Yani AKP’nin ufkunu hiç olmazsa parmağımızla işaret edelim.
Yani beş yılın o muazzam görüntüsüne bir bakalım.
Başkanın ilk icraatı personeli yemekhaneye toplayarak verdiği söz oldu.
Dedi ki sayın hazret “arkadaşlar rahat olun, hiç kimseyi ekmeğinden etmem, kimsenin ekmeği ile oynamayacağımı şerefimle temin ederim.”
Ve bu şeref sözünün ardından işçi çıkışları başladı’ sayısı üç yüze yaklaştı.
Başkanın aklı evvel avaneleri bu kişilere belediye kasasından ne kadar tazminat ödettiler?
Avukat ve mahkeme masrafları ne kadar oldu?
Bu çıkarılan personelin hepsi suçlu muydu, bu suçları iş mahkemesi veya onurlu kişilerin onayıyla tescil edildi mi, perişan edilen aileler başkan ve avanelerini vicdanını rahatlattı mı?
Bir nema meselesi var personelin.
Başkan hesabını çıkartıp personele “ben bu parayı her ay maaşınıza on lira ekleyerek ödeyeceğim” deseydi her personel kabul ederdi.
Ama hemen müdürleri bir sendika kurdu ve zoraki üyeler yazıldı. Hemen bu sendika bir avukata vekalet yönlendirmesi yaparak hem belediye kasasından hem de personelin kazanılmış haklarından avukatlara kaç milyar para ödendi?
Sayın başkanın bu konuda vicdanı rahat mı?
Kendi memleketinin insanını çalıştırmak yerine belediyenin su tahsilatına kadar herşeyi özelleştirip parayı tekel firmalarına veren bir yönetim anlayışını sonraki yazılarda tartışalım mı?
Onlara usule uydurulup verilen ihalelerin belediyeye açtığı sıkıntının bedelini kim ödedi?
Kazanan kim kaybeden kim oldu?
Belediyede çalışanına maaşını bile ödeyemeyen ilk iktidar partisi belediye başkanı olarak Kırıkkale tarihine geçmeye sayın Korkmaz en layık başkandır.
Bu görüşleri halkımız iyi analiz etmelidir.
Bazı ukala tipler okumadan düşünmeden yazılarımla ilgili peşin hüküm vermeden düşünürlerse vicdanlarındaki murayilikten sıyrılıp onurlu bir düşünmeye yöneleceklerdir.
Bir belediye başkanının belediyeye açtığı zarar illaki kendi cebine para alması demek değildir.
Bu zarar basiretsiz kararlar neticesi de çıkabilir.
Yersiz kararların açtığı zarar hepsinden kötüdür.
Kendi personeliyle çatışan bir yönetimin başarısı afakidir.
Kimse kendini ve toplumu kandırmasın.
Bilhassa entelektüel insanlar iyi tahlil ederek topluma gerçekleri çıplaklığı ile vermeye mecburdur.
Yanılıyor muyum?