Güzel. İşe güzel bir fotoğraf çektirerek başlayan aday önce seçilmiş bir Başkan tavrı ile takım elbise, gömlek kravat ve caka ile çevresine toplanan kendisine güvenen insanlar ile topluluklara girmeye eş dost ziyaretlerine ve potansiyel büyüklerin ellerini öpmeye başlar. Bakın kurban bayramı bu yıl güzel geçer. Cenaze ve düğünler daha kalabalık olur. Fakat o kalabalıkta aday kendisini mutlaka fark ettirir. Gazeteci, radyocu daha çok aranır bulunur. Toplu reklam araçlarından ne varsa işlevsel hale gelir. Hatta kıyıda köşede kalmış ufak reklamcılar bile mutlak ziyaret edilir.
Eh, bu işe biraz da para lazım. Piyasa bozuk, para da yok, kredi kartı son limiti de zorlamış, “hanım şu bilezikleri ver de seçilince sana iade ederim”. Hatta sponsorlar çıkar “al sana şu kadar para” da denebilir belki zor ihtimal amma. “Söylemen yeter be abi sağol”.
Parti kapılarında uykusuz günler belki de geride kaldı. Aday sözü aldığını da havalara uçanlar hayal kırıklığına birkaç hafta kaldı. Olsun parti sağ olsun. Neredeydi o kelli felli adamlar şimdi telefona çıkan sekreterin “Şu anda toplantıda” ne bitmez toplantıymış serzenişleri ve belki de hakaretlere varan sözler. Vay be. İlk reel konuşmayı hanım yapacak “sana söylemiştim, sen zaten yıllardır boş hayallerle bizi ne hale getirdin, kadın sözü dinlemezsin”
Yalnız kalmak istersin. Belki Kızılırmak kenarı sana iyi gelir. Hep yıllardır sıkıntılarında aradığın ve omzunda ağladığın arkadaşın ve dostun varsa yaşadın. Hah işte o adam sana yaptığın hatalarını kırmadan söyleyen hayatının o doğru dostu, sana her zaman “bırak siyaset senin işin değil” demez miydi?
Bütün bunların tam tersi gerçek bir adaysan aşağıdakiler sana belki de yol gösterecek:
1. Yarışacaksan adam gibi yarış. Çamur atarak, rakiplerinin hata ve kusurlarını veya suiistimallerini araştırarak prim yapma. Gelecekte büyük düşmanların olur.
2. Sana da suizan ve iftiralar atılabilir. Bunları not al. Bir kısmı gerçek olabilir. Bu kendini yeniden aynada görme fırsatını sana verir. Seni güzel adam yapar. Eğer doğru değilse üzülme hesabı cenabı Allah sorar. Hesap sahibi odur. Sen değilsin.
3. Kimseyle tartışma. Fikirlerin sahiplerini dinle belki onlar senden daha iyi biliyor. Not al. İleride lazım olacak.
4. İnsanın ihtiyacı iş, senin her zaman bunlara çaren var mı? Kahvelerdeki insanları tezgah başına nasıl çekeceksin.
5. Projelerin “Vay anasına, vaav, işte bu” dedirtecek tarzda mı? Yoksa bunun söylemleri de diğerleri gibi dedirtiyor mu?
6. Kitap, belge, dosya, arşiv, internet, dünya laflarını kullanabiliyor musun?
7. Nezaket ve görgü kurallarını ne derece kullanabiliyorsun?
8. Buyurun, Efendim, lütfen, rica ederim kelimelerini bir günde kaç defa kullanıyorsun.
9. Cesaretin ne düzeyde? Korkuların var mı? Ölüm korkusunu beyninden çıkardın mı?
10. Ekibin var mı? Çalışma ve dava arkadaşların hazır mı? Takım ve ekip ruhu nedir biliyor musun?
11. İnsanlara gebe misin? Kime ne sözler verdin? Senin sermayedarın var mı? Unutma bunların faturasını şerefinle ödeyeceğini biliyor musun?
12. Kadın düşkünü müsün? Zampara mısın? Kumar, alkol, bahis alışkanlıkların var mı? Bunların faturasını aileni kaybederek ve 70 milyona rezil olarak ödeyeceğini biliyor musun?
13. Para ve makam hırsın var mı? İşin biterek halk arasına ve hakkın huzuruna bir gün döndüğünde “Ey cemaat merhum veya merhumeyi nasıl biliyorsunuz” sözünün cevabına hazır mısın? Daha doğrusu adam gibi adam mısın?
Cevabın evetse, Allah siyasette yardımcın olsun, halk da.