Bundan yıllar önce bir kitap okumuştum.Yazarı o zamanlar Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim üyesi olan Doç. Dr. Levent Köker’di. Kitabın adı “Demokrasi , Çağdaşlaşma ve Kemalizm” Yazarın sanırım doçentlik tezi olmalı. Epey bilgi sahibi olmuştum.Hiç unutmam kitabın üzerindeki kapak resmi çok ilginçti:
Malum Bir zamanlar yapılan devrimsel maceralarımızı konu ediniyordu. İşlerin zorlama yöntemlerle nasıl zıvanadan çıktığını anlatıyordu. Yol üzerine bir tak kurulmuştu. Benim çocukluğumda da çok meşhurdu bu taklar. Kasıla kasıla, bir asker edası ile az mı geçtik altından . Çocukluk işte! Hani derler ya her Türk asker doğar. Ta o zamanlar vatan için neleri yapabileceğimi öğretmenlerimize ispatlama derdindeydik.O zamanın çocuklarından bazıları subay oldu ve bendeniz bu kısacık ömrümde bir sürü darbeye şahit olmuşum.27 Mayıs, 22 Kasın ,13 Şubat, 12, Mart 12 Eylül, 28 Şubat Ve Jakoben Jüristokratik Darbe
Tekrar kitap Kapağındaki fotoğrafa dönecek olursak, çok tuhaftı, hala aklıma geldikçe gülerim.Evet yol üzerine bir tak kurulmuştu. Bu tak çam dalları, defne yaprakları. ile süslenmişti .Takın altında kasım kasım kasılarak gelen bir grup insanın görüntüleri var. Askerler önde , siviller arkada uygun adım marş yürüyorlar. Ama görmelisiniz kasıntılar ne biçim yansımış. İngiliz külotlu pantolonu giymiş askerler hakikaten vatan için ne biçim kasılmışlar.Sanırsınız ki vatanın makus talihini yenmiş kişiler.Daha sonra yapılan darbelerle memleketin ve demokrasinin içine edilmiş olması hiç önemli değildir.Takın en üstünde kalın bir çerçeve içinde yer alan bir levha yerleştirilmiş. Levhada aynen şu ibare var.”Dövlet ötoritesine hörmet” Bu fotoğraf müthiş bir belge. . Fotoğraf konuya tam oturuyordu. Tarihsel geçmişimizin bir aynası.
Zaten devlet otoritesine karşı gelen gariban vatandaşın başına neler geldiğini okudukça öğreniyoruz. Devlet otoritesini yasaların kendilerine vermediği yetkilerle, kendi menfaatleri doğrultusunda kullananlara ise bir şey olmadığını ,yaptıklarının yanında kar kaldığını da biliyoruz. Demokratik Hukuk devleti vasfı anayasasında yazılı olduğunu bildiğimiz devletimizde darbecilerin yargılanamayacağı bu kitap kapağındaki fotoğraftan belli oluyordu.
Kırk yıl uğraşsam aklıma gelmezdi. Yazar nereden bulmuş bu fotoğrafı kitabın kapağına koymuş. Çok cin fikir bence.
Darbecilerin dogmaları değişmez ayet niteliği kazandı. Son darbe ile Meçlisin yasama, anayasa değiştirme ve yeni anayasa yapma yetkisi elinden alındı. Anayasayı ancak darbeciler yapabilir, başkası yapamaz.
Jakoben hegemonyanın ömrü, son bir darbe ile uzatıldı.
Sıradan insanların taleplerinin dikkate alınması, kendilerinin de insan yerine konmasının zamanı ertelendi.
Ulus’tan öteye gitmesine izin verilmeyenlerin çocukları önemli mevkilere geldi diye toplumsal korkulardan siyasi çıkar sağlamaya çalışanlar iflas etti.
Caddelere tak kurup kasım kasım kasılarak altından geçmek bu ülkeye bir şey kazandırmadı.
Darbelerden medet uman, totaliter tek parti zihniyetlerine neden hörmet edelim ki Daha önce de yazdım. Bendeniz darbeli demokrasiyi sevmem, darbeli matkabı severim.Eşit ağırlık ve aralıklarla vurduğum zaman istediğim yere delik delebilirim de ondan.Darbeli matkapla demir ağları değil, beton duvarları bile delebilirim.