MHP İl Başkanlığına getirilen Seyit Ahmet Göçer, tüm MHP aday adayları ile birlikte Derya alabalıkta bir toplantı düzenlemişti.
Toplantıda önemli mesajlar vermiş ve özellikle MHP’nin yeni süreçte nasıl bir yapıya kavuşacağı noktasında ipuçları vermeyi ihmal etmemişti.
O toplantıdan sonra kaleme aldığım değerlendirmeyi isterseniz bir kez daha hatırlayalım.
Daha sonra ise MHP’de neler olduğuna bakalım.
“MHP gençleşiyor mu?
Geçtiğimiz Cumartesi günü MHP il teşkilatı Milletvekili Osman Durmuş ve Belediye Başkan adayları ile birlikte toplantı yaptı.
Derya Alabalık’ta yapılan toplantıya;
-Mustafa Pekdoğan
-Arap Osman Baran
-Bahtiyar Karapolat
-Ahmet Varlı
-Bahşılı’den aday Ahmet Şenses
Merkez ilçe Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile kadın kolları başkanı katıldı.
İl Başkanı Seyit Ahmet Göçer, toplantının açılış konuşmasını yaparak, önemli mesajlar verdi.
Özellikle basının dikkati çekti ve akıl mantık dahilinde olmayan, çamur atmadan, söylentilere dayanmayan, gerçeklerden uzak, halkı yanıltıcı, kafa karıştırıcı haber ve yorumlara yer verilmemesini istedi.
Dahası partililere birlik beraberlik mesajları ile MHP’nin yeniden yapılanması noktasında gençlere ne kadar değer ve önem verildiğine işaret etti.
Toparlayıcı bir açıklamaydı.
Etliye sütlüye fazla dokunmadan genel mesajları içeren bir konuşma anlayacağınız.
Eminim sarf edilen sözlerden dinleyenler ne alması gerektiğini almıştır.
Cümlelerin içinde bir konuya dikkat çekmek gerekirse, il Başkanı Göçer MHP’nin bundan böyle genç siyasetçilere daha çok önem verileceğini ve önünün açılacağının altını çizmiştir.
Tabi ki, il başkanı olarak gelecek yıllarda genç bir siyasetçi olarak kendi yolunu da göstermiş oldu.
Bu cümleler önemli aslında.
Partinin eski duayenleri ile geçmişte siyaset yapıp bir yerlere gelip görev yapanlar için “artık orta yaşın üzerindekilere siyaset yapma imkanı tanımayacağız” mesajını vermek istedi mi bilemiyorum.
Eğer öyle ise o zaman Osman Durmuş’un bundan sonraki süreçte siyaset yapması riske giriyor demektir.
Mustafa Pekdoğan ile belki İhsan Kayalak içinde öyledir.
Yani bir anlamda genç siyasetçiler olarak acaba Arap Osman Baran ile Bahtiyar Karapolat’a yol veriliyor şeklinde anlaşılması mı lazım, geçekten düşünmüyor değilim.
Atatürk Cumhuriyeti ve genç Türkiye’yi gençlere emanet ettiğine göre sanıyorum il Başkanı Seyit Ahmet Göçer’de aynı konuya temas etmek istedi.
Bu cümleden hareketle MHP’de “koca kurt” dönemi bitecek diyebiliriz herhalde.
Yalnız burada bir açılım yapmak gerekiyor.
Genç siyasetçi kategorisi yaş itibarıyla mı, yoksa vücut görünüşü itibarıyla mı, yada tecrübesi itibarıyla mı belirlenecek.
Kendini hala genç ve dinamik hissedenler gençler kategorisine girecek mi, girmeyecek mi?
Dahası genç olduğu halde dinamikliğini yitirdikleri halde, yaş itibarıyla genç olan siyasetçiler değerlendirmeye tabi olacak mı olmayacak mı?
En önemlisi İl Başkanı partiyi gençleştirmeyi verdiği mesaj ile dillendirdiğine göre acaba yönetim ve delege kadrosunda bulunan partinin duayenlerine yol mu görünecek?
Gerçekten yerel seçim bitince MHP yeniden bir yapılanmaya mı girecek?
Yerel seçim için aday adayları arasında böyle bir kriter göz önüne alınacak mı?
İnanın düşüncelerimiz değişti şimdi.
