Biz de bu sütunlarda bunu birkaç kez dile getirdik.
Bazı vekillerin uç noktada kendi taraflarının aralarındaki söylemlerine rağmen buna inanan ve değişim olur beklentisi içinde olan çok fazla kimse yok.
Herkes kendince bir değerlendirme yapıyor.
Yaptıkları değerlendirmelerde seçmenin seçme veya seçmeme hakkına tecavüz ettiklerinin farkına varmadan, bu hakkı seçmenin elinden aldıklarının bile özünü görmeden konuşuyorlar.
Bu vekiller bilindiği gibi Milli Eğitim Müdürlüğü konusunda Ömer Faruk…. Üstünde uzlaşıya vardılar.
İttifaklarına göre de belirledikleri kişi Milli Eğitim Müdürü olacaktı.
Böyle bir başarıya imza attıkları için hani her kesimden de takdir görüyorlar ya..
İstedikleri müdür gelmeyince bahaneleri de yerel seçimlerden sonra söyledikleri Ömer Faruk’un müdür olarak geleceği.
Daha çok beklerler…
Vekaleten atanmış bir müdürün önce vekaleten atandığı sonrada asaletinin geldiğini bilmiyorlar sanki.
Uzlaşmalarına, üçünün bir araya gelmesine rağmen atamanın olmayacağını dile getirmiştik.
Anlatmıştık.
Yine söylüyorum bu iş olmayacak, bundan sonraki süreçte de öyle olacak.
Bir müdürü atatmakta başarı sağlayamayan bu vekillerin nasıl olup da belediye başkanını değiştirmeye, aday göstermemeye güçleri yetecek ki…
Göreceksiniz bütün çabaları boşa gidecek.
Göreceksiniz Veli Korkmaz yine aday olacak.
Vekillerin her birisi bir ismi düşünüyormuş.
Bir araya gelip değerlendirmelere girdiklerinde ise yine uzlaşmışlar..
Bir kişinin üstünde karar kılmışlar.
Bu kararlarını uygulamak içinde adım adım gidiyorlarmış.
Peki, Kırıkkale’de her şeyi belirlemek, her şey hakkında karar vermek bu üç vekile mi kaldı?
Bu üç vekil kendileri ne derse onun olacağını ve onun yapılması gerektiği kanaatine nerden vardılar.
Onlara bu hakkı veren kim?
Kendilerinin bir seçim kazanmasıyla her şeyi seçme hakkının kendilerinde olduğu kararına varmaları ne vahim bir durum farkında mısınız?
Bizim vekillerde ne demokrasi kültürü var, ne halka (seçmene) saygı var, ne de Kırıkkale insanına karşı muhabbet var.
Dertleri biz isteyelim herkes bu isteğimize tabi olsun kabullensin, teslim olsun.
Hayır mı?
Sizde kimsenin bilmediği bir sihirli güç mü var?
Siz birleşince Voltranı mı oluşturuyorsunuz?
Siz üçünüz, bütün Kırıkkale’ye eşit mi?
Siz üçünüz, demokrasinin bütün kurallarından üstün mü?
Siz üçünüz, kariyerden, kaliteden, başarıdan üstün müsünüz?
Siz üçünüz, hem teşkilat, hem delege, hem yönetim, hem parti mi demeksiniz?
Siz üçünüz, bir müdürlüğe istediğiniz kişiyi getiremediniz şimdi de bunu mu yapmaya çalışıyorsunuz?
Hani bildik bir şarkı var;
“Yine bana hüsran, bana yine hasret günler”
Bu şarkıyı öğrenin ve süreli tekrar edin.
Siz üçünüze de çok yakışacaktır.