Devleti yönetmek ve savunmak idealistlik ister. Bakıyorum şu sıralarda Emine Ayna diretiyor, hükümet taviz üstüne taviz veriyor.
Efendim, İmralı’da usananlar var imiş. Kolayı var tabi, bence malum partide kaç bayan milletvekili var ise o usanan zıranın yanına koyun hiç usanmazlar, hatta çok taraftar dünyaya getirirler.
Yok, o da olmaz derseniz, şehitlerin emmisinden dayısından üç beş ailelik bir grubu geçici olarak, fazla değil bir iki aylığına o zatın yanına misafir edin, bakın göreceksiniz usanan kimse kalmayacaktır.
Yoksa Emine Ayna mı, kürekle koyma mı? Her ne şey ise sizi rahat bırakacağa benzemiyor.
Baksanıza yarık zurna ile millete neredeyse halay çektiriliyor. Hâlbuki hiç yarık zurna hava çevirebilir mi? Bu işten anlayana hele bir sorun hiç görülmüş mü?
O zaman ben diyorum ki:
Ey bu vatanın ekmeğini yiyip her türlü imkânlarından yararlanan, ondan sonra da bu vatanın yok olması için çaba harcayan şerefsizler! Size, köpek bile diyemiyorum çünkü köpek çok sadakatli bir mahlûktur. Zira köpeğe hakaret etmiş olurum ve köpekten özür dilemem gerekir.
Onun için de sizleri eş tutamam, hiç kusura bakmayın.
Kabahat sizde değil, size bu kadar tavizi kim veriyorsa onların hatası olsa gerek.
Bu söylediğimi kim üzerine alınırsa alınsın, gerçek bu.
Allah muhafaza, bu ülke birilerinin işgaline maruz kalırsa, özellikle bu ülkenin aleyhine hareket edenlerin namusuna tecavüz edilmeyeceğini kim garanti edebilir ki?
Kimse dimdik duramıyor. Birileri çarşafa rozet takıyor, birileri Kürt sorunu benim diyor.
Diğerleri Aleviler benim kardeşim diyor, hele Aleviler kapanın elinde kalıyor.
Mesele oy avcılığı. Yoksa Aleviler, Kürtler, çarşaflılar bugün mü dünyaya geldiler? Yoksa bu millet toprakla mı beleniyor sandınız? Toprakla belenme devri çok gerilerde kaldı.
Modern bez devrinde yaşıyoruz. Bu milleti siyasetten usandırdınız. Vatandaş akşam ne yiyebileceğini düşünmekle meşgul. Ee her yokuşun bir inişi vardır. Keser döner, sap döner, bir gün gelir hesap döner.