Pazartesi günü öğleden sonra okula açılış için gidiyoruz...Havalar iyiden iyiye soğumaya başladı.Paltosunu giymeyenlerin üşüdüğünü görüyorum.Kızılırmak İlköğretim okulunun son derece modern binalarının açılışı için okulun 4.sınıfında okuyan kızımla beraber okulun bahçesindeyiz...Kızımın çok sevdiği öğretmenini görüyoruz, heyecanını paylaşarak, selamlaşıyoruz...
Soğuğa rağmen oldukça heyecanlı bir kalabalık var.Kırıkkale’nin tanınmış bir çok simaları orada...Herkes sarmaş dolaş oluyor birbirleriyle...Okul inşasında emeği geçmiş şu an başka illerde, başka ülkelerde görev yapan okulun eski Genel Müdürlerini görüyoruz...
Kimler yok ki...
Bir an karşımda Ali KARDIÇ beyi görünce seviniyorum, ona doğru yöneliyor hal hatır ediyorum.
Ali bey’i görünce kızım da en az benim kadar seviniyor.Dün akşam Samanyolu T.V. ekranlarında severek izlediğimiz ‘’Ayna’’ adlı belgesel programda Saim ORHAN ın onunla yaptığı röportajı izlemiştik.Kızım Ali beyi görünce sizi dün akşam televizyonda izlemiştik diyor, Ali beyi görmenin sevincini yaşıyor...Ali bey gülümseyerek, karşılık veriyor başını okşuyor...
Etrafında yoğun bir kalabalık oluşan Sezai CİNOKUR beyi görüyor, hoş geldin diyerek kendisini sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz....Herkesin yüzü gülüyor olsa da, bu okul inşaatında çekilen sancıları, sıkıntıları, uykusuz geceleri biliyorum...Bu eserler meydana gelirken kendini ülkesine, milletine adayan hasbi ruhlu insanlarının top yekun inşaatında nasıl mücadele ettikleri aklıma geliyor...Böylesine her yönüyle mükemmel bir okul yaptırdıkları için vesile olan herkese teşekkürlerimi arz ediyor, Rabbe şükürler içinde dualar gönderiyorum....
Öğrenci Velilerine ayrılan yere kızımla beraber geçip oturuyoruz....Milli Eğitim Bakanı Doç.Dr. Hüseyin ÇELİK ve Bayındırlık Bakanı Faruk ÖZAK ‘ı bekliyoruz...Arka tarafta bir hareketlilik oluyor....Mikrofondan sayın bakanların geldiklerini ilan ediliyor...Sayın bakanımız Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK beyefendiye yoğun ilgi var, bizim oturduğumuz mekanın önünden geçerken bizim Beyza fırlıyor Bakanın önüne, bakana ‘’hoş geldiniz’’ diyor.Bakan başını okşuyor, sen ne sevimli bir kızsın diyor. Beyza’nın sevinci görülmeye değer, belki de bu anı bir ömür boyu unutmayacak....
Okulun Yönetim Kurulu Başkanı Musa AKYÖN’ ün kısa selamlama konuşmasından sonra, Bayındırlık Bakanımız Faruk ÖZAK ‘da Milli Eğitim Bakanını ve eğitim kurumlarını öven kısa bir konuşma yapıyor.
Okulun Müdür yardımcısının tok sesiyle okuduğu çocuk adlı şiir herkesin kalbini titretiyor hüzünlendiriyor...Daha sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK mikrofonu eline alıyor ve her cümlesi alkışlarla kesilen konuşmasını yapıyor.
Milli Eğitim Bakanımız hitabeti yüksek olduğunu biliyoruz.Her yönüyle samimi bir insan olduğu her halinden belli oluyor.Dinleyicilerle gönül bağını hemen ilk cümleleriyle kuruyor;
‘’Yurt içinde, yurt dışında açılan bu okulların nasıl açıldığını, nasıl bu hale bu eserlerin meydana getirildiğini ben biliyorum diyor...Birileri ben bunları söylüyorum diye rahatsız oluyorlar, İstedikleri kadar rahatsız olabilirler...
Türk bayrağını dünyanın dört bir yanında dalgalandıran Türkçe’yi dünya dili haline getiren, İstiklal marşımızı dünyanın dört bir yanında dinletenleri, Atatürk’ü tanıtanları her zaman takdir ettim.Takdir etmeye devam edeceğim.İnsanlar tarafında yad edilmek isteniyorsan bir eser bırakmalısınız. Eğitimde taş üstüne taş koyanların başımın üstüne yeri vardır.’’ diyor.
Hemen yanımda oturan kişilerin sizinde bizim başımız üstünde yerin vardır sözlerini duyuyorum.
Daha sonra diğerkamlıktan bahsediyor, kendinden daha çok başkasını düşünmekten, insanlığa hizmet etmeyi anlatıyor...
