Eski Bakanlar’dan Abdullatif Şener, bir otelin açılışında yaptığı konuşmada “Benden Akı yok” sözlerine yer veriliyor.
Şener’in sözleri sıradan ir söz değil.
İncelikle seçilmiş ve bir anlamda üstü kapalı olarak Ak Partiyi kast ediyor denilebilir.
Daha farklı bir bakış açısıyla Şener, yerel seçimler yaklaşırken siyasete gireceğinin de sinyali veriyor.
Yeni oluşum hareketiyle otel açılışında Türkiye’ye mesaj gönderen Şener’in uzun bir suskunluğun ardından “Benden akı yok” şeklindeki açıklaması aynı zamanda Ak Parti yöneticilerinin sicillerine dikkat çekilmekle beraber, Ak Partide yer bulamayan veya kopmak üzere olan siyasetçilerin de dikkatlerini çekmiştir.
Kesinlikle eminim, dürüst ve ciddi kişiliği ile Kırıkkale’deki siyasi partilerde yer bulamayan siyasetçilere bir ümit ışığı doğmuştur.
Nasıl ki Saadet Partisinden, Ak Parti ve Tayip Erdoğan doğmuştur bu süreçten sonra da Ak Partiden Abdullatif Şener liderliğinde yeni bir partinin temelleri atılıyor diyebiliriz.
Peki “Şener tutar mı?” diye bir soru sanıyorum siyasetle uzaktan yakından ilgilenen herkesin aklına geliyordur.
Şener liderliğindeki bir partinin ve Şener’in liderliğini sorgulamak için öncelikle Türkiye’deki genel siyasete ve gelişmelere bakmak gerekiyor.
Ak Parti lideri Tayip Erdoğan’ın son aylardaki tutum ve tavırlarının da bu çerçevede ele alınmalı.
Ak Partinin yani Tayip Erdoğan’ın kimlerle hangi koşullarda karşı karşıya geldiğinin de irdelenmesi lazım bence.
Sanıyorum tüm bunlar bir araya getirildiğinde Şener’in tutup tutmayacağı konusunda bir yargıya varılacaktır.
Düşünelim bir isterseniz.
Tayip Erdoğan hala eski Erdoğan mı?
Kimlerle arası bozuk kimlerle iyi?
Yola çıktığı günden itibaren yanında kimler vardı, şimdi kimler var?
Siyasete ilk başladığı gibi halk Erdoğan’ı hala temiz ve dürüst görüyor mu, yoksa düşünceler değişti mi?
Söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutuyor mu, yoksa çelişiyor mu?
Özellikle halkın kafasını bulandıran şaibelere seçmen inanıyor mu, yoksa Erdoğan hakkında siyasete ilk başladığı gibi samimi ve dürüstlük ilkeleri bozuldu mu?
Abdullatif Şener Partiden aforoz edilmeyi hak etmiş midir, yoksa Şener kendi mi ayrılmıştır?
Şener’in Ak Partiden kopuşu Ak Partinin ak olmayışından mı, yoksa Şener’in kendi kişisel nedenlerden dolayı mı Ak Partiden ayrıldığı düşünülüyor?
İşte tüm bu sorular tam manasıyla kamuoyunda gerçek anlamını bulursa sanıyorum Şener’in Türkiye’de tutup tutmayacağı konusu da aydınlanmış olacaktır.
Şener’in yerel siyasetteki konumu da, kesinlikle Türkiye’deki yerinin şekillenmesiyle paralellik arz edecektir.
Elbette ki, Kırıkkale’deki siyasi yapıda bu şekillenmeden ziyadesiyle payını alacak diyebiliriz.