10-15 gün sonra açıklanması beklenen MHP’nin Belediye Başkan adayını bu kritere göre mi beklemeliyiz? “
Üstteki değerlendirme yazısından bu yana epey süre geçti.
Bu süre içinde dikkat edilecek olursa MHP’nin yönetim kadrosunda bazı isimlerde değişti.
Delice ilçe başkanı görevden alındı, yerine başka genç bir isim getirildi.
İl yönetiminden bazı isimler eskisi gibi faal görevde değil artık.
MHP Merkez ilçe başkanlığına Serdar Yarar atandı.
Dün duydum MHP’nin yönetim kadrosu artırılarak 110 kişiye çıkartıldı.
İcra kurulu da hesap edilecek olursa bugün MHP teşkilatı sayısal olarak genişlemiş durumda.
Daha doğrusu Ocak merkezli isimler ve gençler partide söz sahibi olmaya başladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin göreve gelişiyle birlikte başlattığı projede böylece Kırıkkale’de şekillenmiş ve meyvesini vermiş oluyor.
Tabi MHP içinde bir takım yeniliklere gidilince ister istemez parti içinde olumsuz söylemlerde yükselmeye başlamasına yol açtı.
Gençlerin partide söz sahibi olması parti kurmaylarını rahatsız etmiş olacak ki, bugün “MHP’de neler oluyor?” açılımını da beraberinde getirdi diyebiliriz.
Bir cepheden “Seyit Ahmet Göçer partiyi şirkete çevirdi” sözleri, diğer yandan “MHP ortakların yönettiği parti oldu” başka bir yönden ise “MHP Seyit Ahmet Göçer’in güdümünde yeni bir kalıba giriyor” gibi söylentilerin merkezi haline geldi.
Tıpkı eski Belediye Başkanı Mustafa Pekdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemde birin yanına beş katılarak yıpratıldığı ve seçimi kaybetmesine yol açıldığı gibi, bugünde sanki MHP aynı sürece ilerliyor imajı çıkmaya başlamış durumda.
Yani bir anlamda ortaya çıkan gelişmeler gösteriyor ki, “kale içten çökertilecek”
Oysa tüm MHP’lilerin bugüne kadar istediği ve olmasını beklediği, Ocak kökenli partililerin parti içinde söz sahibi olmasıydı.
Çoğulcu bir yönetim kadrosu oluşturularak hedefe iddialı bir şekilde ulaşmakta yine MHP’lilerin beklentileri arasında idi.
Esasen bugün Seyit Ahmet Göçer yönetiminde MHP işte bu beklentilere cevap verir hale gelmiş görüntüsü içinde iken, Ocak kökenli gençler parti içinde söz sahibi olmaya başlamışken ve MHP’de bugüne kadar pek rastlanılmayan güdümsüz bir idare şekli benimsenmişken, neden olumsuz söylentiler çıkartılıp MHP yıpratılmaya çalışıyor anlamak mümkün değil.
Dün yeni MHP Merkez ilçe başkanı Serdar Yarar’dan “İl Başkanı Seyit Ahmet Göçer ile iş ortağı olmadığı” yönünde aldığımız bilgi de, MHP’yi i ortakları ile birlikte yönettiği şeklindeki intibada böylece ortadan kalkmış olmuyor mu?
Peki, seçim yaklaşırken MHP içinde neden böylesi dedikodu ve olumsuz söylentiler çıkartılıyor düşünmek gerekiyor.
Bunun bir tek olmalı bence.
O da Mustafa Pekdoğan’ın Belediye başkanlığı döneminde olduğu gibi “uzanamadığın ete mundar” demektir.
Bugün MHP’de yaşanan işte budur.
Dışarıda kalanların kopardığı yaygaradan ibaret.
Halbuki, yeni yönetim ve yeni başkan idaresinde MHP içindeki şekillenme daha doğrusu gençleşmenin yanı sıra Ocak kökenli partililerin söz sahibi olması taktir edilmelidir.
Ve hatta tüm içerdekiler ile dışarıda kalanlar kucaklaşmalı, il başkanı ile dirsek temasına geçilerek, tecrübeler paylaşılmak suretiyle MHP’nin yükselişi ve kitle partisi olması yönünde güç katılmalıdır.
MHP’nin işte buna şiddetle ihtiyacı vardır.
Aksi tavırlar MHP’yi küçültmekten başka bir işe yaramayacağı unutulmamalıdır.