‘’Az çok demeyiniz veriniz, İşte az çok demeyip verenlerin bu eserlerin meydana getiriyor, yine beni eleştirecekleri ama varsın eleştirsinler, bu okulların sonuna kadar yanındayım destekçisiyim ‘’ diyor....
Ve kırlangıç kuşunun misalini veriyor;
‘’Hz.İbrahim ateşe atıldığında Kırlangıç kuşunun bir damla su taşıyarak yangına su attığını anlatıyor...Kırlangıç kuşuna bir damla suyla ateş sönmez diyenlere, kırlangıç kuşu bir damla suyla ateşin sönmeyeceğini bende biliyorum ama bizimde safımız belli olsun ...’’
Bu hizmetlere az çok demeden veriniz demeye getiriyor...
Ve devam ediyor sözlerine; ‘’ortasında ırmak geçen bir memlekette bir alim, keramet sahibi mübarek bir insan varmış, bu insan ırmağın iki yakasını uçarak geçermiş ona rağmen muhalif zihniyetli insanlar, yüzmesini bilmiyor da ondan uçarak geçiyor derlermiş...
Bazı insanlar var ki gerçekten böyle anadan üryan muhalif doğuyorlar...
Yapılan çok doğru işlere bile bir kulp takmadan, bir olumsuz eleştiri kondurmadan yapamıyorlar...Yapılan onca güzel hizmetleri göremiyorlar, anlayamıyorlar...Taş üstüne taş koymayan, anadan üryan eleştirmenlerin elbette dünya çapındaki bu hizmetleri anlayabilmesi çok zor olsa gerek....İşte bu tip insanlar anadan doğma muhalif gelmişler ve muhalif olarak öbür dünyaya gidecekler...
Sayın Bakan, konuşurken konuştuğu her cümle hemen, herkesçe gönülden alkışlanıyor...Hemen herkes yapılan konuşmadan etkileniyor, memnuniyetleri gözlerine yansıyor, benim yanı başımda oturan insanlar pür dikkat bakanı dinliyor...Gözlerde memnuniyet ifade eden bir ışıltı ve alkışlar...
Göreve geldikleri günden bu yana her üç derslikten birisini, her üç öğretmen atamasından birisini kendilerinin dönemlerinde olduğunu anlatıyor...Kırıkkale Üniversitesine 27 trilyon kaynak müjdesi veriyor....Kırıkkale’ de bir olan Anadolu Lisesini dörde çıkardıklarını, on altı olan Meslek Lisesini sayısını yirmi dörde çıkardıklarını, ayrıca Güzel Sanatlar Lisesinin kurulduğunu gururlanarak anlatıyor...
Sn.Bakan Hüseyin Çelik’i dinlerken, bir an dalıyor, hüzünleniyorum....
Aklım yaban elere gidiyor, yaban ellerde açılan okullar, bu okullardaki öğretmenler aklıma düşüyor...
Harun TOKAK beyefendinin Önden giden atlıları aklıma geliyor.... Asya stepnelerine dünyanın dört bir yanına sevgi okullarını taşıyan Adem TATLI’ ların cansız hayalleri gözlerimin önüne geliyor....
Bu adanmış ruhlu insanların benzerlerini bu tören esnasında okulun yöneticilerinde, öğretmenlerinde, okulun yapımında ciddi destekleri olan ilimizin müteşebbislerindeki mahviyeti, mütevaziliği, adanmışlığı müşahede ediyorum...
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde bir çok okulun açılmasına vesile olan, tüm varlığını ve hayatını bu eğitim hizmetlerini adayan Hacı KEMAL ERİMEZ in ağlamaklı halleri gözlerimin önünden hayalen de olsa gelip, geçiyor....
Bu tür duygu ve düşünceler sarıp sarmalarken ruhumu, birkaç damla gözyaşı eşlik ediyor duygularıma....Kırıkkale’mize bu güzide okulu, sevgi okulunu kazandıran gönül insanlarına, okulun öğretmenlerine, Okulumuzun çalışkan, mütevazı Müdürü Hüseyin ÇEPİK beyefendiye ve Sayın bakanımız Faruk ÖZAK beyefendiye, Valimize, Belediye başkanına , Milletvekilimiz Sn.Turan KIRATALI’ ya, Sn.Prof.Dr.Mustafa ÖZBAYRAK’a, İl Müdürlerine, Ankara’dan gelerek Kırıkkale eğitimini masaya yatıran sayın Genel Müdürlerimize teşekkürlü bir borç biliyor saygılar sunuyorum...
Ayrıca Sevgili Bakanımız Sayın Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK beyefendiye Kızılırmak ilköğretim okulumuzun açılışına katılıp, her satırı alkış alan yaptığı güzel konuşmadan ve Ülkemize, İlimize yaptığı hizmetlerden dolayı sevgi ve saygılarımı sunuyor, hürmetle selamlıyorum...