanlarına çevirenler sevgiden nasibini almış mıdır? Elbette almamıştır. Onlar bu yaptıklarını barış için yaptıklarını söyleseler de, ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.
Çocukları ve gençleri çeşitli suçlara zorlayanlar, alkol, uyuşturucu, kumar gibi zararlı maddelere alıştıranlar ve onlara çete kurdurup onları sonu olmayan karanlık bir yola sokanlar insan sevgisinden nasibini almamış olanlar değil midir?
İçimizdeki insan sevgisine sahip çıkalım. Bu sevgi dünyanın en büyük sevgisidir. Bu sevgi;
Mutlu ve huzurlu bir hayatın ilk basamağıdır.
Başarının, yükselmenin, büyük adam olmanın anahtarıdır.
Kalpleri canlı tutan, kalpleri kirlerinden arındıran bir ilaçtır.
Zemheride kalan ruhları bahara ulaştıran sıcacık bir güneştir.
Bizi birbirimize bağlayan ve hiç kopmayan bir bağdır.
Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar. Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi
kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler; ama Hintli adam söyle der: "Sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?"
Siz de vazgeçmeyin e mi?